
Originally Posted by
geceningözü
Avrupa deyim yerindeyse ABD'yi kaybeden at, Çin'i ise kazanan at olarak görüp kazanan ata oynamak modunda idi. Sermayenin Çin'e kayması (Büyük ABD'li şirketlerle birlikte), Çinle çok hızlı bir biçimde artan ticaret hacmi (yanlış hatırlamıyorsam 3-4 yıl kadar önce Avrupa Birliğinin Çin ile toplam ticaret hacmi tarihte ilk defa ABD'yi geride bırakarak en yüksek seviyesine çıkmıştı.
Trump bu duruma Avrupa bizi soyuyor bizim vergi avantajlarımızdan yararlanıp sırtımızdan yıllık 500 milyar dolar para kazanıyor onu da götürüp Çin'e yatırıyor mealinde bir şeyler söylemişti. ABD'nin buna cevabı hem ekonomik, hem askeri hemde hem de siyasi oldu.
Avrupaya da arttırılan gümrük vergileri, sizin güvenliğinizi ben sağlıyorum bundan sonra başınızın çaresine bakın anlamında çıkışlar, Rusya'yı engeller gibi yapıp aslında Ukrayna meselesi üstünden Avrupayı korkutması ve nihayetinde de Avrupa Birliğinin dağılması yönünde çabaları.
Çin geriden atağa kalkıp yarışta öne geçen ve iki boy falan önde giden ata benziyor. ABD bakalım buna cevap verip yarışı çevirebilecek mi yoksa boynunu büküp duruma razı olacak mı. Gelişmeler maçı çevirmeye yönelik çabalar içinde olduğunu gösteriyor. Buna gücü ve nefesi yetecek mi? Yoksa kral öldü yaşasın yeni kral mı diyecek dünya kamuoyu?
ABD'li şirketler belli alanlarda yarışın içinde kalabilirler, ancak Çin üretimde her alanı kapsayan bütüncül bir evrim geçirerek totalde üstünlüğü ele geçirdi. Benzer bir hareketi ABD'nin yapabilmesi üretim şartları, hammadde maliyetleri, Çin'in cevval, kendini yenileyebilen ve hızlı hareket edebilen iş gücü yapısına karşın oldukça hantallaşan iş gücü yapısı ile bana göre (imkansız olmasa bile) çok zor.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri