O ilk düðme yok mu ilk düðme, yanlýþ iliklenen...
✔ Merkez Bankasý þapkadan yeni bir tavþan daha çýkardý ve bu sefer kredilere de zorunlu karþýlýk uygulama kararý aldý.
Merkez Bankasý “harikalar” yaratmaya devam ediyor. Þimdi yepyeni bir karar uygulamaya konuluyor. Bu kararla ilgili açýklama da pek havalý doðrusu:
“Fiyat istikrarý temel amacý doðrultusunda finansal istikrarýn desteklenmesi ve liralaþmanýn teþvik edilmesi kapsamýnda makro ihtiyati politika setini güçlendirecek zorunlu karþýlýk düzenlemesinde deðiþikliðe gidilmiþtir.”
Yeni düzenlemenin ilk bölümünü tek cümleyle ifade edersek þu öngörülüyor:
“Artýk yalnýzca mevduata deðil, krediye de zorunlu karþýlýk uygulanacak.”
Merkez Bankasý bankalarýn topladýðý mevduatýn belli bir kýsmýný zorunlu karþýlýk olarak almak suretiyle bir anlamda kredi hacmini, dolayýsýyla faizi kontrol eder. Ayrýca zorunlu karþýlýðýn oranýný deðiþtirir, bu karþýlýðýn faizini artýrýp azaltýr ya da tümden kaldýrýr. Amaç kontrolü elde tutmaktýr; amaç 100 lira mevduatýn tümünün krediye dönüþmesini engellemek, örneðin 10 liraya el koyarak 90 liranýn kullanýmýna izin vermektir. Banka 100 lira mevduata yüzde 20 faiz ödüyorsa, bu 100 liranýn 90 lirasýný krediye dönüþtürebileceði için 90 liraya öyle bir faiz uygulamak zorundadýr ki sonuçta mevduat sahibine ödeyeceði 20 liranýn üstünde kredi faizi alabilsin. Ýþte Merkez Bankasý o 90 lirayý kontrol ederek kredi faizinin yönünü belirler.
Bu mekanizma yetersiz kalmaya baþladý. Bakýn ne diyor Merkez Bankasý:
“Bilançolarýn yükümlülük tarafýna uygulanmakta olan zorunlu karþýlýklar, yapýlan düzenleme ile bilançolarýn varlýk tarafýna da uygulanmaya baþlanmýþtýr.”
Ben bugüne kadar krediye zorunlu karþýlýk uygulandýðýna hiç tanýk olmamýþtým, konuya çok daha hakim dostlarýma sordum, onlar da böyle bir uygulama görmemiþti.
Yani þapkadan bir tavþan daha çýkarýldý!
“KAPI AÇIK, PENCERE DEMÝRLÝ!”
Bu ifade bana deðil deðerli meslektaþým Uður Gürses’e ait. Gürses, Merkez Bankasý’nýn aldýðý bu kararý iþte böyle deðerlendiriyor:
“Kapýyý açýk býrakýp pencerelere demir yaptýrmak gibi olmuþ sizin makro ihtiyati tedbirler.”
Durumu bundan güzel özetleyen bir ifade herhalde olamazdý.
Ama ne yaparsýnýz ki kapý bir türlü kapatýlamýyor, izin çýkmýyor buna!
Kapýyý kilitlemek bir yana, kapatmaya bile izin alamayanlar da kulaðý tersten göstermenin de ötesine geçip böyle türlü türlü icatlarla kredileri pahalý hale getirmeye, kredi hacmini daraltmaya, bunu saðlamak suretiyle de enflasyonla ve cari açýkla mücadele etmeye çalýþýyor.
Oysa o ilk düðmeyi doðru ilikleseydik; faizi artýrmasak bile gereksiz yere indirmeseydik, yani kapýya þöyle saðlam bir kilit taksaydýk, tüm pencerelere demir yaptýrmaktan ve evin güzelliðini bozmaktan ve üstelik bunu çok daha maliyetli bir þekilde yapmaktan kurtulurduk.
Ama olmaz! Kapý açýk duracak!
VATANDAÞI KKM’YE DÖNDÜREMEYEN BANKAYA EK YÜK!
Merkez Bankasý “liralaþma” konusunda da yeni bir adým atýyor. Bankalar tasarruf sahibini iknada ne ölçüde baþarýlý olur ve döviz cinsi mevduattan kur korumalýya ne kadar çok geçiþ saðlarsa, ona göre daha az zorunlu karþýlýk ödeyecek. Bunda baþarýsýz olan bankalar ek zorunlu karþýlýk tesis etmek durumunda kalacak.
Hani Japonya’da metroda kapýlarýn kapanmasý için görev yapan ittiriciler var ya, bizde de Merkez Bankasý KKM için ittirici görevi görüyor. Metro tam kapasiteyle dolsun; ama asýl amaç dýþarýda kimse, yani döviz kalmasýn!
Alaattin Aktaþ / DÜNYA





Yer Ýmleri