
Originally Posted by
varsayım
Cauti hocam, cem yılmazın skeçlerindeki gibi "vurdum kapıyı, girdim paşanın odasına" olmadı tabi. Burada özet geçtim ama ben işe başlarken bile, artık iş hayatında huzur/sağlık istediğimi, 15 senedir yıllık izin kullanmadan çalıştığımı, bunun 3-4 senesi haftalık ortalama 80-100 saat çalıştığımı v.s. uzun uzun anlatmıştım. Kendisi de beni dışarıdan refere edecek insanlarla da konuşmuştu. Samimiyetimi anladı. Cidden şirketimi (Allah nazardan saklasın) çok seviyorum. Personel odaklı çalışıyoruz. Bana GM'nin ilk dediği, "varsayım, gün içinde izin isteyen bir personel varsa, izin ver, aile ve özel hayat önceliğimiz v.s." dedi. Kısacası böyle devam ederse, 20 sene daha çalışırım en az:..
Dünde uzun uzun sohbetin bir kısmında, ev almak üzere olduğumu (bordromu imzalayınca paraya ihtiyacım olup olmadığını merak etmiş, ihtiyacım varsa yardım edecekmiş v.s.) söyledim, daha sonra bu ev ile birlikte artık sadece kiralarla yaşayabilir noktaya geldiğimi, bundan sonra kişisel zevklerime ve sanata yatırım yapmak istediğimi belirttim. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Neyse çok uzattım, konu böyle böyle 1-2 saat konuşma oldu... hani direkt 3-5 dk konuşup, bana iyi davranın, burayı beğenmezsem çeker giderim demedim elbet... zaten öyle de bir durum yok...
şimdi oldu..hani netleştirelim konuyu, genç arkadaşlara yanlış örnek olmasın
Zam görüşmesinde pazarlık sünnettir derler, her durumda çalışan zammı beğenmez, çok çalışıyorum, daha fazla zammı hak ediyorum der..ben18 sene boyunca hiç zam pazarlığı yapmadım..hatta, maaşım düşsün, sorumluluklarım azalsın derdim.şimdi bu kafada olunca, kimse sana angarya yükleyemez, yöneticin ezmeye çalışmaz.
bu yüzden finansal özgür olduğunu, yarın rahatlıkla işi bırakabileceğini yöneticilerine "ima" etmek...mutlu, huzurlu iş ortamının en kestirme yoludur.
Önemli dönüm noktalarını, beğendiğim analizleri Twitter dan da paylaşıyorum...@cautionary53
Yer İmleri