Alıntı Originally Posted by sorpressa Yazıyı Oku
Emirhan Bey bu kanunla duran varlık değerlemeleri yeniden yapıldığında şirketlerin vergi ödemeleride artmış olmuyormu.
Misal yıllardır 50 bin tl olan arsası birden 250 bin değerine yükselmiş olacak.Ve vergilendirme 250 üzerinden daha fazla vergi ödemesi olmuyormu?
Ve bu değerlemeleri expertizler mi yapacak.



evet değer artışının %2'si kadar vergi ödediğiniz zaman o seneye mahsus ödediğiniz vergi artacaktır ve bu da net karda düşüşe sebep olabilir ama bu vergi tek defalık bir vergidir ve sonraki dönemleri etkilemez.


Yani bir nevi gülü seven dikenine katlanır hikayesi. Ama bu yeniden değerlemeyi gelecek sene yaparsanız ödeyeceğiniz vergi %5. Yani burada devlet bu işi yapmak için bir fırsat sunuyor şirketlere.

Peki bu yeniden değerlemeyi yapmak mecburi mi ? Hayır değil dileyen yapmaz aynen devam eder ama özellikle kredi kullanmak ve büyümek isteyen şirketler için bunun yapılması avantajlarındadır. Çünkü kreditörler sizin sağlam bir firma olup olmadığınıza bakerken , borç / öz sermaye oranınıza da bakarlar.

Diyelim 200 milyon borcunuz var , öz sermayeniz de 500 milyon. 200/500 = %40 yani borçlarınızın öz sermayeye oranı %40.

Ama diyelim yeniden değerleme yaptınız öz sermayeniz çıktı 1 milyara. Borç sabit kalır. Bu sefer borç / öz sermaye oranınız 200 / 1000 = %20'ye düşer otomatik olarak.


Böylece %40 borçluluğa sahipken size kredi vermek isteyen kreditörler naz yapabilir ve borçluluk oranınız yüksek diyebilirken , yeniden değerleme sonucu %20ye düşen oran sonrası fikirleri değişir ve sizin borcunuzu rahatlıkla karşılayacak öz sermayeniz olduğunu görür ve rahatlıkla ucuz kredi verebilir.

Borç / öz sermaye oranı yüksek olan şirket hem zor kredi bulur hem de piyasadan daha ağır şartlarda kredi bulur.

Borç / öz sermaye oranı düşük olan şirket ise hem kolay kredi bulur hem de daha uygun şartlarda kredi bulur.



Mesela bir örnek verelim ;

borç / öz sermaye oranı %80 olan bir şirkete bir kreditör para vermeyi kabul etse bile diyelim ki %25 faiz oranı ile borç verirken , borç / öz sermaye oranı %20 olan bir şirkete aynı piyasada %20 ile kredi verir.

Çünkü 1. şirketin riski yüksektir ve borcu ödeyememe durumu olabilir. O yüzden risk primini fazla hesaplar kreditörler. Ama ikinci şirket gayet risksizdir ve risk primi düşük olduğundan ucuz kredi bulur.


Yaşar holding de bence ucuz kredi bulmak zorunda. Özellikle holding için , Pınar su için ve Pınar süt için. O yüzden yeniden değerleme yapmak isteyecektir bence. Ve tek defaya mahsus bu vergiyi ödeyecektir. Ama dediğim elbet bir gün bu yeniden değerlemeyi yapmak isteyecek zaten her şirket. O zaman %5 vergi ödeyeceğine şimdi yapsın %2 ödesin.


Evet bu değerlemeleri profosyonel expertiz firmaları yapacaktır. Bilançoılarda zaten yeniden değerleme kalemi var Öz kaynakların altında. Ama bu yeniden değerleme devletin her sene belirlediği bir oran dahilinde yapılıyor ve enflasyonla orantılı yapılıyor.

Ama arsa , arazi , bina ve ekipman fiyatları enflasyondan çok daha fazla artınca , bilançodaki bu değer düşük kalıyor.


Bakalım şirket bu yönde bir karar alacak mı yoksa kalsın böyle devam edelim mi diyecek.