Otelde ya da plajda Polonya, Sırbistan, balkan vb turist görünce turist yüzdesinin hepsinin öyle olduğunu zannetmeniz çok normaldir. Neyi görüyorsanız onun olduğunu zannedersiniz. Ama ben sadece gördüklerimle değil data ile analiz yapıyorum. Kuşadası merkezine gelen yabancı turistlerin çok büyük çoğunluğu Kurvaziyer turistidir. Ve Bunların çoğunun uyrukları Kanada ABD, İngiltere Hollanda vb ülke vatandaşlarından oluşan kesimdir. Bu rakamları bizzat TURSAB vb. kaynaklarından alıp araştırıp analiz ettim. Zahmet ederseniz siz de araştırabilirsiniz. İnternet açık kaynaktır. Siz de bu dataları yani gelen turistlerin nasıl geldiği, hangi ülkelerden geldiği, hangi araçla geldiği günü birlik mi yoksa otel için mi geldikleri vb dataları alabilirsiniz. Lütfen bilgi sahibi olmadan bu tarz analizler konusunda genelleme yapmayınız. (https://geka.gov.tr/uploads/pages_v/...plani-2014.pdf )

Kruvaziyer turizminde Limanlara gelen gemi ve turist sayısında Kuşadası en yakın rakibinin bile 2 katından daha fazla. Yılda 1 milyon hedefleniyor. (https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kus...hedefi/2651367 )

Kurvaziyer turistleri gelip otelde kalmazlar. Limandan indikten sonra carşıda hediyelik eşyalar süs eşyaları vb. alırlar, Yöresel yemeklerin yendiği özel restaurantlara giderler, çok fazla bara gitmezler, Plajda diğer otel turistleri gibi çok yüzmezler. Kültür turlarına çıkarlar. Bunlar da Meryem ana kilisesi, Efes Antik kenti, Pamukkale ve Afrodit antik kenti vb… Kurvaziyer turistlerini daha çok Limanın etrafında, çarşıda ve merkez sahilde görürsünüz ama Davutlarda Güzelçamlı plajlarında pek göremezsiniz yani bu turistleri.

Zaten Otel turizminde en çok Antalya ön plandadır. Ege’de Antalya gibi her şey dahil dev otel bulamazsınız zaten. Otelleri Antalya’ya nazaran görece eskidir haliyle de çok kaliteli hizmetin verildiği söylenemez. İlk Turizm şehri Kuşadası olduğu için dev oteller var ama Daha sonra otel turizminde daha çok Antalya desteklendikten sonra Kuşadası otel turizminde geride kalmıştır. Misal ben sadece otel turisti olsam ve sadece deniz için kısa süreliğine tatil yapsam ben de Antalya’yı tercih ederdim. Ama eğer denizin yanında tarihi müze ve ören yerlerini ve hatta yerel yemek kültürlerini ve Maffy Jazz vb. festivallerini tercih edecek olsam Kuşadasını tercih ederdim. Ama denizin yanında eller havaya tarzında gece barlarını tercih edecek olsam bodrumu tercih ederdim.

Deniz umurumda değil dalgalardan ve rüzgarlardan dolayı yüzemesem de beach lerde “Aman makyajım akmasın” kaygısını taşıyan bir eşe sahipsem ya da sıcak bile olsa uzun kollu gömlekle etrafa piyasa yapmak istiyorum diyen biri olsaydım (ki bunları sadece bizim türk beyaz yakalılar tercih ediyor) o zaman da Çeşme’yi tercih ederdim. Yani burada elma-armut karşılaştırması yapılıyor. Herkes kendi bakış açısıyla analiz yapıyor. Misal Ben asla Antalya’da yaz-kış yaşamam. Yukarıda bir önceki paylaşımımda nedenlerini saydım. Ha keza bodrum ve çeşmede de. Ben yaz kış yaşayacağım yerlerin Issız olmasını da istemem. Foça Urla vb yerleri o yüzden tercih etmem daha o kadar yaşlanmadım. Kuşadası’nda kayıt dışı olarak kışın yaşayan nüfus sayısı 250 bin civarında. Yazın nüfusu 2 milyonun üzerine çıkıyor. Bu da çoğu İlin nüfusunun üzerinde. Bu arada yakında il olacağı dedikodular da var aslında.

Kuşadası kozmopolit bir şehirdir orta kesime hitap eden yerler de var lüks kesime hitap eden yerler de o yüzden Küçük İstanbul deniyor. Sonuç olarak kışında sıkılmayacağım yer olarak ailemle birlikte Kuşadası’nı tercih ettik. Neyse Kuşadası konusunda kulaktan dolma bilgilerle ya da yazın gelip sadece yerli ya da yabancı turistleri görüp ona göre analizle hareket etmedim.