Çiğdem Bayraktar Ör, Dr.
@BayraktarOr
·
24d
Adım adım BOP
Yavaş yavaş ısıtılan ve sonunda kaynama derecesine gelen suda haşlandığını anlamayan kurbağa misali alıştırıla alıştırıla kavrulduğumuzu fark edememek…
Her sözü bilgelik içeren, bizleri sürekli olarak uyarmayı sürdüren büyük ATATÜRK Lozan’a ilişkin aynen şöyle der:
“Düşmanlarımız, Sevr Antlaşması’nın muhteviyatında beliren, bizi imha etmek maksadını, başka bir kisve ile takip ediyorlar. (…)
Lozan Konferansı düne, bugüne ait, üç seneye, dört seneye ait hesapların halli ve neticeye bağlanmasıyla meşgul olmakta değildir.
Belki üç yüz, dört yüz senelik birçok birikmiş ve yoğunlaşmış hesapların görülmesiyle meşguldür.
Bu kadar derin, bu kadar karışık ve bu kadar kirli hesapların az zamanda içinden çıkmak o kadar kolay değildir. â€
Bu hesap Ata’mın dediği gibi şöyle böyle kırk yıllık hesap değildir. Öncesi ve sonrası vardır. Çok da kirlidir.
Peki, sonra ne oldu?
Lord Curzon, Sevr’i yumuşatılmış haliyle yeniden taslak haline getirdi, “barışâ€ diye masaya koydu.
Bu “barışâ€ değil, Türklerin bağımsızlığına kasıttı. Ve konferans dağıldı.
Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal ise Türk ordusunu teyakkuza geçirdi.
Sonuç: Lozan’da Sevr tarafları yenildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu tarihe geçti.
Atatürk, “Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı zannedilmiş bir suikastın yıkılışını ifade eden belge†olarak niteledi anlaşmayı.
Suikast yıkıldı ama ne düşman değişti ne de planları.
Cambaz aynı. Değişen sadece ipi.
Ama cambaza hatırlatmalı: Türk milleti de değişmedi!
Burada yer alan yatırım bilgi,yorum ve tavsiyeleri yatırım danıŞmanlığı kapsamında değildir yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kiŞisel görüŞlerine dayanmaktadır.
Yer İmleri