Ailen olmasa da, dinsiz de olsan, cahil de olsan böyle bir þey yapamazsýn. Bu nasýl bir þeydir düþünüyorum düþünüyorum bulamýyorum.
Ailen olmasa da, dinsiz de olsan, cahil de olsan böyle bir þey yapamazsýn. Bu nasýl bir þeydir düþünüyorum düþünüyorum bulamýyorum.
Forum Kurallarýný buraya týklayarak okuyabilirsiniz
Borsanýn Altýn Kurallarý Md. 6: " Seans içinde karar vermeyin. Kararlarýnýzý, etkilenmeyeceðiniz bir ortamda verin. Seans anýnda görüþlerinize ters düþen hareketlerin planlarýnýzý etkilemesine izin vermeyin. Daha önce düþünmediðiniz yeni fikirler oluþturmayýn. Ýyice incelenmeden yapýlan hareketlerin genellikle zararla sonuçlandýðý gözlenir."
Forumun Altýn Kuralý : Forumda okuduðunuz bilgileri fikir vermesi amacýyla ve mantýk süzgecinden geçirerek deðerlendirin. Hiç kimse sizi tanýmadan size para kazandýrmak heveslisi deðildir. Hayatta karþýlaþmadýðýnýz ve adýný soyadýný dahi bilmediðiniz bir kiþinin tavsiyesi ile senet almaya kalkýþmayýn, sonu %99 hüsran olacaktýr.
Not: Lütfen dini tartýþmalara girmeyelim.
Çocuk kaçýrma ve istismarý suçlarýný iþleyenler hangi psikolojiyle hareket ediyor?
Haberturk.com / Demet Demirkýr
Türkiye, peþ peþe çýkan kayýp çocuk haberleriyle sarsýlýyor. Minik Leyla’nýn kaybolduktan 18 gün sonra cansýz bedeninin bulunmasýyla derin bir yas ve öfke bulutu çevreyi kapladý. Leyla yalnýzca 4 yaþýndaydý ve annesi “Sütten baþka bir þey yemez içmez, ne olur ona süt verin” demiþti. Öyle ya, Leyla daha bir süt kuzusuydu ve ilk tespitlere göre açlýktan hayatýný kaybetmiþti.
Çok deðil, Leyla’nýn acý haberini almadan birkaç gün önce 29 Haziran’da ateþ Ankara’ya düþtü ve bir haftadýr kayýp olan 8 yaþýndaki Eylül Yaðlýkara’nýn cansýz bedenine ulaþýldýðý açýklandý. Tüm Türkiye yüreði kanarken, gözler son birkaç gün içinde kaybolan çocuklarda: Hatay’da 6 yaþýndaki Ufuk Tatar, Diyarbakýr’da 14 yaþýndaki Yusuf Yýlmaz, Siirt’te 15 yaþýndaki Salih Oral…
Peki ne oluyor da çocuklarýmýz birer birer kayboluyor, üstelik umutla bekleyen yüreklere birer birer acý düþüyor… Çocuklarýn kaçýrýlmasýna sebep olan etkenler neler? Haberturk.com olarak iþi tüm boyutlarýyla ele aldýk. Çocuklarý kaçýranlarýn psikolojisinden yola çýktýk, ailelerin çocuklarý nasýl korumasý gerektiðine uzanan bir dosya konusu hazýrladýk.
" Bu sapkýnlýklar hep vardý belki, ama sanki son yýllarda bu sapkýnlik, vahþet daha da arttý...
Gün geçmiyor ki bir sapkýnlýk haberi duymayalým...
Ve failler çoðunlukla tanýdýk ve umulmayan kiþiler;
Komþusu,
Amcasý,
Öðretmeni,
Evinin anahtarý verilecek kadar güvenilen kapýcýsý...
Dinini öðretsin diye emanet edilen Kuran kursu hocasý...
Annenin sevgilisi....
Hedef ise ayný; korumasýz, saf, temiz, güzeller güzeli çocuklar.....
Kimler mi kusurlu;
Olaylarý küçümseyen, "münferit olay" diye tanýmlayan, "bir kere ile birey olmaz" düzeysizliði ile olaylarý tanýmlayan, "çocuk da istemiþtir" diyerek utanmazlýðýn zirvesine çýkan, hâla kalýcý bir tedbir almak için gayret göstermeyen yetkililer...
Sapýklara iyi hal indirimi uygulayan yargýçlar...
Wikipedi'ye, pekçok STK'nýn sitesine engellemeler getiren, ancak bu tür sapkýnlýklarý özendiren porno sitelerini kapatmakta çok geç kalan BTK....
Önleyici tedbirler alamayan kolluk güçleri
Çocuklarýný baskýcý bir tarzda yetiþtiren, onlarýn söylediklerine inanmayan, bu yöndeki tehlikeyi sezmeyen ebeveynler...
Þüphelendikleri durumlarda, koruma, kollama, ihbar mükellefiyetini yerine getirmeyerek, üç maymunu oynayan sýradan vatandaþlar...
Gerekli tepkiyi göstermeyen, Siyasi Partiler, STK'lar...
Kýsacasý az veya çok hepimiz...
O güzel gözlü, güzel yüzlü çocuklarýn baþýna birþey gelmesini istemiyorsak birþeyler yapmamýz lazým...
Öncelikle; Ýyi siyasetçi, görevine müdrik yönetici, sorumlu yurttaþ, önleyici tedbirler alan kolluk, öz denetimini yapabilen bir medya, iyi ebeveyn olmak zorundayýz...
Ve de andýmýzýn þuurunda; "Yasam, küçüklerimi korumaktýr..." diyebilmeliyiz..."
Alýntýdýr
KAÇIRILMA VAKALARI NEDEN BU KADAR ARTTI?
Dr. Öðr. Üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmaný Herdem Aslan Genç, çocuk kaçýranlarýn psikolojisiyle ilgili önemli ipuçlarý veriyor:
“Kayýp çocuk” ihbarlarýnýn ilkbahar-yaz aylarýnda artýþ gösterdiðini biliyoruz; ancak son yýllarda hem ülkemizde hem de dünyada çocuk kaçýrýlma vakalarý arttý. TÜÝK verilerine göre 2008’den bu yana ülkemizde 100.000’den fazla çocuk kayýp olarak bildirildi. Çocuk kaçýrýlmalarý en çok cinsel istismar, cinsel sömürü, yasa dýþý evlat edinme, fidye amaçlý ve aileler arasý ya da aile içi husumet nedeniyle oluyor. Nedenlerine gelince; tüm dünyada þiddet arttý, insanlar hem ekranlarda hem de gerçek yaþamlarýnda þiddetle daha iç içe yaþýyor. Her türlü þiddet ve istismar cezalarýnýn caydýrýcýlýk durumu da çok önemli. Her þiddet davranýþýnýn, bir sonrakinin habercisi olduðu unutulmamalý.
ÇOCUK KAÇIRMANIN PSÝKOLOJÝSÝ NEDÝR?
Çocuk kaçýrma olaylarýna karýþan kiþilerin profillerine bakýldýðýnda, çoðu orta yaþ ya da altýnda ve erkekler. Önemli bir kýsmýnýn daha önce suç kaydý bulunmakta, özellikle çocuk kaçýrma suçu iþleyenlerin tekrar bu suçu iþleme olasýlýðý yüksek. Ancak çocuk kaçýrmanýn, çocuk istismarýnýn bir hastalýk deðil, çocuðun bedensel ve ruhsal dokunulmazlýðýna karþý iþlenen bir suç olduðu unutulmamalýdýr. Çocuklar sadece yabancýlar tarafýndan deðil, tanýdýklarý kiþiler tarafýndan da kaçýrýlmakta.
Saldýrganlarýn normal insanlardan farklý, ruh hastasý, alkolik, serseri olduðunu düþünmek bu suçlularýn toplum arasýnda daha kolay gizlenmesine neden olmakta. Oysaki saldýrganlarýn çoðu bunun bir suç olduðunu bilir ve uygun önlemleri alabilecek kapasiteye sahiptirler. Çocuklara nasýl yaklaþmasý gerektiðini planlarlar. Çocuklar kolayca güven duyduklarý, korkutulabildikleri ve kandýrýlabildikleri için bu saldýrganlar tarafýndan daha çok seçiliyorlar.
ÇOCUÐU KORKUTARAK KORUMAYA ÇALIÞMAK YANLIÞ!
Nesiller boyu aþina olduðumuz bir durum vardýr. Anne-babalar çocuklarýna “Bak seni abiye veririm”, “Bak seni yabancýlar alýp götürür” gibi korku senaryolarýyla öðüt verir, korkutur. Korkuyla çocuðu korumak konusunda Dr. Herdem Aslan Genç, ebeveynleri uyarýyor:
“Çocuðu güvenli bir ortamda yetiþtirmek, tehlikeler konusunda yaþýna uygun þekilde bilgilendirmek lazým. Bu noktada kaçýnýlmasý gereken tutum, çocuðu korkutarak korumaya çalýþmaktýr; korkak, tedirgin çocuk daha kolay kandýrýlabilir. Aþýrý endiþeli bir tutum takýnýrsanýz, çocuk sizi endiþelendirmemek için tehlikeli durumlarda sessiz kalabilir. Ailelerin çocuklarýnýn ‘hayýr’ demesine müsaade etmeleri, o istemiyorsa yakýnlarý bile olsa baþkalarýný öpmesi, sarýlmasý için ýsrarcý olmamalarý gerekir. Dýþarýda taþkýnlýk yaptýðýnda “Sokakta baðýrýlmaz” gibi söylemlerde bulunmamalarý önemli.”
SOSYAL MEDYADA ÇOCUÐUNUZLA ÝLGÝLÝ PAYLAÞIMLARA DÝKKAT!
Anne-babalarýn çocuklarýna öðretmeleri gereken þey, yabancýlara karþý nasýl davranýlmasý gerektiði. Güvenli olan ve olmayan yetiþkinler, güvenli olmayan mekânlar çocuða anlatýlmalý. Çocuðun ismi eþyalarýnýn üzerinde görünür yerlerde yazýlmamalý. Sosyal medyada çocuklarýn resmi, okulu, ev adresi belli olmamalý. Kaybolma senaryolarý uydurulup, “Böyle bir durumda ne yapardýn?” sorusuna çocukla birlikte çözüm aramak, çocuðun sorun çözme becerisini arttýrýr. Bu senaryolarda çocuða baðýrmayý, çýðlýk atmayý, yardým istemeyi öðretmek faydalý olur.
“BENÝM ÇOCUÐUMUN BAÞINA GELMEZ” DEMEYÝN!
Anne babalar eðer çocuklarýnýn fotoðraflarýný paylaþmak istiyorsa, bu paylaþýmlarýn güvenliðini de saðlamalarý gerekiyor. Kolaylýkla ulaþýlabilen bir sosyal medya sayfasýndan çocuðunuzun görünümü, adý-soyadý, anne babasýnýn adý, evinin nerelerde olduðu, hangi okula gittiði anlaþýlabiliyorsa bu çocuðun güvenliði açýsýndan riskli bir durum oluþturur. “Benim çocuðumun baþýna gelmez” ya da “Benim çocuðum akýllýdýr, baþýnýn çaresine bakabilir” diye düþünmek hata olur.
ÇOCUÐUNUZA SOYADINIZI, TELEFON VE ADRESÝNÝZÝ ÖÐRETÝN!
Aileler çocuklarýnýn nerede, ne zaman ve kimle olduðunu bilmeliler. Çocuklarýn soyadýný öðrenmesi, anne babasýnýn isimlerini bilmesi gerekir. Çocuklarýna acil telefon numaralarýný, kabaca adresini öðretmeleri gerekir. Bir çocuðun fiziksel gücüyle bir yetiþkini yenmesi mümkün olmayabilir ama ona tehlikede hissettiðinde ýsýrmayý, tekme atmayý öðretirseniz bu çevredeki güvenli yetiþkinlerin dikkatini çekmesini saðlayabilir.
