-
1977 yilinda Nobel Edebiyat Odulunu kazanan, Ispanyol sair Vicente Aleixandre'nin dogum yildonumu (26 Nisan 1898)
Seviyorum seni ruzgarin dusu
sen parmaklarimla birlesen, sen kuzeyin unuttugu,
yeryuzunun guzel sabahlarinda bas asagi
gulumseme kolayken yagmurun guzelliginden.
Ne hostur bir irmagin bagrinda yolculuk etmek;
gizini soyleyin bana acik gozlerinizin, ey dost baliklar,
kendini denize savuran ve uzak gemilerin
govdesine destek veren bakislarinizin gizini.
Sizi seviyorum yeryuzu gezginleri, siz ki su ustunde uyursunuz,
size Amerika'ya gidenler giysilerini aramaya,
aci ciplaklarini kumsalda birakip
geminin guvertesinden aydan bir isin ceken insanlar.
Ne guzeldir yol almak umut icinde,
nitelik degistirmedi altinla gumus,
sicrarlar dalgalarin ustune, pul pul sirtin ustune
muzik ve dus getirirler en sarisin saclara.
Bir irmagin dibini izleyerek uzaklasiyor istegim
parmaklarimin ucuyla tuttugum sayisiz kentlerden,
o kopkoyu, kara giyimli yiginlardan ki
sirtima damgalari cikmis gibi biraktim, uzakta.
Umuttur yeryuzu, yanaktir,
sinirsiz bir gozkapagidir, icinde varoldugumu bildigim.
Animsiyor musun? Duslere anahtar oldugum
bir gece yeryuzu icin dogdum ben, butun ve kalan.
Baliklar, agaclar, taslar, yurekler, madalyalar,
sizin esmerkezli dalgalarinizda, evet kimildamadan yer degistiriyorum,
done done ariyorum ah merkez, ah merkez,
ilerliyorum, ey yeryuzu yolculari, var olan gelecekten
denizlerin cok otesine, atan nabizlarimla.

Te amo sueño del viento
confluyes con mis dedos olvidado del norte
en las dulces mañanas del mundo cabeza abajo
cuando es fácil sonreír porque la lluvia es blanda
En el seno de un río viajar es delicia
oh peces amigos decidme el secreto de los ojos abiertos
de las miradas mías que van a dar en la mar
sosteniendo la quilla de los barcos lejanos
Yo os amo —viajadores del mundo— los que dormís sobre el agua
hombres que van a América en busca de sus vestidos
los que dejan en la playa su desnudez dolida
y sobre las cubiertas del barco atraen el rayo de la luna
Caminar esperando es risueño es hermoso
la plata y el oro no han cambiado de fondo
botan sobre las ondas sobre el lomo escamado
y hacen música o sueño para los pelos más rubios
Por el fondo de un río mi deseo se marcha
de los pueblos innúmeros que he tenido en las yemas
esas oscuridades que vestido de negro
he dejado ya lejos dibujadas en espalda
La esperanza es la tierra es la mejilla
es un inmenso párpado donde yo sé que existo
¿Te acuerdas? Para el mundo he nacido una noche
en que era suma y resta la clave de los sueños
Peces árboles piedras corazones medallas
sobre vuestras concéntricas ondas —sí— detenidas
yo me muevo y si giro me busco oh centro oh centro
camino —viajadores del mundo— del futuro existente
más allá de los mares en mis pulsos que laten
-
Arjantinli yazar Roberto (Emilio Gofredo) Arlt'in dogum yildonumu (26 Nisan 1900)
"Varolma bilinci, icinde bir santimetrekare duyarliktan baska bir yer tutmuyordu. Geriye kalani, karanlikta yok olup gidiyordu. Evet, bir santimetrekarelik bir adam, duyarli yuzeyinden bir hayaletin elle tutulamaz yasamina uzanan bir santimetrekarelik bir varlikti." Yedi Deliler

"Sí, todo su cuerpo sólo vivía, estaba en contacto con la tierra, por un centímetro cuadrado de sensibilidad. El resto se desvanecía en la oscuridad. Sí, él era un centímetro cuadrado de hombre, un centímetro cuadrado de existencia prolongando con su superficie sensible, la incoherente vida de un fantasma."
"Yalnizca aci cekmeyi biliyorlardi; bu dunya yorgun insanlarin, ilk caglarin tembel ve dev canavarlari gibi uyanir uyanmaz dunyayi yuklu uyusukluklariyla kirleten dev hayaletlerin dunyasiydi. Iste, ucmaya tutkun ruhunun kendisinden sonra dunyaya geleceklerin dumduz edici yararsizliklariyla ezilmis hissetmesi, buradan kaynaklaniyordu."

