Ne AB hükümetlerinin şirketlere ağır fiyat baskısı nede bizim iktidarın serbest geçirme piyasası uzun vade sürdürülebilir birer tutarlı ekonomi modelidir...AB ülkelerinde artan girdi ve üretim maliyetlerin ürün birim fiyatlarına yansıtmamaları sonucu binlerce şirket iflas etti...Yada zarar etti, sermayeleri eridi....Buda yüzbinlerce insanın işlerini kaybetmesi sonucu doğurdu...
Türkiye de ise şirketler iktidarın izni ile yada göz yumması ile artan girdi ve üretim maliyetlerini birebir ürün birim fiyatlarına yansıtmakla kalmadılar birde geçirme marjınıda ilave ettiler....Buda şirketlerin kar rekorları elde etmesi, iflasların düşük düzeyde kalması, yeni yatırımların yapılması, istihdamın artması sonucu doğurdu....Her iki metot da belli bir ekonomi modeli stratejisi doğrultusunda kısa vadeli taktik olarak başvurulabilir.....
Bizdeki Hükümet seçim arefesinde şirket iflaslarından, fabrika kapatmalarından ve istihdam düşüşlerinden korktuğu için yüksek enflasyon pahasına büyüme ve genişleme modelini seçti....AB ülkeleri ise işsizlik ve şirket iflasları pahasına fiyat istikrarını seçti.......Dediğim gibi iki modelde uzun vadede sürdürülebilir değildir...
Şahsen Urfalı Nebo'nun maliye bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra para piyasaları ve mali sektörle ile ilgili attığı bir çok adımı sonradan mantıklı buldum......Zaten bu adımlar atılmasaydı ülke dış ödemeler krizi uuçrumuna doğru hızla ilerliyordu...Adam en azından bu süreci durdurdu şimdilik...Eğer son bir yılda atılan adımlar ve alınan kararlar planlanmış belli bir ekonomi modelin stratejisi doğrultusunda yapıldıysa modelin başarı şansı başarısızlık şansından daha yüksek görüyorum....Finans biliminde iyi olmadığım için belki temelinden yanılıyorumdur......Ama bana göre Urfalı Nebo bu hükümetin en başarılı maliye bakanıdır....Adam, gemi karaya vurduktan sonra görevi devir aldı....Dediğim gibi finans işlerinde derin bilgiye sahip olmadığım için görüşümde çok iddialı değilim......Bunu en iyi zaman gösterecektir..






Yer İmleri