Türkiye, kazýðýn her türlüsünü ayrý ayrý deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetiþen biri dünyanýn baþka bir yanýnda sýkýntý yaþamaz.
Re-twittlediklerim katýldýðým anlamýna gelmez!
þimdide yandaþlarý aracýlýðý ile
OHALE HAZIRLIKLI OLUN mesajýný pompalamaya baþladýlar
DÖVÜNMEYÝN.NEYE LAYIKSANIZ O ÞEKÝLDE YÖNETÝLÝRSÝNÝZ
Ýþte bende buna kýzýyorum,yahu bizlerin haberi olan konularda muhalefet lider ve partileri neden yumurta kapýya gelene dek sessiz kalýr? Neden koskoca bir ülke bir kiþinin istekleri yüzünden bir aydan kýsa bir sürede neredeyse %50 fakirleþir ve bu yönetimin tek çözüm önerisi istifa edip yönetimi bilenlere devretmek yerine suçu hayali düþmanlara atýp kamuoyuna olta atmak olur ohal vb konularla?
Muhalefet bu yemlemeye çok sert tepki vermelidir,çünkü þu andaki yönetimin taktiði hep bu olmuþtur,önce ortaya bir konu atmýþlar,eðer yeterli tepki gelmezse uygulamaya geçmiþlerdir.
Hoþuma gitti, paylaþayým dedim.
BELÝRSÝZLÝKLE BAÞA ÇIKMAK
“Sonsuz seçeneðe sýnýrlý kavramlarla baktýðýmýz için zorlanýyoruz” diyor kaos ve karmaþýklýk konusunda çalýþan Todd R. LaPorte. Bence çok da doðru söylüyor.
Mevcut bilgimizle açýklayýp çözüm bulamadýðýmýz þey bizi korkutuyor. Sürüngen beynimiz devreye giriyor, savaþ ya da kaç tepkisi ile sýnýrlanýyoruz. Bazen de Einstein’ýn dediði gibi “hep ayýn þeyi yaparak farklý sonuç bekliyoruz”. Bence belirsizlikle baþa çýkma tam bu korku ve iç karmaþayý hissettiðimiz yerde baþlýyor.
Bu otomatik tepkilerden kurtulmak ve belirsizlikle baþa çýkmak önerilerim ne yapýlabilir? Benim bulduðum yol þöyle;
Birinci aþama;
· Ýlk yapmamýz gereken seçeneklerimizin savaþ ya da kaç tepkisi ile sýnýrlý olmadýðýný hatýrlamak. ”Ýlk tepkimize” güvenmemek ve sorgulamak.
· Geçmiþte çözümler iþe yaramýyor, geçmiþ tekrarlanmýyor onun için durum belirsiz. Bu yüzden geçmiþle baðýnýzý koparýn; neden, niçin, kim sorularýný bu aþamada sormayýn. Bu sorular geçmiþten bilgi getiriyor. Önemliler ama þimdi iþe yaramýyorlar. Sonra belki iþe yarayacaklar ama þimdi deðil.
· “Ne oluyor?” sorusunu sorun. Bu soru size þimdi ne olduðuna objektif olarak bakmanýzý saðlar. Þimdinin bilgisine ulaþýrsýnýz. Bravo birinci aþamayý geçtiniz.
Ýkinci aþama;
· Sisin içindesiniz. Nereye bakarsýnýz? Arkadaki ayak izlerine mi, ileriye mi, pusulaya mý? Ýzlerin yararý yok geçmiþte kaldýlar, ileriye de bakýnca bir þey görünmüyor. O zaman? Bakýlacak tek yer pusula.
· Ya pusula? “Þu anda” yok mu? Merak etmeyin her zaman cebinizde ama belki oraya bakmadýnýz. Unutmayýn herkesin pusulaný kendine has, kendi cebinde. Baþkalarýnýn pusulalarýna güvenmeyin. Onlarla yakýn yerlere gitseniz bile ayný yerlere gitmeyeceksiniz.
· Pusulayý nasýl bulacaðýz? Basit… Bir bakýn… Ýþ ve özel hayatýnýzda sizi mutlu eden, yapmaktan keyif aldýðýnýz, usanmadýðýnýz, zamanýn su gibi akýp gittiði, uykusuz ya da yorgun olsanýz bile yapacaðýnýz þeylere bakýn. Üzerlerindeki tozu biraz alýn. Altýndaki ana fikri bulmaya çalýþýn. Soru þu; ben bu þeyi niye bu kadar keyifle yapýyorum. Beni bu yaptýðým þeye çeken ne? Biraz burada kalýn ve bu sorularý sýkça sorun. Cevap hemen gelmeyecek ama mutlaka gelecek. Bravo ikinci aþamayý da geçtiniz. Artýk sizi siz yapan temel yere bakýyorsunuz. O sizi belirsizlikten çýkaracak. Ona güvenin.
Üçüncü aþama;
· “Baþka ne mümkün” diye sorun, cevap hemen gelmeyecek. Sabýr. Mutlaka gelecek. Her zaman baþka bir þeyin mümkün olduðunu göreceksiniz.
Sonrasý basit tek bir adým atýn. Korkacaksýnýz. Tekrar sürüngen beyin devreye girecek. Hadi yine baþtan baþlayýn. Bravo çaktýrmadan üçüncü aþamayý da geçtiniz.
Hadi þimdi tekrar birinci aþamaya
Hep diyorlar ya en uzun yolculuklar ilk adýmla baþlar. Ýþte ilk adým bu adým.
Kýsa ve Öz: "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardýr. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim." Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye, kazýðýn her türlüsünü ayrý ayrý deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetiþen biri dünyanýn baþka bir yanýnda sýkýntý yaþamaz.
Re-twittlediklerim katýldýðým anlamýna gelmez!
Yer Ýmleri