Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
6.490,00 10% 255,73 Mn 5.875,00 / 6.490,00
1,10 10% 478,62 Mn 0,99 / 1,10
72,05 10% 232,15 Mn 65,00 / 72,05
2.749.985,00 10% 5,50 Mn 2.748.987,50 / 2.749.985,00
16,50 10% 273,27 Mn 15,31 / 16,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
7,38 -10% 593,87 Mn 7,38 / 8,44
103,10 -9.96% 65,80 Mn 103,10 / 103,10
31,52 -9.94% 276,21 Mn 31,50 / 34,98
9,45 -9.91% 872,14 Mn 9,45 / 11,40
4,38 -9.88% 1,22 Mr 4,38 / 4,91
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
2,99 9.93% 17,87 Mr 2,70 / 2,99
319,25 -1.47% 16,41 Mr 318,50 / 326,75
416,75 1.21% 8,81 Mr 411,25 / 421,25
14,55 0% 7,56 Mr 14,51 / 14,69
47,48 3.89% 7,43 Mr 45,66 / 48,22
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
18,82 -0.42% 850,99 Mn 18,55 / 19,05
78,90 0.57% 5,72 Mr 78,10 / 79,25
416,75 1.21% 8,81 Mr 411,25 / 421,25
195,00 -4.27% 7,19 Mr 194,30 / 199,80
753,00 0.13% 2,65 Mr 750,00 / 766,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
18,82 -0.42% 850,99 Mn 18,55 / 19,05
78,90 0.57% 5,72 Mr 78,10 / 79,25
94,05 -0.21% 423,94 Mn 93,90 / 95,20
118,60 0.68% 143,40 Mn 117,60 / 119,20
416,75 1.21% 8,81 Mr 411,25 / 421,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
18,82 -0.42% 850,99 Mn 18,55 / 19,05
31,10 0.78% 140,43 Mn 30,78 / 31,36
78,90 0.57% 5,72 Mr 78,10 / 79,25
10,63 3% 386,59 Mn 10,34 / 10,64
82,15 -1.85% 324,71 Mn 82,00 / 84,40

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 3/25 ÝlkÝlk 1234513 ... SonSon
Arama sonucu : 200 madde; 17 - 24 arasý.

Konu: Bodrum ...

  1. #17



    "Hababam Sýnýfý Dokuz Doðuruyor" filminin “Kývýrcýk Ömer’i Talip Güran, Bodrum’da ahþap sandalye üretiyor ...

    "1982 yýlýnda Bodrum’a taþýndým. O günden beri Bodrum’da yaþýyorum. 2013 yýlýnda Bodrum’da tahta sandalye imalatýna baþladým. Tahtadan sandalye tahtadan masa imal ettim. Bu yýl birde restoran açtýk eski yaðhaneyi restoranda çevirdik. Ýnsanlarý bu restoranda aðýrlayalým istedik. Ara sýra Hababam Sýnýfý'nýn müziklerini de çalýyorum restoran da çok güzel oluyor. Nostalji yaþýyoruz buraya gelen insanlarla beraber"

    http://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/h...ZkeHpRv4KfORfQ

  2. #18

    Selim Karadað

    Göcek sadece Ýstanbul'un deðil, dünyanýn ünlü simalarýný saklýyor, küçük ve ýssýz koylarýnda. Tesadüfen girdiðiniz bir köy yolundan son derece ilginç hikayelerle çýkmanýz mümkün. Soluklanmak için uðradýðýnýz cafe'nin sahibi, ABD'deki parlak bankacýlýk kariyerini býrakýp kendine yeni bir hayat kurmuþ olabilir. Göcek'e baðlý Gökçeovacýk köyüne gidiyoruz, kýzýlçam ormanlarý arasýnda uzanan son derece bozuk ve dar bir yoldan... "Bu iþadamý sadece Ýstanbul'dan deðil hayattan da elini çekmiþ" diye düþünürken, bütün iþlerini tasfiye edip bu dað köyüne yerleþen iþadamý Selim Karadað'ýn evine ulaþýyoruz. Derin bir vadiye bakan yamaçta inþa ettiði evinin bahçesine gerdiði hamakta kitabýný okurken buluyoruz Karadað'ý...

    "Üniversite, 14 yýllýk yurtdýþý tecrübesi, ihaleler, iþ takipleri, dönmeyen çekler, ödenmeyen maaþlar, þirket stratejileri, iþ toplantýlarý, kokteyller... Yapmacýk ve cafcaflý bir dünya ve herkes kendini kandýrýyor" diyerek anlatmaya baþlýyor: "Evim Bebek'teydi. Ýþ yerim ise 4 km uzaklýktaki Levent'te. Sabah 6:30'da kalkýp bir saat yol gitmek zorundaydým. Deliler gibi çalýþýyor, baharýn geldiðini bile televizyondan görebiliyordum. 'Böyle hayat mý olur?' dedim kendime."

    30 kiþinin çalýþtýðý þirketini tasfiye eder, Selim Karadað. 2000 yýlýnda Ýstanbul'a "dönmemek üzere" veda edip Göcek'e taþýnýr. Burasýnýn giderek Ýstanbul'a benzeyeceði endiþesiyle dað köylerinde yerleþeceði bir yer arar. Gökçeovacýk'ýn yamacýnda bir evi satýn alýp tekrar düzenler. Ulaþýmý zor olan bu yeri seçmesini, "Muhteþem bir tabiat vardý. Uzaklýk aklýma bile gelmedi" diye açýklýyor. Aradan geçen bir yýlýn sonunda yeni dostlar edinen Karadað, kendisi gibi Göcek'ten kaçmayý düþünecekler için komþu iki evi satýn alýp pansiyon haline getirir. "Böylece hem geçimimi saðladým hem de yeni dostlar edindim. Ýstanbul'daki yozlaþma yüzünden hem ticarete hem hayata küsmüþtüm. Belki oradaki gelirimin onda birini kazanýyorum; ama bu hayatýmdan çok memnunum" diyerek yeni yaþamýný anlatan Karadað, 41 yaþýnda, topraðý Göcek'te tanýdýðýný dile getiriyor. Aðustos böceklerinin sesleri, kýzýl çamlarýn kokusu eþliðinde günlerini geçiren Selim Karadað "Keþke bunu 25 yaþýnda yapsaydým" diyor.

  3. #19

    Merve Ýldeniz

    Bodrum'da saat gece yarýsýný gösterdiði halde yoðun bir trafik vardýr sokaklarda. Her yerden müzik sesleri yükselir, modifiye edilmiþ araçlar zikzak çizer. Bodrum limaný ve çevresi Mahmutpaþa'daki bayram alýþveriþi manzarasýndan farklý deðildir. Ýnsanlar tatil yapmak, þehir stresinden uzaklaþmak için gelmiþlerdir; ama Bodrum bile çoktan "kaçýlasý" bir yer olup çýkmýþtýr. Yanýlmadýðýmýzý ertesi gün görüyoruz. Büyük þehiri ve kariyerini geride býrakan eski manken Merve Ýldeniz, Bodrum'dan da kaçýp ulaþýmý zor bir yere yerleþmiþ.

    Bir dönem ismi gündemden hiç düþmeyen mankenlerden biriydi Merve Ýldeniz. Uluslararasý arenada da kendine yer bulmuþtu. Kariyerinin zirvesindeyken 1999 yýlýnda her þeyini býrakýp ortadan kayboldu ve kendisinden aylar sonra haber alýndý. Merve Ýldeniz, doðup büyüdüðü Niþantaþý'ný, genç yaþta adým attýðý ve 15 yýl hizmet ettiði mankenlik camiasýný geride býrakýp gitmiþti. Ýki buçuk yaþýndaki kýzý Leyla ile Bodrum yakýnlarýnda, Bitez'de, çeþit çeþit bitki ve aðacýn süslediði bahçesinde kedi ve köpeklerin oynaþtýðý bir evde yaþýyor. "Artýk Bodrum'a bile inmiyorum" diyor Merve Ýldeniz. Günlerini bahçeyle ve küçük kýzýyla ilgilenerek geçiriyor. Ne toprakla dolmuþ týrnaklarýna ne de aklar düþmüþ saçlarýna aldýrýyor.

    Merve Ýldeniz'deki deðiþim, sadece yaþadýðý þehri deðiþtirmekten ibaret deðil. Artýk hayata bakýþýný, yaþam tarzýný deðiþtirmiþ. Hayattaki en büyük önceliði, "kýzýný yetiþtirmek ve yeni dünyalar keþfetmek" olmuþ: "Kariyerden ne anladýðýnýz çok önemli. Parlak bir CV ve herkesin gözü önünde bir yaþam tarzý mý, yoksa çocuðuna vakit ayýrýp yaþamý yeniden keþfetmek mi? Ben yine kariyer yapýyorum ama kendimi, çocuðumu ve doðayý tanýma kariyeri." Çiçek açan bir aðacý ya da meyve veren bir sebzeyi ilk kez 21 yaþýnda gördüðünden, yeni hayatýndaki her þey onu fazlasýyla heyecanlandýrmýþ. Eline kazma kürek alýp bahçesini aðaçlandýrmýþ. "Cennetin ortasýnda yaþýyorum" diyor Bitez'deki evini anlatýrken.

    'Kadýnýn meta olarak görülmesine, baþkalarý için giyinip vücudunu sergilemesi'ne daha fazla dayanamadýðýný söylüyor. Yýlda bir ya da iki kez Ýstanbul'a geliyor; o da ailesi için özel anlam ifade eden günlerde. Eþi Serdar Önal, Ýstanbul'daki iþleri nedeniyle ayda birkaç kez gelebiliyor Bitez'e. Çocuðunu Bitez'deki köy okulunda okutmayý düþünen Merve, 'küçük kedim' dediði kýzýna televizyon izletmiyor, yalnýzca faydalý bulduðu CD'leri izlemesine müsaade ediyor. Bundan sonraki hedefi, bir dað köyünde satýn aldýðý 22 dönümlük arazide kendine yeni bir hayat kurmak. Ýçinde atlarýn, eþeklerin olacaðý bir çiftlik kurmayý planlayan Merve Ýldeniz, hiçbir þekilde büyük þehirlere dönmeyeceðini, hayatýný böyle yaþamaktan çok memnun olduðunu söylüyor.

  4. #20

  5. #21

    Suzan Boshman

    "Benimkisi biraz da mistik bir hikaye" diyerek anlatmaya baþlýyor hayat hikayesini, Kütahya'nýn Frig Vadisi'ndeki 300 nüfuslu Fýndýk köyüne yerleþmiþ eski turizmci Suzan Boshman. "Anlamýný yýllar sonra çözeceðim bir rüya görmüþtüm. Eski bir otobüste, kucaðýmda kýzým, yolculuk yapýyoruz. Frig Vadisi'nden geçerken bu köyü görüyorum. Kime ait olduðunu hatýrlayamadýðým bir ses 'Kýzýnla birlikte bin metrede yaþayacaksýn ve çok misafirin olacak' diyor. Tabii, rüyadan pek bir þey anlamamýþtým. Yýllar sonra trenle buradan geçerken rüyamdaki evi gördüm. O köy bu köydü ve tepedeki ev de o evdi. Daha sonra gelip burayý satýn aldýk; ama hemen gelip yerleþmedik. Yýllarca Antalya'dan, Ýstanbul'dan gelip gittik" þeklinde özetliyor, Almanya'da baþlayýp Antalya ve Ýstanbul'da sürdürdüðü iþ yaþamýný býrakýp bu küçük köye yerleþmesine vesile olan olayý.

