Alıntı Originally Posted by smyrks1453 Yazıyı Oku
Sayın Usta
bu konudaki bilgilendirmeniz için teşekkür ederim
bilançoya bakınca üç ana kriter var
1-amerika;zarar ediyor,bence kapatılmalı ve burdan yönetilmeli veya bayiilik sistemine dönülmeli
2-enflasyon muhasebesi bize zarar eriyor
3-ena bölgesi pazarlama zor
buna rağmen pam ve diğer ürünlerin bitmesi çok iyi
argeye daha az harcama olacak
kamu kurumlarının amerikan israil ürününü bırakacaktır.
2027 regülasyonlar bize yarayacak
bence bu şirketi ilerde satacaklar
bu düşüncelerime ne dersiniz.
saygılar
[B][B]BU DÜŞÜNCELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR
Merhaba,

1- Ben de Amerika pazarında beklenen başarıya henüz ulaşılamadığı kanaatindeyim. Bunun birçok nedeni olabilir; şu aşamada bu detaylara girmeyeyim ama orada tamamen görünmez olmamanın, stratejik ve prestij açısından hâlâ değerli olduğunu düşünüyorum.

Amerika operasyonunun maliyet tarafındaki en önemli kalemi insan kaynağıdır. Sanırım bu kalem şu an minimum seviyede Bunun dışında bir çok yöntem vardir. Uzaktan çalışma ve prim bazlı iş modelleri zaten fiilen uygulanıyor sanırım.

Amerika özelinde, doğrudan ürün satışı yerine partnerlik, white-label veya OEM (ürünün başka bir marka altında sunulması) gibi modellerin öne çıkması da rasyonel görünüyor, bunları da yapıyor olabilirler. Bu tür satışlar, konsolide finansallarda farklı kalemlerde görünebildiği için de Amerika pazar performansı olduğundan daha zayıf algılanabiliyor. Mesela PKWare senin ürününü kendi etiketiyle satınca, bunu Kron Istanbul satmış gibi görünebiliyor. Bu yüzden aslında o kadar büyük zarar etmiyor da olabilir.

CyberArk ve bazı Amerikan menşeli PAM oyuncularının pazarı domine ettiği düşünüldüğünde; DDM, Telemetri ve AAA gibi farklılaşma sağladığımız ürünlerle girmeyi deneyip PAM'ı çapraz satışla (cross-sell) konumlandırmak da gerçekçi bir strateji olabilir. AAA kısmını zaten bu sene denemişlerdi, inşallah olumlu sonuçlar alınır. PAM'ı kaçırdık diye, hepsinden vazgeçmek de çok akıllıca olmayabilir. Kaldı ki, AAA ve Telemetri de bu kadar Kron üstünlüğü varken.

Amerika'da nereden baksan 10 yıla yakın bir tecrübe birikimimiz var ve en güçlü tecrübeler, en büyük hatalardan elde ediliyor.

Bu nedenlerle, Amerika'dan tamamen çıkmak yerine; sınırlı kadro, güçlü partnerlikler ve stratejik iş birlikleriyle pazarda kalınmasının daha doğru olduğu kanaatindeyim ki Zeynep Hanım da zaten stratejik iş birliği arayışını dile getirmişti.

2- Enflasyon muhasebesi şirketi operasyonel olarak zarar ettirmiyor; ancak muhasebe kârı ile nakit oluşturma kapasitesi arasında geçici bir ayrışma oluşturuyor. Bu durum, tıpkı abonelik modeline geçişte olduğu gibi, kısa vadede kârlılığı olduğundan daha zayıf gösterebiliyor. Bu, büyük ölçüde kâğıt üzerinde oluşan sanal bir etkidir.

3- EMEA bölgesinin pazarlama açısından zor olduğu görüşüne katılmıyorum. Aksine; son dönemde artan güçlü partner ağı, geçmişten gelen telekom referansları ve bölge ülkelerinin regülasyonların sertleşmesi bu bölgeyi daha erişilebilir kılıyor. Kron yönetim kadrosuna, bu bölgede oldukça tecrübeli kişilerin eklenmesi de agresif bir pazarlama amaçlandığı fikrini oluşturuyor.

Ayrıca bazı ülkelerde ABD ve İsrail menşeli ürünlere karşı oluşan çekinceler, Türkiye merkezli çözümlere karşı görece bir empati meydana getiriyor. Pakistan gibi ülkelerdeki güçlü referansların da bu bölgeye olumlu yansıma potansiyeli bulunuyor. Bu nedenle kısa ve orta vadede EMEA'da, Amerika'ya kıyasla daha hızlı ölçeklenmek mümkün görünüyor.

4- PAM veya diğer ürünlerin "bittiği" gibi bir durum söz konusu değil. Yazılım dünyasında bir ürünün 3-5 yıl bile evrilmemesi ciddi rekabet kaybına sebep olur.

Telemetry Pipeline gibi ürünler, yıllar öncesinden gelen dağıtık mimari birikiminin sonucudur. Önümüzdeki dönemde bu ürünlerin; yapay zeka, NHIM (Non-Human Identity Management) ve AI-Agent erişimleri gibi alanlarla desteklenmesi kritik önemdedir. NHIM-PAM ve AI-PAM Agent gibi çözümler mutlaka gündemde olmalı.

5- Kısa vadede Ar-Ge harcamalarını kısmak net kârı artırabilir; ancak orta ve uzun vadede şirketin rekabet gücünü zayıflatır. Yazılım şirketleri için Ar-Ge, bir maliyet kaleminden ziyade varlıklarını koruma mekanizmasıdır. Ar-Ge'nin olmaması bir "ölüm fermanıdır".

6- Kamuda yerli ürün kullanımına geçiş uzun süredir adım adım ilerliyor. Kritik alanlarda Kron ürünleri zaten yaygın şekilde kullanılıyor. Mevcut yabancı çözümler, sözleşme süreleri bitene kadar -3-5 yıl neyse- kullanılmaya devam edebilir; ancak yeni alımlarda yerli çözümlerin tercih edilmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu arada Kron dışında yerli alternatifler de var elbette; küçük şirketlerin bazıları Kron'un operasyonel tercihlerinden dolayı onlara kayabilir.

Yabancı üreticilerin bu yaşadıkları sıkıntılı durumu farklı yöntemlerle aşma çabaları olabilir; ancak bu kolay bir süreç değil.

7- 2027; regülasyonların tam anlamıyla devreye girdiği ve Zeynep Hanım'ın da belirttiği gibi serbest nakit akışının iyileşmesinin beklendiği bir yıl olarak öne çıkıyor. Kamu satışları önemli olmakla birlikte, orta-uzun vadede asıl büyümenin özel sektörden gelmesi gerektiğini düşünüyorum.

8- Şirket satışı, ancak yeterli ölçek ve nakit üretimi sağlandıktan sonra anlamlı bir stratejik opsiyon haline gelir. Mevcut aşamada, ürün kalitesinin ve pazar karşılığının finansallara daha net yansıması gerekir. Ondan sonra bu tür opsiyonlar gerçekçi şekilde değerlendirilebilir.

Başka bir deyişle; eğer satışın gerçekleşeceğini düşünüyorsan, ölçeğin büyüyeceğini ve ciddi serbest nakit akışı sağlanacağını da düşünüyor olmalısın.

Yatırım tavsiyesi değildir.