-
Fransiz ressam Pierre-Jules Jollivet'nin olum yildonumu (7 Eylul 1871)
Battle of Agnadello, 1837

Ladies In A Pompeian Interior, 1866

The Artist's Studio, 1867
-
Amerikali sair ve roman yazari Elinor Wylie’nin dogum yildonumu (7 Eylul 1885)

Yuruyelim beyaz karda
Sessiz bir yerde;
Sakin ve yavas adimlarla,
Durgun bir gidiste,
Beyaz danteladan yasmaklar altinda.
Kaplayacagim ayagimi ipekle,
Ve senin ayagini yunle,
Ak inegin sutunce ak,
Bir martinin bagrina gore
Daha da berrak.
O dingin sehrin arasindan yuruyecegiz
Ruzgarsiz erincte;
Beyaz ustune inecegiz,
Gumus yun ustune,
Bunlardan daha da yumusak seyler ustune.
Kadife ayakkabilarda yuruyecegiz:
Gidelim, onemli degil nereye,
Dusecek sebnemler misali sessiz,
Beyaz sukut ustunde.
Karda yuruyecegiz.
-
Emmett Lathrop 'Doc' Brown, 7 Eylul 1885’te 80 dolar meselesi yuzunden Buford Tannen tarafindan vuruldu. (Hill Valley, California. Gelecege Donus III - Back to the Future Part III filmi)
-
Ingiliz sair Dame Edith Louisa Sitwell'in dogum yildonumu (7 Eylul 1887)

Bu sicak yesil yanan huznun icinde
Bir sozcuk duser bir yagmur damlasininn gumlemesiyle
Olmus yemislerden sepetler gibi havada
Gozukur kuslarin sarkilari, havada asilmis orada
O saka kuslarinin olgun ilik isiklarla
Onlari gagayla topladigi kurnazca ucuslar yaparak hizla.
Ayaklarim bir kus gibi tuylu
Guc bela duyulan golgelerin icinde;
Dallar getiririm sana yesillenmis ciyle
Ve yemisler taclandirabilecegin gene
Senin esek arisi gibi vizildayan yaldizli sacin- sinirliligi uzerinde
Bu bereketin icinde
Sicak dudaklarin katlanincaya kadar lekelere
Ve kus-kani hoplayincaya kadar damarlarinin icersinde
-
Italyan ressam Michele Cascella'nin dogum yildonumu (7 Eylul 1892)
Lungo il Naviglio, 1924- 1929

Via San Calimero a Milano, 1966
-
Amerikali sair ve kolelik karsiti John Greenleaf Whittier'in olum yildonumu (7 Eylul 1892)

Nereye gidiyoruz? Nereye gidiyoruz,
Nereye gidiyoruz biz, Rubee?
Insanlarin hakimi, topraklarin hakimi
Bak arasindan bu parlayan kumlarin,
Icinde bu ogle cehenneminin,
Solgun isiklari arasindan mehtabin,
Ghiblee ruzgari kuvvetle esmekte,
Dunya garip ve cabuk buyumekte!
Konus ve soyle bize nereye gittigimizi,
Nereye gidiyoruz biz, Rubee?
Bornou ciftligi iyi ve verimliydi,
Kuyular su dolu, tarlalar yiyecek,
Dourra tarlalari, fasulye cicekleri,
Serin ve yesildi palmiyeleri:
Bornou ciftligini artik goremiyoruz.
Aciz burada, burada sususuz,
Kizgin darbeleri altinda Arab'm, inliyoruz:
Nereye gidiyoruz biz, Rubee?
Bornou ciftliginden ayrildigimiz zaman,
Kum ve yapraklar kadar,
Cok idik, aziz simdiyse;
Olum ikiymis, hayat birse:
Beyazlasmis kemikler dar yollarimizi gusteriyor simdi
Sen herseyi goruyor, herseyi biliyorsun!
Isit bizi, soyle bize, nereye gidiyoruz,
Nereye gidiyoruz, Rubee?
Gozlerimizden simdi aylarca uzakta
Bornou ciftligi arkamizda uzanmakta;
Garipce etrafimizda gunbegun
Kapanmakta gri cemberi colun;
Kum dalgalari savrulmakta hircin,
Sicak esmekte ruzgarlar uzerinden kumlarin,
Herseyin hakimi! Nereye gidiyoruz?
Nereye gidiyoruz, Rubee?
Biz gucsuzuz, ama sen kuvvetli;
Biz faniyiz, ama sen ebedi;
Bizler koruz: ama sen gorusun;
Bizler budala; ama sense degilsin!
Bu garip dunyanin icinde etrafimizda buyuyen,
Isit bizi, soyle bize nereye gidiyoruz,
Nereye gidiyoruz, Rubee?

"Dilin veya kalemin ifade edebilecegi en aci kelimeler icinde, en acisi sudur: Olabilirdi."
-
Surrealizm'in kurucusu olan André Breton'un arkadasi ve surrealist hareketin arkasindaki bas ilhamlardan biri Fransiz yazar Jacques Pierre Vaché’nin dogum yildonumu (7 Eylul 1895)
(Bay Andre Breton'a)
“Sevgili arkadasim,
Kim bilir hangi yigilmis vaziyette mektubunuzu alacagim! Fazla bir dusunce yok ve az ses var, cunku ben suphesiz bircok seyin, toptan bilincsiz bir kaydedicisiyim. Bu ne billurlasma boyle?”

“Bien cher ami,
Dans quel affalement me trouva votre lettre ! — Je suis vide d'idées, et peu sonore, plus que jamais sans doute enregistreur inconscient de beaucoup de choses, en bloc — quelle cristallisation?”
-
Ingiltere dogumlu Amerikali kurgu romanlari yazari Janet Miriam Holland Taylor Caldwell'in dogum yildonumu (7 Eylul 1900)
"Eldivensiz olan kizarmis ve morarmis ellerinin buz kestigini, dugmeli eski kunduralar icindeki ayaklarinin dondugunu, tamir edilmis siyah coraplar icinde dizlerinin usudugunu hissetmiyordu. Sadece, arasira, boynundaki atkiyi biraz daha SIKISTIRIYORDU, ve paltosuna biraz daha SIKI sarilmak ister gibi bir jest yapiyordu.Fakat bu palto vucuduna cok dar geliyordu. Bu her bakimdan vahsi karakterli sahne icinde canli olarak bir o kiz cocugu ile martilar vardi ve yalniz martilar kimildaniyordu. Epey zaman gecti aradan. Orada tek basina oturan ve ancak on yaslarinda tahmin edilen bu yavru, bir cocukta rastlanilmayacak kadar buyuk bir sabirla bekliyordu. Gozleri denizden hic ayrilmiyor ve kulaklari coskun dalgalarin vahsi gurultusunden baska bir sey isitmiyordu." Aska Giris

"She was unaware of her cold hands, which were reddened and without gloves, and of her cold feet in shabby buttoned boots, and her icy knees covered meagerly with darned black stockings. Occasionally she absently pulled the shawl about her neck and huddled deeper in her coat, which was too small for her. Nothing lived in that wild scene but the child and the gulls, and only the gulls moved. A long time had passed. The lonely girl, ten years old, waited with a vast patience beyond the patience of children, and her eyes never left the sea and her ears heard nothing but the savage voice of the tumultuous waters."
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri