''45 dakika süren son Yüksek Askeri Þura kararý ile 624 albay, emekliye sevk edilmiþ. Evet, 45 dakika! Hal hatýr sorma, oturma yerleþme süresi düþüldüðünde, toplantý 30 dakika sürmüþ. Þuranýn diðer karalarýný bir kenara býrakýyorum. Sadece bu isimleri, jet hýzý ile saysanýz, 30 dakikada bitiremezsiniz. Bu isimlerin emekliye sevkedileceðini, ne kuvvet komutanlarý, ne Savunma Bakaný biliyormuþ. Listedeki isimlerden, Tayyip Bey’in de önceden haberi olduðu sanýlmýyor. O’nun da eline liste tutuþturulmuþ. Peki, listeyi hazýrlayan kim? Adý, “MENZÝL”e dönüþtürülmüþ FETÖ! Yani, dinden geçinenler...
Deniz Kuvvetleri’nde 3 Albay býrakýlmýþ. Sadece ÜÇ!
Þimdi biz, ORUÇ REÝS gemimizi, Doðu Akdeniz’e gönderip, Yunanistan baþta olmak üzere, bütün Avrupa’yý titretiyoruz ya!
Bu kararlardan sonra artýk bütün dünyayý titretiriz(!!!!). Ey benim milletim! Akýl ne zaman avdet edecek? ''
alýntý
Türkiye, kazýðýn her türlüsünü ayrý ayrý deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetiþen biri dünyanýn baþka bir yanýnda sýkýntý yaþamaz.
Re-twittlediklerim katýldýðým anlamýna gelmez!
Birde abd bidon çýkmýþ konuþmuþ.
Tersdende okuma yazmamýz olmalý demi ya.
Direkte bidon denene akdenizde senin ne iþin var?Süriye de ,Irak ta vb.
Bu adamlarýn þerefinden kuþku duyarým.
Oylar azalýnca baþka konularda ortaya atýlýyor.
Beka sorunu yaþayacak konuma bizler nasýl geldik?
Niye geldik?
BOP la alakasý varmý?
NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENEYERLÝ MALI YURDUN MALI HERKES ONU KULLANMALI
Tahsil cehaleti alýr, Eþeklik bakî kalýr: Aðrý Daðý'nýn zirvesinde çöp daðlarý býraktýlar!
Görüntülerde Aðrý Daðý'ndaki kamp alanýnda býrakýlan çöpler dikkat çekiyordu.
Ýslamoglu paylaþýmýnda; "Aðrý Daðý 4200 m kamp alaný.
Daðcýlar da bunu yaparsa iþimiz çok zor.
Bunu hangi belediye toplayabilir.2003 de zirve yapmýþtým.
Götürdüðümüzü geri getirdik. Zor deðil." ifadelerini kullandý.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/a...ar-295204h.htm
Kaynak Yeniçað: Tahsil cehaleti alýr, Eþeklik bakî kalýr: Aðrý Daðý'nýn zirvesinde çöp daðlarý býraktýlar!
NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENEYERLÝ MALI YURDUN MALI HERKES ONU KULLANMALI
Tamamý yerli üretimdi, sonu uçak fabrikalarý gibi oldu: Tuzla Jip Fabrikasý 2006 yýlýnda neden kapatýldý!
1990’da seri üretime geçen ancak 2006 yýlýnda kapatýlan, tamamý yerli üretim Tuzla Jip Fabrikasý’nýn neden kapatýldýðý akýllarda hala soru iþareti olarak kaldý...
Derleyen: Erman Çimen / Yeniçað
1988’de, Yýldýz Teknik Üniversitesi ve Türk Silahlý Kuvvetleri ortak projesi harekete geçirildi.Tuzla’da, “Askeri Jip Üretimi”…
*Ve Tuzla Jip Fabrikasý, 1990’da seri üretime geçti.
15 yýldan fazla sürede, çeþit çeþit; her ihtiyacý karþýlayan yerli 13 bin kadar askeri jip üretildi.
Ancak 2006’da hiçbir açýklama yapýlmadan üretim durduruldu…
Tamamý yerli olan Tuzla Jip’lerinin üretimine neden son verildi?
Tuzla üretimi askeri araçlar halen TSK’da kullanýlýyor.
Bu üretimlerin ayrýntýlarý, “askeri proje” olmasý nedeniyle saydamlýktan uzak tutuldu.
Üretimin neden durdurulduðunu deðil kamuoyu ve basýn; projede görev alan askeri ve sivil uzmanlar dahi anlayamadý, açýklayamadý.
Tuzla’da Jip’lerin üretildiði fabrika, 1954 yýlýnda, “Türk Willys Overland” adýyla kurulmuþtu.
Türkiye’nin ilk otomotiv fabrikasý sayýlan bu yerde, ABD’den getirilen parçalar yerli parçalarla montajlanarak sivil ve askerî amaçlý Jip, kamyonet üretiliyordu.
Fabrika daha sonra Türk Silahlý Kuvvetleri’ne devredildi.
1986 yýlýndan itibaren ‘T Model’ adýyla jiplerin yerlileþtirilmesi çalýþmalarýna geçildi.
1990’lý yýllarda da yüzde yüz yerli GT ve GTD Model olarak askerî jip üretimine baþlandý.
Araçlara ait marka tescili,*1995’te Türk Patent Enstitüsü tarafýndan ‘Tuzla 1013’ adý ve ‘T’ logosuyla yapýldý.
Ayrýca, Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi Genel Müdürlüðü’nden araç tip onay belgeleri alýnarak,*ihracat için gerekli þartlar elde edildi.
NE OLDU, NEDEN OLDU?“
Tuzla Jip Fabrikasý’nda üretime neden son verildi?”*sorusunu, bu iþin içinde olan kime sorarsak soralým, yüzlerinde anlamlý, hüzünlü bir ifade gördük.*
Yanýt hep ayný:“Bilmiyorum. Anlamadým.” Ama sanki biliyorlar, anlýyorlar da söyleyemiyorlar gibi…
Bu konuda, en açýk konuþan ve bilgilendiren isim, Yýldýz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliði Bölümü Öðretim Üyesi Prof. Dr. Rahmi Güçlü.
Kendisi, Tuzla Fabrikasý’nda yerli jip üreten ekibin içinde yýllarca görev üstlenmiþ bir mühendis ve akademisyen…
“Neler oldu? Neden oldu?
Tuzla Jeep Fabrikasý’nýn yerli üretimi neden durduruldu?” sorusuna yanýt verirken, “Bu konuyu yetkililer de bilmiyor. Yanýtý ancak üst düzey makam ve yetkililer verebilir, onlara sormak lazým.
Ordu’nun bir konsept deðiþikliði yapacaðý, imalat sektöründen çýkacaðý, farklý bir konsepte gireceði þeklinde bir düþünce ifade ediliyordu.
Bu fabrikada üretimin durdurulacaðý, hatta fabrikanýn kapatýlacaðý zaten sürekli konuþulan bir þeydi.
Birileri bu iþten memnunken, birileri de rahatsýz olmuþ olabilir” diyerek söze baþlayan Prof. Güçlü þöyle devam ediyor: “Ýmalat kolay iþ deðil.
Yatýrým, risk gerektirir. Herkes bunu göze alamýyor.
Çoðu sanayici bundan kaçýnýyor, ithalat kolaya geliyor.
TSK da bugün ithal ediyor…
Bizim yapmaya, gerçekleþtirmeye çalýþtýðýmýz; yerli olarak ürettiðimiz ama her seferinde içeriden ve dýþarýdan önümüzün kesildiði onlarca proje var.
Devrim arabalarý bir örnek…
Benzin unutuldu diye proje iptal edilir mi?
Buna kim inanýr?
Türkiye uçak yapýp Hollanda’ya ihraç ettiði zaman da proje durduruldu.
Dýþ güçler engel oluyor ama tabii içerden de onlara destek olanlar çýkýyor.
”“Tuzla Fabrikasý, Türkiye’nin yerli malý ilk seri üretim otomotiv fabrikasýdýr.
Burada 4 x 4 yerli askeri arazi araçlarý üretildi, 15 farklý model…
Komutan aracý, personel aracý, mobil silah araçlarý, ambülans…
Ben kesin cümlelerle þunu ifade edeyim: Bu projede geldiðimiz noktada ürettiðimiz araçlar, teknolojik açýdan, yurtdýþýndan ithal edilen araçlardan çok daha üstündü.
Ýthal taþýtlarýn týrmanamadýðý eðime bizimkiler týrmanýr…
“SORUÞTURULMASI GEREKÝR”
Türkiye’nin ilk ulusal yer gözlem uydusu Göktürk-2 projesinde de yer alan Prof. Dr. Rahmi Güçlü, 2006 sürecini*“üzücü bir nokta”*olarak nitelendirirken ve*“Yetkililer tarafýndan araþtýrýlmasý, niye böyle olduðunun soruþturulmasý, sorgulanmasý gerekir”*derken, mevcut sistem ve altyapýnýn farklý bir açýdan ele alýnabileceði, üretime tekrar baþlanabileceði mesajýný veriyor:
“Bugün milli uydumuz Göktürk-2’nin üretilmesi ne kadar önemliyse,
1990’lý yýllarda yerli bir askeri araç tasarlamak ve üretmek de o kadar önemliydi, bugün de halen çok önemli.Bu projenin kahramanlarý var:
Ben o zamanlar Yýldýz Teknik Üniversitesi Araþtýrma Görevlisi olarak ekipteydim.
Bir avuç Türk mühendisin ve komutanýn örnek gösterilecek baþarýsýdýr bu.
Ders kitaplarýna, tarihe not düþülecek bir konudur.
TSK açýsýndan stratejik önemi çok büyük bir proje ve üretimdi.Ben inanýyorum ki bugün bile böyle bir yerli üretim olanak ve teknolojisine sahip fabrika pek yoktur.
O tarihte vites kutusu hatalarý, orada kurduðumuz deney setiyle tespit edilebiliyor ve böylece tüm vites kutusu hatalý diye çöpe atýlmýyordu.
Her ihtiyaç ya fabrikada üretildi veya iç piyasadan temin edildi.
Üretilen araçlarýn maliyeti, ithal edilenlerin maliyetinin çok altýndaydý.
”“DÜNYA MARKASI JÝPLERÝMÝZ OLABÝLÝRDÝ”
“Yurtdýþýna, ithalata harcanan paranýn çok daha az bir bölümü bu projenin yürütülmesine ve geliþtirilmesine harcansaydý bugün dünya markasý jiplerimiz olurdu”*diyen Prof. Rahmi Güçlü þöyle konuþuyor:
“Böyle bir kabiliyet var, böyle bir baþarý yakalanmýþ. Memleketi, ulusal çýkarlarý düþünen komutanlarýn baþlattýðý bir proje…
Ýrade meselesi…
Bu araçlarý tatbikatlarda gören, satýn almak isteyen Ýran, Pakistan gibi ülkeler oldu.
O dönemde mevzuat elvermedi.
Üretim devam etseydi, sivil ihtiyaçlara yönelik talepler de karþýlanabilirdi.
Üretim durduruldu ama fabrika yerinde…
Parça üretiliyor, mevcut askeri araçlara lojistik destek sürüyor.
Orasý daha verimli hale nasýl gelir, imalat yapýlabilir mi, gözden geçirmek lazým.
Ýnsanýmýz çalýþkandýr, beyin gücümüz de var.
Ýrade ve teþvik gerekiyor.Bu ülkenin baþaramayacaðý hiçbir þey yok.*
Tuzla Jeep Fabrikasý’nda Jeep üretiminin durdurulmasý, ülkemize yapýlan en büyük kötülüklerden biri olup soruþturulmasý gereken bir husustur.
”GÝZLÝ KALAN BAÞARI“
Ülkemizde, Tuzla’da üretilmiþ askeri jiplere iliþkin baþarý gizli kalmýþtýr.
Türkiye’de yerli araba üretimi denilince, ilk akla gelen Devrim otomobilleridir.
Daha sonra da, Anadol’larýn kýsa macerasý hatýrlanýr.
Devlet yetkililerimiz dahil birçok kiþi yerli otomobil yapacak babayiðitler aramaktadýr.
Ne yazýk ki bu araçlarý üretmiþ babayiðitleri bilen yok” diyen Prof. Güçlü þöyle devam ediyor:“Oysa, Türkiye’de, 1988-2006 yýllarý arasýnda, YTÜ iþbirliðiyle, Kara Kuvvetleri Komutanlýðý 1013. Ordu Donatým Ana Tamir (Tuzla Askeri Jip) Fabrikasý’nda*“Tuzla 1013”*markasýyla on bin’in üzerinde yerli askeri jip tasarlanmýþ ve seri olarak üretilmiþtir.
Yani bu jip projesinin yönetimi, tasarýmý ve imalatý tamamen ülkemize aittir.
Türkiye için övünç kaynaðý olan bu baþarý hikayesini, ne yazýk ki Ordumuzun içerisindeki küçük bir grubun ve otomotiv sektöründeki bazý duayenlerin dýþýnda kimse bilmemektedir.*
Daha da acýsý, bu yerli jiplerin üretimi 2006 yýlýnda anlaþýlmaz bir þekilde durdurulmuþtur.
Dolayýsýyla,*‘Yerli araç üretemiyoruz’*iddialarý yanlýþtýr.”“Bu askeri jiplerin geliþtirilmesi projesinde üniversite-sanayi iþbirliði kapsamýnda görev aldým.
Bugün Türk Silahlý Kuvvetleri’nin envanterinde, 10 binden fazla yerli askeri jip ve mobil silah yer alýyor; hâlâ kullanýlmakta olan bu araçlarý kýþlalarda ya da törenlerde görebilirsiniz.
Bugüne kadar bu jiplerin kamuoyu tarafýndan bilinmemesi, askeri bir proje olmasýndan kaynaklanýyor.
”“Hem yerli araç olarak, hem de üzerine yerleþtirilen farklý silah platformlarýyla mobil silah olarak, askeri açýdan büyük stratejik öneme sahip Tuzla jiplerinin baþarýsý ve kalitesi, gerçekleþtirilen testlerle ve yapýlan bilimsel çalýþmalarla kanýtlandý.
Yurtdýþýndan ithal edilen emsal araca göre teknik açý- dan daha üstün ve çok daha ucuza mal olmasýna raðmen, üretimin neden durdurulduðunun yetkili makamlarca araþtýrýlmasý gerekiyor.
”“DEVRÝM ARABALARININ BAÞINA GELEN JÝPLERÝNDE BAÞINA GELDÝ”
Bu askeri jiplerin ve mobil silah platformlarýnýn geliþtirilmesi projelerinde, Fabrikanýn komutanlarýndan Tuðgeneral Rumi Özyalçýn, mühendislerden Albay Sabahattin Ergönenç, Bnb. Hamdi Akgül, Yzb. Tevfik Zengin, Yzb. Mevlüt Yerlikaya, Yzb. Süleyman Yangýnlar, birçok subay, astsubay ve sivil personel ile YTÜ’den Prof. Necati Tahralý öncülüðünde, kendisiyle birlikte, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Ýsmail Yüksek, Prof. Dr. Ahmet Topuz, Prof. Ýrfan Yavaþlýol ve Makina Müh. Bölümü’nden bazý öðretim elemanlarýnýn yer aldýðýný ve halen hayatta olduklarýný belirten Prof. Dr. Rahmi Güçlü, asker ve sivil Türk mühendislerin baþarýlarýyla, 15 farklý model yerli askeri aracýn üretildiðini
vurguluyor.
Özellikle,*Tuzla 1013 markalý GT Model Jip’in vites kutusuyla ilgili çalýþmalarýn kendi doktora tezi konusu olduðunu, süspansiyon sistemiyle ilgili çalýþmalarýn da Prof.Dr. Ýsmail Yüksek’in doktora tez konusu olduðunu ifade eden Güçlü, “Devrim arabasýnýn baþýna gelenlerin Tuzla askeri jiplerinin de baþýna geldiðini ve ayný kaderin yaþandýðýný”*belirtiyor.
Tuzla Askeri Jiplerini Geliþtirme Projesi’nde, motor dahil tüm parçalarýn Türkiye’de üretildiði, özellikle vites kutusu, arazi diþlileri, diferansiyel mekanizmasý, þaftlarý ve diðer aktarma organlarý, þasi, kaporta, iç ve dýþ tüm aksamýn K.K.K. 1013. Ordu Donatým Ana Tamir Fabrikasý’nda yerli olarak üretildiði belirtiliyor.
Prof. Güçlü,*“3, 4 ve 5 vitesli bu araçlar, sadece komuta kontrol aracý olarak deðil, savunmaya yönelik silahlý mobil araç haline dönüþtürülerek, üzerine havanlar, tanksavarlar ve çeþitli tip silahlar yerleþtirilerek de kullanýlmýþtýr.
Bunlarla birlikte, bu araçlara radar sistemleri ve haberleþme amaçlý sistemler de monte edilmiþtir.
Bu araçlar, þasileri büyütülerek, personel taþýyýcý, ambulans ve cenaze araçlarý olarak da tasarlanmýþ ve üretilmiþtir.
Bu tip araçlar, Ordumuzun talebine göre üretilerek hem ihtiyaç karþýlanmaya, hem de yurt dýþýna baðýmlý olmaktan kurtulmaya çalýþýlmýþtýr” diyor.
"BÜYÜK TASARRUF SAÐLANMIÞTI"
Prof. Dr. Rahmi Güçlü, “Yurtdýþýndan ithal edilen araçlarla,*Tuzla 1013*markasý ile üretilen araçlar arasýnda bir karþýlaþtýrma yapýldýðýnda, Türkiye’de teknik özellikleri ve kabiliyetleri açýsýndan çok daha üstün bir araç üretildiði görüldü. Bu araçlarýn maliyeti, ithal edilen araçlarýn maliyetinin, modeline göre, yaklaþýk dörtte biri veya beþte biriydi.
Büyük bir tasarruf saðlanmýþtý.
Bu jiplerle ilgili yapýlan projelerin ve testlerin sonuçlarý, gerek üniversitede hazýrlanan lisansüstü tezleriyle, gerekse Silahlý Kuvvetler Dergisi’nde, bilimsel konferanslarda ve basýn yayýn organlarýnda yayýmlanan makale ve yazýlarla belgelendi.
Bu bilgi ve belgeler, Tuzla Askeri Jip Fabrikasý’nda mevcuttur” diyor ve ekliyor:
“Benzin konulmasýnýn unutulduðu söylenerek yapýmý durdurulan Devrim arabalarýna niçin daha sonra benzin konularak çalýþtýrýlmadýðýný milletçe anlayamadýðýmýz gibi, binlerce adet üretilen Tuzla askeri jiplerinin üretiminin durdurulmuþ olmasýný da anlayabilmiþ deðiliz.
Bugün farklý bir isim (K.K. Lojistik Komutanlýðý 7. Bakým Merkezi Komutanlýðý Fabrikasý) ve iþlevle çalýþmakta olan bu askeri fabrikada, o günün þartlarýnda bir avuç azimli ve vatansever insanýn her türlü riski göze alarak elde ettiði, bu içimizi burkan baþarý hikayesi, tarih ve ders kitaplarýna girecek ve gençlere örnek gösterilecek kadar önemlidir.
Devrim Arabasý’nýn filmini sinemada içimizi burkarak seyretmiþtik ama bu fabrikada içimizi binlerce kez burkacak ve çok sayýda film yapýlabilecek gerçek hikayeler mevcuttur.
Bu fabrikada var olan yüzde yüz yerli askeri araç ve mobil silah üretimi yeteneðimizi kaybederek yeniden yurtdýþýna baðýmlý hale gelmemiz, ülkemiz adýna çok büyük bir kayýptýr.”Fabrikanýn Milli Savunma Bakanlýðý ya da Savunma Sanayi Müsteþarlýðý’nca ele alýnýp, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý’na devredilmesinin ya da TSK Güçlendirme Vakfý’nýn TUSAÞ ve ASELSAN örneklerinde olduðu gibi, yerli sanayici ile birlikte otomotiv endüstrisine ve ekonomiye kazandýrýlmasýnýn uygun olacaðýný belirten Prof Güçlü,*“fabrikaya sahip çýkýlýrsa”*gerekli revizyonlarla, bu araçlarýn üretimine tekrar baþlanabileceðine dikkat çekiyor. Prof.Dr. Rahmi Güçlü,“Türkiye ve TSK için stratejik açýdan da çok büyük önem arz eden Tuzla askeri jiplerinin tasarým ve üretiminin nasýl baþarýldýðýnýn ve neden durdurulduðunun araþtýrýlmasý gerektiðini” belirterek, “bu durumdan, Türkiye’nin savunma sanayindeki hedefleri ve geleceði adýna önemli dersler çýkarýlarak, ayný akýbetin, çalýþmalarýnda yer aldýklarý Sakarya Arifiye’deki Askeri Fabrika’da üretilen Fýrtýna Obüs gibi diðer baþarýlý projelerin de baþýna gelmemesi” temennisinde bulunuyor.
(Kaynak:*http://www.anadolu.eu/Dergi/jeep.pdf)
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/t...di-295145h.htm
NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENEYERLÝ MALI YURDUN MALI HERKES ONU KULLANMALI
Yeni bir maðduriyet yaratmaya çalýþtýlar ama artýk karýnlar aç olduðu için bunlarý yiyen kitlede azalýyor. (Biden'in Trump tekrar kazansýn diye aday yapýlmýþ olduðunu düþünüyorum.) Þuan ülkenin bir numaralý gündemi ekonomi ve geçim kaygýsýdýr. Ülke kaynaklarý belli bir kitlenin konforu için harcanmaya devam ettikçe 82 milyon insanýn býrakýn refah içinde yaþamasý karnýný doyurmasý bile güç. Ülkeye üretim, bilim, turizm hamleleri ile büyüme projeleri lazým.
Buarada 2002 Türkiye nüfusu 65,6 milyonmuþ. 18 yýlda 17 milyon nüfus artýþý olmuþ. Bu þekilde yönetilmeye devam edersek ekonomik veriler olarak yakýnda Afrika ülkeleri sýnýfýna ineriz...
Yazdýklarým kesinlikle yatýrým tavsiyesi degildir..Sadece kendi kiþisel görüþlerimdir...
Yer Ýmleri