    Suzan Boshman, Almanya'da doðmuþtur ve Türkçe'yi 15 yaþýndan sonra geldiði Türkiye'de öðrenir. Alman olan babasý gibi sanata meraklýdýr. Ancak, Almanya'da da "sanat karýn doyurmaz" anlayýþý hakimdir ve yapacak bir iþi olmasý için Ýngiliz filolojisi okur. Üç dili iyi konuþabildiði için uzun yýllar turizm sektöründe çalýþýr. Bir yandan da resimler yapar. Antalya Tanýtým Vakfý Müdürlüðü gibi etkili turizm þirketleri ya da Alcatel gibi uluslararasý firmalarda çalýþtýðýndan sanata çok vakit ayýramaz. Antalya, Ýzmir, Ýstanbul derken gördüðü rüyadaki evi satýn alýr ve hafta sonlarý bu köye gelmeye baþlar.

    Bir gün kararýný verir ve "hayata yeni bir baþlangýç yapmalýyým" diyerek tüm iþleriyle iliþkisini kesip 1999 yýlýnda Fýndýk köyüne yerleþir. "Þimdi, bu kadar cesur olur muydum bilmiyorum; ama hiç kolay bir þey deðildi. Kucaðýmda bir çocukla tek baþýma ilk kez köy hayatýyla tanýþacaktým. Benimkisi bir kaçýþ deðil, yeniden baþlangýçtý. Motorcu bir arkadaþým eve geldiði zaman kolundaki saat bin metreyi gösteriyordu. Demek ki bu bir mesajdý" diye anlatýyor, karar verdiði günleri... Satýn aldýðý ev eskidir, su ve elektrik tertibatý yoktur. Hepsiyle tek baþýna ilgilenir. Evini, yaptýðý resimleri sergileyecek bir galeri þeklinde tasarlar. Köylüler, baþta oldukça tuhaf bulur 'farklý komþularý'ný. Sonra aralarýnda büyük dostluklar oluþur.

    Suzan Boshman'nýn yeni hayatýnda ne trafik vardýr ne de takip etmesi gereken toplantýlar ya da uluslararasý sözleþmeler... Mali açýdan sýkýntý çektiði zamanlar olur bazen. Geçmiþ kariyerini unutup pancar tarlasýnda ýrgatlýk bile yapar: "Hem tarlasýnda çalýþtýðým amcadan bir çuval un aldým hem de toprakla uðraþmaktan büyük keyif duydum." Bugün 16 yaþýnda olan kýzý Gözde, ilk öðrenimini köy okulunda tamamlar. Ana kýz hayatý yeniden tanýrlar. Ýmece usulüyle kýþlýk makarnalar yapýlýr, þerbetler, reçeller hazýrlanýr. Onlar için her þey o kadar yeni ve farklýdýr ki...

    Suzan Boshman ömründe ilk kez þahit olduðu bir yaðmur duasýný asla unutamadýðýný söylüyor. Kýþýn dýþ dünyayla irtibatlarý kesilse de, zaman zaman iþlerin altýndan kalkamayýp bunalsa da, "Doðru yerde olduðuma inanýyorum" diyerek hayatýný sürdürüyor bu küçük köyde. Aslýnda köydeki herkes de onu ve kýzýný seviyor. "Hatta bir ara evini satýp gideceðini" þaka yollu söylemesi bile olay olmuþ; köylüler "Ne gerekiyorsa yapalým, gitme" demiþler.

    Kendini dingin ve huzurlu hissettiðini söyleyen Suzan Boshman, yaptýðý resimleri deðiþik þehirlerde sergiler. Açýlýþ kokteylini, köyden getirdiði büyük kazanda verir. Þimdi bir yandan roman yazýyor, bir yandan da resim çalýþmalarýna devam ediyor. Kendisi, "Frig Vadisi'nin ressamý" olmaktan son derece memnun.