“CÝNSEL EÐÝTÝME ÖNEM VE ZAMAN VERÝLMELÝ”
Psikolog Deniz Ergül ise cinsel eðitimin ne denli önemli olduðu konusuna dikkat çekiyor.
Son yýllardaki çocuk kaçýrma ve istismar olaylarýndaki artýþýn en önemli nedeni eðitimsizlik. Ayrýca medya iletiþim araçlarýnýn sorumsuz ve kontrolsüz bir þekilde yanlýþ bilgi yaymasý da eðitimsizliðin eyleme geçmesini cesaretlendiriyor, kolaylaþtýrýyor. Özellikle kendini din eðitimcisi olarak tanýmlayan ve maalesef toplumu etkileyen kiþilerin bu konuda verdikleri beyanlar artýþa neden olan faktörlerden biri. Bu konuda özellikle siyasi kiþilerin çocuk tecavüzü ile çocuk kaçýrma olaylarý konusunda net ve kesin tavýrlar içinde olmasý gerekli. Caydýrýcý ve sert kanunlar çýkarýlmalý. Cinsel eðitime önem ve zaman verilmeli. Özellikle erkeklerimizin çocukluktan yetiþkinliðe geçen dönemde abartýlý ve yanlýþ cinsel bilgilerle donatýlmasý önlenmeli.
Aileler çocuklarý ile daha fazla zaman geçirmeli. Oyun çocuða en fazla bilgiyi verebileceðimiz alan.2 yaþýndan itibaren çocuklara vücutlarýnýn belirli bölgelerine kimsenin dokunamayacaðý öðretilmeli. Ýyi ve kötü dokunmalarý ayýrt etmeleri saðlanmalý. Ayrýca en önemlisi böyle bir istismar karþýsýnda ebeveynlerine þikayet edebilecek kadar güven içinde hissetmeliler. Bu konuda herkesin iþbirliði içinde hareket etmesi gerekiyor. Hukukçular, pedagoglar, din eðitimcileri, siyasetçiler, aileler…
ÇOCUÐU SOSYAL MEDYADA KONU MANKENÝ YAPMAYIN!
Görüþüne baþvurduðumuz her uzman çocuk mahremiyeti ve sosyal medya iliþkisi konusunda ayný fikirde. Psikiyatrist Prof. Dr. Asena Akdemir, “Çocuk mahremiyeti çok önemli, maalesef çocuk pornosu bir sektör oldu. Sosyal medya hayatýmýzýn her alanýnda, çocuklarýmýzý onlarýn bu konuda söz hakký oluncaya kadar sosyal hesaplarýmýzda konu mankeni haline getirmemek gerekiyor. Hayvan ya da çocuk tecavüzlerinden korunabilmek için cinsel eðitim elzem ve bunun yanýnda yasalarýn hafifletici sebep diye esnetilmemesi gerekiyor. Hayvan ve çocuklara sahip olduðumuz mallar þeklindeki bakýþ açýsýnýn deðiþmesi gerekiyor. Bu tür suçlar da genellikle kendi etrafýmýzdaki insanlar tarafýndan iþleniyor. O zaman çevremizdeki sorun ne, bir de bununla ilgilenmek gerekiyor” açýklamasýnda bulundu.
KAÇIRILMA VAKALARI ARTTI AMA YAPILAN HABERLER DE ARTTI!
