Akýl - Vahiy hikayesine gelince; orada þöyle bir paradoks var.
Aklý, özellikle senin kendi aklýný, kendine referans alýrsan burnun çöpten çýkmaz.
onun için benim aklýmý referans alarak gidelim.

þimdi ben, benim aklýmý öncellersem, referans noktasý yaparsam, onu ilahlaþtýrma noktasýna getirebilirim.
ben getirmem de, senden þüphe duyuyorum. ben dehayým ama aklýma tapmýyorum, sen de benim aklýma tapma.

Günümüzde buna sayintizim diyorlar.
Hasýlý; Vahiy de hem mutlak bilgi ve hem de bu bilgiyi iþleyen, olaylarýn tümüne hakim bir akýl mevcut.
Dolayýsýyla Vahiy konusunda minik aklýn bir ölçek deðil.
Fakat baþlangýçta bu sonuca ulaþman için o minik aklýný kullanmak durumundasýn.
Aklýn seni bir noktaya getirecek, o noktadan sonra beyin ölçünü bileceksin ve ona tapmayacaksýn.
ve bunu herkes kendi deneyimleyecek, mevzu bu. paradoks tam da burada,
aklýný öncelleyemezsin ama bunu kendin aklýn ile bulman lazým,
dolma akýl üç adým gider.
aklýný kullanarak bir yere gelip, o noktadan sonra vahiy özelinde aklýný sað cebinde taþýyacaksýn.
kalan birkaç nöronunla bunu anlaman zor olabilir, anlamadýðýn yeri tekrar sorarsýn.
Yer Ýmleri