Kesinlikle. Tam da bu nedenden hýzlý yükselen faizler banka hisselerini tepe taklak eder. Tahvilin yanýna sabit faizli uzun vadeli kredileri de eklediðinizde... banka karlýlýðýna etkisi çok ciddi olur.
Tahvili alan ertesi gün satabilir. Tutuyorsa, para kazanmayý bekliyordur ve riskini de alýr. Tahviller ve daha da önemli AOFM fýrlarsa, eski yýllarda aldýklarý tahvillerin zararýna da hakettikleri gibi katlanýrlar.
Tahvili satacak olan bir banka. Alacak olan da bir banka. Satýcý, satmadan önce repoda kullanýyor (tahvili AOFM'den fonluyor). Alýcý, satýn aldýktan sonra yine repo yapýyor ve AOFM'den fonluyor. Deðiþen bir þey yok? Çünkü tahvili bireylere satmýyorlar; öyle bir talep yok. Bu nedenle, tahvillerin repo teminatýnda kullanýlmasý piyasa derinliðini düþürmez. Tam tersine, repoda kullanamadýklarý varlýklarý (mesela bir özel banka bonosu) almak yerine, fonlamasý hazýr bir ürünü almak her zaman yeðdir. Yani düþük iþlem hacmini repoyla iliþkilendireceksek bunun yönü olumlu þekilde olmalýdýr. Aslýnda, yukarýda dediðim gibi, yabancýnýn piyasadan çekilmesi ve TCMB'nin anlamsýz politikalarý tahvil hacmini düþürdü.



Alýntý yaparak yanýtla

Yer Ýmleri