“Sen bilmezsin. O bilmez. Hiç kimse bilmez, bilemez. Hatta ben bile. Bir tek paþa gönlüm bilir.”Aþýk Veysel Þatýroðlu
“Sen bilmezsin. O bilmez. Hiç kimse bilmez, bilemez. Hatta ben bile. Bir tek paþa gönlüm bilir.”Aþýk Veysel Þatýroðlu
https://www.facebook.com/karikateist...8396665590809/
Medeniyetler Çatýþmasý...
KARAR VERDÝM
Cumhuriyete inanan biri olarak,
Kararýmý verdim.
''SÜRGÜN'' kitabýný bastýrýyorum.
Ben görevimi yaptým.
++
Araþtýrmacý olarak resmin tamamýný ortaya çýkardým.
Bilgi ve belgelere dayanan,
Çalýþmamý eksiksiz yayýnlýyorum.
Hýrsýzlýðý belgelemek suç deðildir.
Ben görevimi yaptým.
++
Kitabýn konusu nedir?
Osmanlý döneminde,
33 YIL HALKIN VE DEVLETÝN PARASINI ÇALAN,
BÝR HÜNKÂRDAN HALKIN PARASININ
GERÝ ALINMASIDIR.
Mücevherlerin Paris'te haraç mezat satýlmasýdýr.
Yabancý bankalara saklanmýþ paralarýnýn,
Hukuk mücadelesi ile geri alýnmasýdýr.
Ben görevimi yaptým.
++
Sosyal medyada herkes fikrini yazdý.
Bana gaz verenler oldu.
Turan Akýncý, yalnýz deðildir, diye yazanlar oldu.
On tane alýrýz,
Yüz tane alýrýz diyenler vardý
Sallayanlarýn çoðu kitabý okumaz bile.
Ben kitap yazarak tarihe not düþtüm.
Kimseye kitabýmý okuyun diyecek halim yok.
Öðrenmek isteyen okur.
Ben görevimi yaptým.
++
SÜRGÜN, 24 Ocak gününden itibaren,
Remzi Kitabevi Maðazalarýnda raflarda yerini alýr.
24 Ocak gününden itibaren D&R, Ýdefix, Kitapyurdu,
Ve 12 internet sayfasýnda satýþa girer.
++
Paylaþmanýzý rica ederim.
Turan Akýncý
![]()
Türkiye, kazýðýn her türlüsünü ayrý ayrý deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetiþen biri dünyanýn baþka bir yanýnda sýkýntý yaþamaz.
Re-twittlediklerim katýldýðým anlamýna gelmez!
Ýzmir de kardeþimle oturan babam ( 90 yaþýnda )rahatsýzlanmýþ ve Tepecik eðt. Arþt. hst. acile kaldýrmýþlar. Ertesi gün ben de Ankara dan geldim. Ülke olarak saðlýkta GELDÝÐÝMÝZ NOKTA yý gördüm. Sizlere de aktarmak isterim.
Hastanenin acil kapýsýndan giriyor ve hasta kayýt odasýna yöneliyoruz. 2 x 4 metrelik odada hastanýn ilk mülakatý için bir koltuk var. Ayný oda yorulan personelin çay odasý. Bilgisayarda son ses oyun havasý. hastaya sorular sorulurken yandaki 3-5 personelin koyu sohbetine de eþlik ediliyor. Sonra '' sizi bekleme salonuna alalým. Ýsminiz anons edilince acile alýnacaksýnýz '' deniyor.
Hasta bekleme salonu denen yer, kapýnýn giriþinde aslýnda çok iyi düþünülmüþ ve döþenmiþ bir salon. TV., klima vs. var. Tam oturmak için yöneliyorsunuz, bütün koltuklarda uzanmýþ uyuyan veya bir þeyler yemeye çalýþan tipler. Çok aðýr ter ve sidik kokusu hakim. Anlýyoruz ki ; evsizlerin, ayyaþlarýn hatta sokak kadýnlarýnýn mekaný olmuþ. Güvenlik hiç karýþmýyor. Kedi ve köpekler de b yatanlarýn yanýna sokulmuþ uyuyor. Ýnsan inanamýyor. Þifa bulmak için gelinen yer hastalýk kaynaðý. Bit- pire ve pislik. Bu rezaletin içinde acillik hastalar en az 60dk. içeri alýnma sýrasý bekliyor. Ama ticaret þahane. Hastane bahçesi maþallah avm gibi.
Akþam 19 da Acile giriþ yapan hasta þanslý ise gece 03 gibi boþ yatak bulunursa servise yatýþý yapýlýyor. Oh artýk yerimiz belli, tedavimiz daha temiz- steril ortamda devam eder diyoruz ama nafile. Servisler yol geçen yeri. tam 7 gün yattý babam. Refakatçi yoksa hastayý kabl etmiyorlar. Her hizmeti refakatçi yapýyor.Sonda takýlý hastanýn idrar torbasýný bile refakatçi deðiþtiriyor. Çok sayýda taþeron temizlikçi olduðu halde . Hemþire sayýsý çok yetersiz. En çok onlara acýdým. Gece sabaha kadar hiç oturamýyorlar, sürekli hastalarýn ilaç tedavisini takip etmekten bitap düþüyorlar. Öyle bir düzen kurulmuþ ki; Temizlik personeli sanki oranýn amiri gibi. Herkes onlara Abi- Abla ( Fetö den kalma sanýrým ) diyor. Hemþirelere direktif bile veriyorlar. Yemek firmasýnýn elemanlarý kral. Tipine bakýyor öyle yemek veriyor ( bana su, ekmek, plastik kaþýk-çatal verirken, diðerine ''yok '' diyebiliyor.)Sabaha karþý yatýþ yapan yaþlý bir teyzeye refekat eden köylü kýzýna sabah kahvaltýsýnda '' refekatçý kartýn yoksa yemek yok '' dedi. Oysa yemeklerin yarýsý çöpe gidiyor. Benim hiç kartým olmamasýna raðmen yemek aldým. Elemana '' kýzým, kýzarak söyleyeceðine, kartý nereden alacak söylesene , ne bilsin buranýn kuralýný '' dediðimde, ''hangibirine anlatacaðým, benim görevim deðil '' dedi. Hemþireye söylediðimde 1 dakikada kartý çýkartarak barkod yapýþtýrdý verdi. Kartý aldým ve köylü kýzý da çaðýrarak firma elemanýna '' haydi ver kýzýn yemeðini '' dedim. Niyet bozuk ya ne yapsan nafile. Bu defa da kýza çatal , plastik çay bardaðý ve ekmek vermedi. Neden eksik verdiðini sorunca benimle tartýþmaya baþladý. Tutanak tuttum ( servis sorumlusu hemþire korkudan imzalamadý ), hastane yönetimine vereceðim diye konuþtum ve oradaki diðer hasta yakýnlarýna haklarýný anlatýyordum ki , üç erkek firma elemaný gelerek herkese çatal, bardak ve ekmek daðýtmaya, özür dilemeye baþladýlar. Bayan elemanýn iþine anýnda son verildiðini söyleyerek benden þikayetçi olmamamý rica ettiler. Ben de tamam dedim.Maksat hasýl olmuþtu.
4 kiþilik hasta odasýnda 4 kiþi de refekatçý varken , bazý kendini bilmez görgüsüz hasta yakýnlarý gece 12 lere kadar kalabalýk gruplar halinde ziyaretlere geliyorlar, bazýlarý okey- tavla , þarký düetleri vs. Güvenlik sýfýr. Saðlýkta þiddete hayýr derken bu tip görgüsüzler her türlü þiddeti yapýyorlar ve korkudan uyarýlamýyorlar. Sessiz, saygýlý olanlara da ezilen saðlýk çalýþanlarý þiddet uyguluyor. ALLAH bir defa daha düþürmesin hastaneye diyorum.
Atatürk'ün emriyle kurulan Türk Dil Kurumu , (diðer bütün kurumlarýn olduðu gibi ) islamcýlarýn elinde oyuncak oldu
Buyrun bakýn VAZALAK kelimesinin anlamý neymiþ!...
![]()
Bezirganlar tam zamanýdýr diyorlar...![]()
Yer Ýmleri