
Originally Posted by
JonDowes
Kamu parayı hazineden direkt hibe olarak almıyor 90'lardaki gibi. GLP'den de almıyor; kavramları karıştırdınız. Birilerinin vergi ödemesi lazım, onlar bankalardan borç çekiyor. Bankalar da GLP'den... Bu mekanizma "kamu GLP'den para alıyor" demek değil. Vergi ödemesi gelen adam yurtdışından döviz getirip piyasaya satarak da ödeyebilir isterse. Yani kamu, GLP miktarını dolaylı olarak etkilese bile bu bilinçli bir mekanizma değil. Öyle olsaydı; borcun para basarak ödenmesi olurdu en nihayetinde. Kamu, kendi borcunu arttırıyor tahvil ihaleleri ile. Bu da teknik olarak kastettiğiniz anlama gelmez, likiditeyi ara sıra azaltsa bile. Sonuçta kamu borçlandığı parayı da dağ gibi bir kenara yığıp üstüne yatmıyor: harcıyor; yani sisteme geri sokuyor. Para sisteme girdiğinde de o 20 milyarlık likidite buharlaşmasının bir kısmı kondanse olarak sisteme gelir. Ancak para sisteminin büyümesi nedeniyle bire bir olmaz (likidite açığının orantısal olarak sabit kalması için salt değerinin artması lazım). Sanırım daha önce de yazmıştım: GLP miktarının 100-110-120 diye gitmesine bu kadar takılı kalmayın. Likidite açığı bir "politika". Bunun gerçek yönü için "GLP miktarı / bankacılık büyüklüğü" oranına bakın orta-uzun vadede. Gerçek "açık artışı" bununla ölçülür. Bankalar kadar hızlı büyüyemeyen bir açık; "kapanıyor" demektir. Cari açık mantığı gibi yani.
Yer İmleri