Farklý görüþler ortaya koyabiliriz. Bu "tartýþma"nýn doðasý gereðidir. Ama bu öfkeniz neden anlayamadým.
Ben sizin görüþünüze sadece "katýlamýyorum" dedim ve kendi görüþümü sundum.
"Boþ bir yazý", "bakýþ açýsý sakat", "ister beðenin ister beðenmeyin" gibi tepkiler vermeniz hoþ olmamýþ.
Hepimiz biribirimize bu tür tepkiler verirsek bu ortam eski kalitesini koruyamaz.
Biraz daha sakin lütfen.
Yazdýklarým "iþçi-memur = tasarruf etmeyenler" þeklinde algýlanmamalý.
Tasarruf eden çok dar gelirliler tanýdým (benim ailem dahil), ve tasarruf etmeyen yüksek gelirli insanlar da...
Bu konuya duygusallýktan arýnarak bakabilirseniz þu ankinden farklý düþüneceðinize eminim.
Þöyle bir hatýrlayýn 90'lý yýllarý.
Kredi almak diye bir þey yoktu. Herkes para biriktirerek bir þeyler alýrdý.
Ayaðýný yorganýna göre uzatan iþçilerin de memurlarýn da pek ala evi ve arabasý olurdu. Alýnabiliyordu yani.
Þimdi düþen faizlerle birlikte cebinde sýfýr lirasý olanlarýn (peþinat bile biriktirmeyenlerin) kredilere bodoslama atlayarak emlak ve otomobil piyasasýna talep göstermesi, fiyatlarý mantýksýz seviyelere yükseltti.
Anlatmak istediðim þeyin özü budur.
Ki zaten bu son 8-10 yýldýr herkesçe bilinen bir gerçek. Benim birdenbire ortaya attýðým sýradýþý bir sav deðil.




Yer Ýmleri