  6. #22

    Masako Okamoto

    Kekova Körfezi'nin nadir güzel yerlerinden biridir Kaleköy. Buraya gelenler, rastladýklarý bir Japon bayaný "turist" sanabilir. Halbuki o "mukim" bir Kaleköylü. Çekik gözleri, sempatik gülüþüyle köyde herkesin tanýdýðý Masako Okamoto, ABD'de doðup büyümesine, iyi üniversitelerde eðitim almasýna ve parlak bir CV sahibi olmasýna raðmen buraya gelip yerleþmiþ. Mikrobiyoloji alanýnda uzman olan Masako Okamoto, Los Angeles, San Diago, Chichago, Zürih gibi büyük þehirlerde yaþamak zorunda olmasýna 'isyan' eder. Bir gün tatilini geçirmek üzere Hindistan'a giderken yolu Kaþ yakýnlarýndaki Kaleköy'e düþer. Havayý koklayýp deniz meltemini yüzünde hissettiði anda kafasýnda þimþekler çakar. "Tamam, burasý" der ve bir daha da geriye dönmez.

    Önce birkaç pansiyona konuk olur. Ardýndan köyün kurulduðu daðýn öbür yamacýnda kullanýlmayan bir evi satýn alarak tamir eder. Dil bilmeyen 30 yaþýndaki bir bayanýn tek baþýna, üstelik tamamen yabancý bir kültürel ortama gelip yerleþmesini "Çok mantýklý olmadýðý ortada" diyerek anlatýyor, Masako Okamoto: "Hayatý yeniden sorgulamaya baþlamýþtým. Metal yýðýný þehirlerde yaþamak, kariyer peþinde koþmak tüm hayatýmý iþgal etmemeli diye düþünüyordum. Burayý görünce sebebini hâlâ açýklayamadýðým bir gerekçeyle yerleþmeye karar verdim."

    Evinin bahçesini Japon geleneklerine göre düzenler. Türk geleneklerine ve yemeklerine alýþmasý üç yýlýný alýr. Hem buraya yerleþmekten hem de Türkleri tanýmaktan son derece memnun: "Ýlk kez köyde yaþýyordum, ayaklarým ilk kez topraða çýplak basýyordu. Ama þimdi günümün yarýsý bahçede çiçeklerin ve aðaçlarýn bakýmýyla geçiyor. Ölünce de buraya gömülmeyi vasiyet ettim" diyor. Japon Masako'nun günleri kitap okuyarak, komþularýndan Türk geleneklerini öðrenerek geçiyor. Zaman zaman yaþadýðý zorluklarý gülerek, "Olur böyle þeyler" diyerek anlatýyor.

  7. #23


    Cevat Þakir Kabaaðaçlý'nýn þimdiye kadar göz önünde olmayan bebeklik ve aile albümünden seçilmiþ özel fotoðraflarý, yaþamýndan kareler, tarihi belgeler, kendi kaleminden yazýlarý, çizdiði resimleri ve kiþisel eþyalarý, Bodrum Deniz Müzesi'nde sergileniyor ...
    http://www.ntv.com.tr/sanat/halikarn...LEqgzptQYWMxPw

  8. #24

    Þükran Akannaç

    Fethiye'nin Þükran teyzesi, 71 yaþýnda ve kendini "200 yýllýk Ýstanbullu" olarak tanýtýyor. "Ýstanbul'un Ýstanbul olduðu zamanlardý" dediði çocukluk yýllarýný takiben dönemin þartlarýna göre çok iyi bir eðitim alýr ve Güzel Sanatlar Akademisi'ne girer. Devrin ünlü ressamlarýndan dersler alýr. Akademiden mezun olduktan sonra ailesinin "sanattan para kazanýlmaz" telkiniyle memuriyete baþlar. Çocukluðunun Erenköy'ünün gittikçe bozulduðunu görünce Ýstanbul'dan kaçmaya karar verir: "Ýstanbul 30 yýl öncesinden bozulmaya baþlamýþtý" diyor Þükran Akannaç: "200 yýllýk Ýstanbullu bir ailenin kýzýydým; fakat sokaða çýktýðýmda hiç kimseyle selamlaþmadan eve dönmeye baþlamýþtým. Artýk Ýstanbul benim Ýstanbul'um olmaktan çýkmýþtý".

