Faiz haram ise enflasyon da hirsizliktir.
Türkiye’de uzun yýllardýr süregelen “faiz haramdýr” söylemi, sadece dini bir argüman deðil, ayný zamanda halkýn ekonomik davranýþlarýný ve tasarruf alýþkanlýklarýný doðrudan etkileyen ideolojik bir araç hâline gelmiþtir. Bu söylem, toplumun büyük kesiminin para biriktirme, sermaye oluþturma ve geleceðe yatýrým yapma reflekslerini zayýflatmakta; bireyleri sürekli tüketen, ama asla birikim yapamayan bir yapýya hapsetmektedir.
Oysa tarihe bakýldýðýnda, Avrupa'nýn 18. ve 19. yüzyýllarda gerçekleþtirdiði sanayi devrimi ve ardýndan gelen teknolojik devrimler, güçlü bir sermaye birikimi sayesinde mümkün olmuþtur. Bu birikimin temel mekanizmasý ise faizli finans sistemidir. Ýnsanlar paralarýný bankalarda deðerlendirmiþ, iþletmeler yatýrým için kredi alabilmiþ, devletler uzun vadeli projelerini bu sistemle finanse etmiþtir. Sonuç: Kalkýnma, sanayileþme ve küresel güç olma.
Faiz Düþmanlýðýnýn Kaynaðý Ne?
“Faiz haramdýr” söylemi sadece dini bir inanç deðil; ayný zamanda emperyalist sistemlerin sömürge ülkelerinde bilinçli olarak körüklediði bir ideolojik araçtýr. Çünkü tasarruf yapamayan, sermaye biriktiremeyen ve yatýrým yapamayan toplumlar daima dýþa baðýmlý kalýr. Ne üretim yapabilirler, ne de teknolojide söz sahibi olabilirler. Sermayesi olmayan bir ülke, sürekli borç almak zorunda kalýr. Kýsacasý, faiz karþýtlýðý üzerinden yürütülen bu söylem, halký yoksulluk içinde tutmanýn modern yoludur.
Avrupa'da Katolik kilisesi yüzyýllar boyunca faizi yasaklamýþtý. Ancak zamanla bu anlayýþ terk edildi. 17. yüzyýldan itibaren faizli sistemler meþru hâle gelince, insanlar birikimlerini deðerlendirme ve iþ dünyasý finansmana ulaþma imkâný kazandý. Bugün dünyanýn en güçlü ekonomileri —örneðin Almanya, Ýngiltere, ABD— faizli finans sistemleri sayesinde zenginleþmiþtir. Buralarda kimse, bankaya parasýný koyan vatandaþý “günahkâr” ilan etmez; aksine tasarruf eden vatandaþ, ekonominin taþýyýcýsýdýr.
Türkiye’de ise özellikle son yýllarda “faizsiz ekonomi” denilerek hem bireylerin hem de devletin ekonomik gerçeklerden uzaklaþmasý teþvik edilmiþtir. Tasarruf yapmak yerine sürekli tüketmeye teþvik edilen toplum, borçlanarak yaþamaya alýþmýþtýr. Bunun sonucunda:
Enflasyon artmýþtýr.
TL deðer kaybetmiþtir.
Sermaye birikimi saðlanamamýþtýr.
Teknoloji yatýrýmlarý durmuþtur.
Bu tablo tesadüf deðildir; bu, planlý bir “ekonomik baðýmlýlýk döngüsü”nün ürünüdür. Faiz karþýtý politikalar, düþük gelir grubunu korumamýþ; aksine onlarý daha fazla yoksullaþtýrmýþtýr.
Bugün Türkiye’nin yeniden ayaða kalkmasý, teknoloji üretmesi, sanayisini güçlendirmesi ve baðýmsýz bir ekonomi kurmasý gerekiyorsa, önce þu gerçeði kabul etmelidir:
Faiz, ekonomik kalkýnmanýn bir aracýdýr. Onu tamamen þeytanlaþtýrmak, toplumu üretimden ve refahtan uzaklaþtýrýr.
Düþmanlýk edilmesi gereken þey, adaletsiz sömürüdür; akýlcý, düzenlenmiþ ve þeffaf faiz sistemi deðil.
Faizin haram olduðuna kimse inanmýyor zaten çokda ipleyen yok bu saçma bir argüman. Ancak þu da yadsýnamaz bir gerçek ki; TL BÝR ÝLLÜZYONDUR ! Bir sabah ansýzýn donsuz uyanabilirsiniz....![]()
MB toplantýsý 23 Ekim 2025.
CHP butlan kararý açýklanma tarihi 24 Ekim 2025.
Ýlginç deðil mi?
KESÝNLÝKLE YATIRIM TAVSÝYESÝ DEÐÝLDÝR.
Sadece Kendi Düþüncelerimdir. Buna göre iþlem yapmayýnýz.
Yer Ýmleri