Çocuk Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Þaziye Senem Baþgül’den görüþ istediðimizde, olayýn bir de medya boyutuna dikkati çekti. Baþgül, “Kaçýrýlma vakalarý artmýþ olabilir ama kaçýrýlma vakalarýnýn artmasýndan çok artýk haber yapýlmasýnýn artmýþ olduðunu düþünüyorum” dedi. “Çünkü Eylül'ün ve Leyla'nýn kaçýrýlma olaylarýndan bahsederken, bir dernekten alýnan kayýp çocuklarýn olduðu fotoðraflarýn yayýnlandýðý bir haber de paylaþýldý, ki biz zamanýnda bu haberleri çok da net duymamýþtýk aslýnda. Bu nedenle konuþabilmemiz ve paylaþmamýz da arttý beraberinde diye düþünüyorum. Benim görüþüm bu yönde ama kaçýrýlma da artmýþ olabilir bir miktar.”
“KENDÝ YAÞADIKLARINI BAÞKA ÇOCUKLARA YAPIYOR OLABÝLÝRLER”
Birincisi toplumda tedavi edilmemiþ ruhsal hastalýðý olanlar var. Çocuk kaçýran kiþilerin öncelikli olarak ruhsal saðlýklarýnýn iyi olmadýðýný, bu kiþilerin de geçmiþte kendi travmalarý-tacizleri olduðunu ve bunlarýn ileri yaþlarda psikopatça tekrarladýðý ve tedavi edilmeden bu yaþlara geldiði için nüksetmesi sonucu bazý çocuklara kendine uygulananlarý uygulamanýn bir sonucu olabileceðini düþünüyorum ilk baþta. Bir diðeri; kaçýrýlma olaylarýnda kaçýranýn psikopat ve ruh saðlýðý bozuk insanlar olmasýnýn yaný sýra bazen bu kaçýrýlmalar intikam alma, fidye istemek ya da çocuklarý çalýþtýrmak ve ticari amaçla kullanmak gibi niyetlerle de olabiliyor veya çocuðun bazý terör gruplarýna hizmet etmesi amaçlanabiliyor, yani kaçýranlarýn siyasi amaçlarý olabiliyor. Bunlarýn da göz önünde bulundurulmasý gerekir. Bir diðeri de cinsel suç iþleyen kiþilerdir, ki bu kiþiler çocuklarý taciz amaçlý kaçýrýrlar.
Yine belki de bizim çok rahat düzeltebileceðimiz bir ayaðý da var ki ailenin ihmal ettiði ya da iyi iletiþim kuramadýðý çocuklarýn bir arayýþ için kendi kaçmalarý ve bazý kiþilerin de kaçma olayýndan fýrsat bulup yararlanmasý da sebepler arasýnda sayýlabilir. Yani çocuðun aile içerisinde iyi bir iletiþimi yoktur, aile içinde belki kendisi þiddet görüyordur ve zaten evden kaçmaya meyillidir. Kötü niyetli bir insanla da karþýlaþýnca o çocuðu kaçýrmak daha kolay olabiliyor.
Bir diðer sebep ise; engelli olan, toplum içerisinde sýnýr zekada olan bir sürü çocuk var ve biz bu sýnýr zeka çocuklarý normalden ayýrt etmede genelde zorlanabiliriz. Bu çocuklarýn farký nedir? Daha saftýrlar, doðruyla yanlýþý kolay ayýrt edemezler, aslýnda dýþarýdan baktýðýnýzda normal görünen çocuklardýr ama çok kolay kandýrýlýrlar. Zaten taciz iþlemek gibi, tacize uðramak gibi birtakým þeyler de bu tarz çocuklarýn baþýna geliyor. Bu çocuklarý kandýrmak, iyi vaatlerde bulunarak kaçýrmak daha kolay oluyor. Biz toplum olarak bu çocuklarýn eðitimini iyi üstlenmezsek, aileler bu çocuklara yeterince sahip çýkmazsa maalesef kaçýrýlmaya da aday çocuklar olabiliyorlar.
Yine bir çocuðun herhangi bir suçun iþlenmesine tanýk olmasý da o çocuðu kaçýrmaya sebep olabiliyor. Yani çocuk iþlenen bir suçu gördü, suçu iþleyen kiþi o çocuðu kaçýrabiliyor. Bunlar da birer sebep olabiliyor açýkçasý.
Yer Ýmleri