    Ýstanbul'da sergiler açar, söz yazarlýðý yapar. Tanju Okan'a altýn plak kazandýran þarkýsýný verir. Fakat Ýstanbul'da bir þeyler ters gitmektedir. Çözüm arayýþýna girerek önce Karayollarý Genel Müdürlüðü'ndeki teknik ressamlýk görevini Bursa'da sürdürmeye karar verir. Resim çalýþmalarýna Bursa'nýn tenha bir semtinde devam eder. 1998'de Fethiyeli akrabalarýnýn izini sürmek için tatil planlarýna güneyin bu sakin beldesini de katar. Ýki haftalýðýna geldiði Fethiye'de kalýr ve bir daha da geri dönmez.

    Dedesi Fethiyelidir. Hiç görmediði akrabalarýný arar bulur ve hayatý yeniden tanýr; "Ýnsanlar beni ilk kez görüyorlardý. Ýstanbul'da kaybettiðim samimiyeti, dostluðu burada bulmuþtum." Fethiye'nin Þükran teyzesi hayatýnýn "üçüncü baharýný" yaþýyor bugün. Ýlerleyen yaþýna raðmen inanýlmaz bir dinamizmle resim kurslarý düzenliyor, seramik eðitimi veriyor. Kýrmýzý, sarý, beyaz begovillerle dolu bahçesinde hayat deneyimini genç nesillere aktarýyor. Yazdýðý þiir kitabý belediye tarafýndan yayýnlanýr. Þehrin içindeki kötü görünümlü elektrik trafolarýný öðrencileriyle birlikte boyar, okullarýn istinat duvarlarýna resimler yapar.

    Önce Ýstanbul'dan, sonra Bursa'dan kaçýþýný "emeklilik dolayýsýyla hayattan çekilme" olarak tanýmlamýyor: "Zaman zaman düþünüyorum. Ben hasta ve yaþlý olduðum için mi buraya yerleþtim, yoksa burasý benim yaþamak istediðim yer mi diye? Bedenim mi bana hükmediyor yoksa beynim mi diye bir test yaptým. Kahve içmek için Ýstanbul'a gitmeye karar verdim. Akþam otobüse binip sabah Harem'e indim. Vapurla Eminönü'ne geçerek Mýsýr Çarþýsý'ný dolaþtým. Þark Kahvesi'nde kahve içtim. Oradakilere sadece kahve içmek için Ýstanbul'a geldiðimi söyleyince bana 'deli' muamelesi yaptýlar. Sonra Caðaloðlu ve Sahaflar'ý dolaþtým. Beyazýt Meydaný'nda çay içip ayný günün akþamý Fethiye'ye geri döndüm. Gördüm ki bedenim beynime deðil, beynim bedenime hakim."

    Þükran teyze kendini sýnarken Fethiye karýþýr. Elinde palet ve fýrçalarý sokaklarda resim yapan Þükran teyzenin ortadan kaybolmasý ile panikleyen komþularý ve öðrencileri tüm þehri dolaþýp hocalarýný arar. Otobüs þirketinden Ýstanbul'a gittiðini ve ertesi gün döneceðini öðrenen Fethiyeliler ellerinde çiçeklerle garajda bekler. Þükran teyze, "Ýþte bunu Ýstanbul'da bulamazdým" diye açýklýyor, doðup büyüdüðü þehri terk etme gerekçesini.

Sayfa 3/25 ÝlkÝlk 1234513 ... SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •