"Son günlerde bakýyorsunuz. Din adamý olarak ortaya çýkýp da ne yazýk ki kadýnla ilgili çok farklý açýklamalarda bulunup, dinimizde yeri olmayan bazý kendine göre içtihatta bulunan kiþiler çýkýyor ortaya. Anlamak mümkün deðil. Yani bunlar ya bu asýrda yaþamýyorlar, çok farklý bir dünyada zamanda yaþýyorlar. Çünkü Ýslamýn güncellenmesinin gerektiðini bilmeyecek kadar da aciz bunlar"
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/so...necek-40765549
Ýslamýn güncelleþmesinin gerektiðini kim söylüyor?
Erdoðan...
Bunu Kýlýçdaroðlu söyleseydi ne olurdu dersiniz?
Arkasý gelirse iyi geliþmeler bunlar...
Hani bin sene sürsene.
Dert deðil.
Hamit Bozarslan: Türkiye toplumu çöküyor
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazar...plumu-cokuyor/
AKP’ye oy vermeyen seküler, þehirli nüfus, militarizm ile Ýslamcýlýðý birleþtiren yeni jargona þiddetli bir itirazda bulunmadý. Bu kabullenmenin tek nedeni süregelen baský mý, yoksa zaten sahiplendikleri sekülerizmin temelinin saðlam olmadýðýnýn zýmni bir kabullenmesi mi var?
Bu her þeyden önce toplumun ne kadar zayýfladýðýný gösteriyor. Toplumsal direniþ mekanizmalarýnýn çökmesi, kanýksamayý da beraberinde getiriyor. Türkiye’de iki ayda olanlar, Fransa’da on yýlda olmuyor. Hannah Arendt, eðer her gün çok büyük bir olay oluyorsa ve bu olay dünkü olayý unutturuyorsa o zaman toplumun varlýðý mümkün deðil, diyor. Toplumun oluþabilmesi için zamanda ve mekânda sýnýrlý sayýda bazý tutamaklar, kilometre taþlarý olmasý gerekir. Eðer günde on tane büyük olay yaþanmýþsa, bundan hareketle bir kronoloji veya kolektif bellek oluþturabilmek mümkün deðil. Kolektif bellek çökünce, bellek kiþisel bir nitelik kazanýyor. Þu anda Türkiye’de yaþanan da bu. 30-40 yýl önce Türkiye’de kolektif bir bellek oluþturulmasý belki mümkündü. 12 Mart bir tutamaktý, 73-77 seçimleri, 1981, 1991 birer tutamaktý. Ama þu anda neredeyse günde dört-beþ önemli olay oluyor. Zamanýn hýzlanmasý ayný zamanda zamanýn çökmesi anlamýna da geliyor. Bu da kanýksanmayý kaçýnýlmaz olarak beraberinde getiriyor. Bunu 1930’lar ve 40’lar Almanya’sýnda da görüyoruz. Dilbilimci Victor Klemperer, Almanya’da tarihin ortadan kalktýðýný söylüyor. Victor Klemperer, Nazi Almanya’sýnda döþenen her yolun, düþen her bombanýn tarihsel bir olay olduðunu, Hitler’in her konuþmasýnýn tarihsel olarak deðerlendirildiðini söylüyor. Bu kadar çok þeyin tarihsel kopuþ olarak adlandýrýldýðý bir dönemde artýk tarihten bahsedebilmek mümkün deðil. Türkiye’de de artýk bir tarihten bahsetmek mümkün deðil. Çünkü her þey bir tarihsel kopuþ olarak sunuluyor ve kopuþlar da birbiri ardýna geliyor. O yüzden diyorum, toplumun artýk kolektif bir bellek oluþturmasý mümkün deðil.
Yer Ýmleri