"Tenían exclusivamente capacidad para el sufrimiento, éste era un mundo de gente fatigada, fantasmas apenas despiertos que apestaban a tierra con su grávida somnolencia, como en las primeras edades los monstruos perezosos y gigantescos. De allí que toda su alma voladora se sintiera aplastada por la inutilidad de los prójimos."
-
Amerikali toplumsal-gercekci ressam Isaac Soyer'in dogum yildonumu (26 Nisan 1902)
Art Beauty Shoppe, 1934

Employment Agency, 1937
-
Fransiz film yonetmeni Jean Vigo'nun dogum yildonumu (26 Nisan 1905)

À Propos de Nice (Boris Kaufman & Jean Vigo, 1930)

L'Atalante (1934) Jean Vigo.
-
Italyan ressam Giovanni Battista Ferrari'nin olum yildonumu (26 Nisan 1906)
Isola Bella, 1882

San Giuliano d'Albaro a Genova, 1884
-
Yugoslav yazar Mehmed "Meša" Selimovic'in dogum yildonumu (26 Nisan 1910)
“Bismillahirrahmanirrahim!
Hokka ile kalemi ve yazmakta olan seyleri tanikliga cagiriyorum. Yaniltici aksam karanligini, geceyi ve gecenin canlandirdigi her seyi tanikliga cagiriyorum; Ayin on dordu ile safak vaktini tanikliga cagiriyorum; Kiyamet gununu ve kendi kendini kinayan ruhu tanikliga cagiriyorum; Her insanin daima zararda olduguna dair her seyin baslangici ve sonu olan zamani tanikliga cagiriyorum!"

“Bismilahirrahmanirrahim!
I call to witness the ink, the quill, and the script, which flows from the quill; I call to witness the faltering shadows of the sinking evening, the night and all she enlivens; I call to witness the moon when she waxes, and the sunrise when it dawns. I call to witness the Resurrection Day and the soul that accuses itself; I call to witness time, the beginning and end of all things - to witness that every man always suffers loss.”
"Mekanin yalniz gozle gorebildigimiz kadari bize aittir; biz ise tamamen ona aidiz. O bizi yorar, korkutur, cagirir, kovar. Bizi gordugunu saniriz, o ise bizimle ilgilenmez bile. Ona hukmettigimizi soyleriz, oysa yalniz bize gosterdigi hosgoruden faydalaniyoruzdur.Yeryuzunun bize egilimim yoktur. Simsekler, dalgalar bizim icin degildir; biz onlarin icindeyiz. Kendi oz yurdu yoktur insanin. O kor guclerden asirir yurdunu. Yeryuzu mutsuzluktan baska bir sey vermeyen tuhafliklar konutu olabilir yalniz, kimseye ait olmadigi gibi bize de degildir.”

"This space which owns us and that we own it only as much as our eyes can pass over it, which wearies us, scares us, challenges us, pursues us. Space owns us. We only own it as much as our eyes can pass over it. We think that it sees us, but we don’t matter to it; we say that we’ve overcome it, but we only make use of its indifference. The earth isn’t friendly to us; lightning and the waves of the sea aren’t here for us; rather, we exist in them. Man has no true home, he can only wrest one away from those blind powers. Nothing is ours but illusion, and therefore we hold onto it firmly."
-
1903 yilinda Nobel Edebiyat Odulunu kazanan, Norvecli sair Bjornstjerne Bjornson’un olum yildonumu (26 Nisan 1910)

Ilk yapraklari yeseriyordu agacin tomurcuk tomurcuk, tek tek.
"Alayim mi onlari elinden? " dedi
Kiragi surunerek.
Sactan tirnaga titreyip agac
"Hayir" dedi, yalvararak,
"Cicek acincaya kadar
Onlari rahat birak."
Tomurcuklandi cicekleri agacin
Otustu butun kuslar.
"Alayim mi onlari elinden? " dedi
Esintiyle ruzgar.
"Hayir" dedi sallanirken agac,
Titremeden yaprak yaprak.
" Cicek acincaya kadar
Onlari rahat birak."
Yaz ortasi sicaginda
Agac meyvesini verdi.
Cocuk dedi: "Toplayabilir miyim
Artik yemislerini? "
Egerken yuklu yapraklarini agac
"Tabii" dedi, "toplayabilirsin
Al hepsini,
Hepsi senin icin."
-
Italyan ressam Raffaele Girondi'nin olum yildonumu (26 Nisan 1911)
Strada di campagna, data sconosciuta (Barletta, Museo Civico)

Venezia, data sconosciuta (Barletta, Museo Civico)
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri