Artan
Azalan
��lem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
48,42 10% 51,74 Mn 48,42 / 48,42
75,65 9.96% 290,95 Mn 72,05 / 75,65
21,12 9.94% 57,34 Mn 19,03 / 21,12
1.097,00 9.92% 15,19 Mn 1.097,00 / 1.097,00
37,96 8.64% 403,56 Mn 35,30 / 38,30
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
147,60 -10% 276,94 Mn 147,60 / 179,00
6,66 -10% 283,60 Mn 6,66 / 7,29
17,55 -10% 183,96 Mn 17,55 / 19,40
9,53 -9.92% 981.666,24₺ 9,53 / 9,53
2,87 -8.6% 411,68 Mn 2,83 / 3,05
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
351,25 2.03% 5,31 Mr 348,75 / 361,00
288,00 -2.37% 3,07 Mr 287,75 / 295,75
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
2,77 -1.42% 2,12 Mr 2,76 / 2,85
35,00 -1.91% 1,52 Mr 34,94 / 35,78
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
351,25 2.03% 5,31 Mr 348,75 / 361,00
394,25 0.38% 684,47 Mn 392,25 / 399,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
93,95 -1.57% 58,65 Mn 93,90 / 96,00
105,80 -1.76% 44,95 Mn 105,80 / 107,90
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
33,52 -2.27% 22,07 Mn 33,40 / 34,42
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
10,81 -1.73% 44,43 Mn 10,80 / 11,01
79,30 -0.88% 49,65 Mn 79,30 / 80,65

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 60/67 İlkİlk ... 10505859606162 ... SonSon
Arama sonucu : 529 madde; 473 - 480 arası.

Konu: Yurtdışı Hisse Senedi Borsaları

  1.  Alıntı Originally Posted by Oblo Yazıyı Oku
    Üstadım selamlar. Benim kriterlerimle gözü kara bir stratejiniz var. Gönlünüze göre olsun dilerim.
    Henüz 4. iş günündeyiz haftanın... Düşüşteki haftalık hacim ürkütücü değil mi?


    Bu boyutta bir düşüşe bu hacim normal ve ürkütücü de. Ancak bu düşüşün gerekçesi bana göre normal değil. Yani düşüş ile gerekçesi arasında bana göre ciddi bir uyumsuzluk var ve tepkinin de aşırı olduğunu düşünüyorum. Gözü karalıktan ziyade bu kadar düşmesinin irrasyonel olduğunu düşünmem ile ilgili durum. Ancak bu işler elbette benim ne düşündüğüm ile bitmiyor. Piyasa ile ters düşme riski her daim var. Bu her zaman uyguladığım bir yöntem değil. Son bir kaç örnek size sürekli bu şekilde davrandığım imajı vermiş olabilir.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  2. ZTS-Zoetis Inc.'te pozisyon açma kararımla ilgili sayın Oblo'nun sorusuna biraz daha geniş kapsamlı cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle açtığım pozisyonlarda genel olarak ne aradığımı anlatmaya çalışayım.

    Birincisi hisse açarken aradığım şartlardan birisi Weinstein Stage analizinde hisse fiyatının Stage 3'te, yani dağıtım (distribution) bölgesinde olmaması geliyor.

    Pozisyon açmak için öncelikli tercihim fiyatın Stage 1B-2A aşamasında olmaları. Buradan kastım şu: Hisse iyi bir düşüş trendini sonlandırmış, yeterince geniş bir taban oluşumu tamamlanmak üzere ya da tamamlanmıştır ve artık çıkış sürecine başlamış ya da başlamak üzeredir. Bu tip hisse fiyat grafikleri benim için öncelikli tercih.

    İkinci tercihim, hisse fiyatı Stage 2'dedir, ama trend ortalamasından (burada lineer regression line'ı kastediyorum) oldukça sapacak kadar bir düzeltme yapmıştır ve trende devam etme, yani yukarı potansiyeli yüksektir. Bazen buna yukarı yönlü hareketlerde tight flag oluşumlarını da dahil ediyor ve aynı kapsamda değerlendiriyorum.

    Sayın Oblo'nun sorduğu ZTS'de pozisyon açma durumum, ve dahi ondan önceki açtığım pozisyonlar olan LULU, TSCO ve BTX grafikleri de, benim yukarda tarif ettiğim ve öncelik sıralaması olarak belirrttiğim 2 opsiyona da uymuyor doğal olarak. Peki bunlar istisna seçimler mi?

    Aslında değiller. Ben 3. bir opsiyon olarak da finansal yapılarında genel gidişatın sağlam olduğu, ya da düşüş olsa bile şirket finansallarında düzelmelerin, geri dönüşlerin başladığı, ama fiyatlamaların bunu, bence, hak etmeyecek derecede olumsuz bir şekilde yapıldığı, fiyat teknik olarak Stage 4'te gibi görünse de bir capitulation ya da tabir-i caiz ise "extremely oversold" durumunun yaşandığı hisselerde, fiyatın kısa vadede 'V' tipi yukarı yönlü sert bir reaksiyon gösterme potansiyelini de düşünerek pozisyon açabiliyorum.

    Şu anda açmış olduğum son pozisyonların 5'i de aslında bu son opsiyona uygun örnekler. Bunların üst üste gelmiş /seçilmiş olması bu tercihi 1. tercih olarak kullanmamdan kaynaklı değil aslında. Bu opsiyondaki hisseler biraz konjonktürel olarak aynı zamana denk geldi diyeyim.

    Ancak şunu belirtmekte de fayda görüyorum: Genel seçimlerim arasında 3. opsiyon olarak görülen bu tercihler içlerinde en riskli tercihler belki, ancak kısa vadede en sert reaksiyonların da görülebileceği tercihler aynı zamanda. Yani kaybedildiğinde diğerlerine göre daha çok kaybetme riski olan, ancak kazanıldığında da çok kısa zamanda diğer ilk 2 tercihe göre daha çok kazanılma şansı olan tercihler.

    Fiyatla ile ilgili tercihleri yaparken şirketlerin genel finansal durumlarını bazı filtrelemelerden geçirmeden bir alım tercihi yapmıyorum. Finansal kriterlerimde olmazsa olmazlar olduğu kadar, kısa vade seçeneklerim için hisseye ve sektörünün genel yapılanmasına bağlı olarak tolere edebileceğim filtreler de mevcut. Mesela doğası ve sektörü gereği yüksek kaldıraçla çalışan perakende zincirlerinden bir şirketin debt/assets rasyolarının diğer sektörlere göre daha yüksek olmalarını tolere edebilirim. Ya da likidite ölçümü yaperken 1,5 current ratio altını pek beğenmesem de, mesela hava yolu şirketleri uzun yıllardır hep 0,80-1,00 aralığında çalışıyorsa, ve piyasa da buna alışkın ise, burada çok katı bir şekilde 1,50 rasyo arayışına girmem.

    Sonuçta yukarda açıkladığım 3 tercihte de ortak özellikler mevcut: Hepsinde de bir kırılım sonrası pozisyon açmak yerine, olası bir yukarı hareketi en dibine yakın yerlerde yakalayabilme hedefini gözetiyorum. Ve aynı zamanda Stage'lerin durumuna göre bu opsiyonlar yapısal farklılıklar arz etse de, mean reversion mantığı temel odak noktasını teşkil ediyor. Ayrıca yine başka bir ortak nokta da fiyatın tepki görmesinin muhtemel olduğu bazı alanları giriş için tercih etmeye çalışıyor olmam. (Önemli yatay destek noktaları, çok belirgin bir trend çizgisi var ise trend destekleri ya da önemli fibo desteklerinden birisi ya da bir kaçının aynı anda bulunduğu confluence zone'lar gibi.)

    Sonuçta uygulanacak her stratejinin avantajları olduğu kadar dezavantajları da söz konusu. Bunun bilincinde olarak, risk katsayım arttıkça alım modelimde de ona uygun seçimler tercih etmeye ve parçalı alımlara odaklanmaya gayret ediyorum. Bu tip pozisyonlarda tatminkâr bir kâr seviyesi yakalandığında 'selling into strength' yöntemini tercih ediyorum. Yani momentum hızlanmışken tatminkâr bir kâr alıp çıkmayı uygun buluyorum. Çünkü sert volatil hareketlerde elde edilen kârın çok kısa zamanda geri verilmesi de söz konusu olabiliyor. Daha yumuşak trendlerde ve görece daha düşük risk durumunda ise, tek parçalı alımları daha uygun bulup, trailing stop loss mantığını ve 'selling into weakness' yöntemini uygulamayı daha sağlıklı buluyorum.

    Şartların beklediğim gibi gerçekleşmeme durumunda, ya da bende ağırlıklı böyle bir kanaatin oluşması durumunda ise, 'break even' çıkışı sağlanabilecek şekilde ters piramit yöntemi uygulayıp, ilk yukarı tepki hareketinde 'break even' ile ya da çok cüzi bir kâr ile çıkmayı ve sonraki opsiyonlara odaklanmayı tercih ediyorum.

    Yukarda bahsini yaptığım yöntemler tabii ki bir çok trader tarafından haklı olarak tartışmaya açık seçenekler ve en mükemmel trading yöntemleri değiller. Ancak ben, overall'da, bu yöntemlerin sonuçlarının en azından kendi açtığım pozisyonlar itibariyle, tatminkâr olduğunu gördüğüm, tecrübe ettiğim için devamında da sakınca görmüyorum. Ama en doğru ve kesinlikle takip edilmesi gereken yöntemler olduğunu da iddia etmiyorum.

    Trading'de giriş noktaları önemli olduğu kadar, sonrasında sürecin ve riskin nasıl yönetildiği de çok önemli. Bunlar birbirinden bağımsız şeyler kesinlikle değiller.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  3. ZTS - Zoetis Inc. dünyanın en büyük hayvan sağlığı şirketlerinden birisi. Şirket bir dönem Pfizer bünyesinde bulunan hayvan sağlığı bölümünden ayrılarak kurulan ve şu anda Pfizer'dan bağımsız çalışan bir şirket. Temel olarak hayvanlar için ilaç, aşı, teşhis çözümleri ve biyoteknolojik tedaviler geliştirip satan küresel bir sağlık şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Şirket hem evcil hayvanlara, hem de çiftlik hayvanlarına yönelik geniş bir ürün portföyüne sahip.

    Şirketin faaliyetleri iki ana kategoriye ayrılıyor:

    Birinci faaliyet alanı "companion animals" diye de adlandırılan evcil hayvan tarafına yoğunlaşmış durumda. Bu kategoride köpek, kedi ve at gibi hayvanlara yönelik ürünler geliştiriliyor. Bu bölüm şirketin en önemli büyüme motoru. Zoetis'in özellikle köpek ve kedilere yönelik dermatoloji, ağrı tedavisi, parazit koruma ve kronik hastalık ilaçları veteriner dünyasında oldukça güçlü bir konuma sahip. Pire ve kene ilaçları, kaşıntı tedavileri, alerji ilaçları, aşılar ve teşhis testleri bu bölümün temel ürünleri arasında. Şirket ürünlerini büyük ölçüde veteriner klinikleri aracılığıyla satıyor.

    İkinci ana faaliyet alanı ise "çiftlik hayvanları"na yönelik çözümler sunuyor. Bu kategorideki ana hedef yalnızca hastalık tedavisi değil, aynı zamanda hayvan verimliliğini artırmak, ölüm oranlarını azaltmak ve et ya da süt üretimini optimize etmek. Bu tarafta aşılar, antibiyotikler, enfeksiyon tedavileri, sürü sağlığı ürünleri ve çeşitli yem destek çözümleri önemli yer tutuyor. Özellikle büyük tarım işletmeleri ve hayvancılık üreticileri şirketin önemli müşteri grubunu oluşturuyor.

    Zoetis'in en güçlü taraflarından biri, dünyada hızla büyüyen "pet humanization" denilen trendden faydalanması. İnsanlar artık evcil hayvanlarını yalnızca hayvan olarak değil, ailenin bireyleri gibi görüyor. Bu nedenle de veteriner harcamaları giderek artıyor. Hayvan sahipleri daha pahalı tedavilere ödeme yapmaya, düzenli ilaç kullanmaya ve kronik sağlık sorunlarında uzun süreli tedavilere yönelmeye başlamış durumda. Bu durum Zoetis gibi şirketler için oldukça avantajlı, çünkü talep daha istikrarlı hale geliyor ve fiyat hassasiyeti azalıyor. Özellikle evcil hayvan tarafındaki ürünler yüksek marjlı ve tekrar eden gelir üretme potansiyeline sahip.

    Şirketin önemli avantajlarından birisi güçlü ürün markaları. Özellikle Apoquel, Cytopoint, Simparica Trio, Librela ve Solensia gibi ürünler veteriner sektöründe çok güçlü konuma gelmiş durumda. Bu ilaçların çoğu tek seferlik kullanım yerine düzenli veya uzun dönemli kullanım gerektiren ürünler. Bu nedenle Zoetis'in gelir yapısı kısmen tekrar eden bir "gelir karakteri" taşıyor. Bir hayvan belirli bir tedaviye iyi reaksiyon gösterdiğinde veterinerler çoğu zaman ürünü değiştirmek istemiyorlar. Bu durum şirket için müşteri bağlılığı ve fiyatlama gücü de üretiyor.

    Zoetis'in güçlü olduğu bir başka nokta ise veterinerlerle kurduğu ilişki ağı. Hayvan sağlığı sektöründe son kararı çoğu zaman veteriner veriyor. Veteriner hangi ürünü önerirse hayvan sahipleri genellikle onu tercih ediyorlar. Zoetis'in uzun yıllardır kurduğu satış ağı, eğitim sistemi ve veteriner ilişkileri şirkete ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor. Ayrıca dünyanın çok sayıda ülkesinde faaliyet göstermesi ve büyük bir dağıtım ağına sahip olması ölçek avantajı sağlıyor. Küçük rakiplerin bu seviyede küresel dağıtım ve AR-GE kapasitesine ulaşması oldukça zor.

    Bununla birlikte şirketin bazı önemli riskleri de var. Zoetis sonuçta bir ilaç şirketi ve ilaç sektöründeki klasik risklerin çoğunu taşıyor. En büyük risklerden birisi patent ve ürün rekabeti. Şirketin büyümesi büyük ölçüde başarılı ilaçlarına bağlı. Eğer yeni güçlü ürünler geliştiremezse veya mevcut blockbuster ürünlerine rakip ilaçlar çıkarsa büyümenin yavaşlayabilme riski her daim mevcut. Özellikle dermatoloji ve ağrı tedavisi alanlarında rekabet giderek artıyor. Mevcut başarılı ilaçların sonsuza kadar aynı büyüme hızını sürdürmesi zaten beklenemez.

    Çiftlik hayvanı tarafı da şirket için bazı zorluklar taşıyor. Bu alan evcil hayvanlar tarafına göre daha düşük marjlı ve daha döngüsel bir yapıda. Et fiyatları, yem maliyetleri, tarım ekonomisi/tarımsal krizler ve salgın hastalıklar bu segmenti etkileyebiliyor ve bu da zaman zaman gelirlerde dalgalanmalara neden olabiliyor. Bu nedenle fonlar ve yatırımcılar genellikle Zoetis'in evcil hayvan tarafını daha kaliteli ve daha değerli görmekte.

    Bunların haricinde insanlar için ilaç üreten şirketlerde olan bazı diğer riskler Zoetis için de geçerli. Mesela yeni biyolojik ilaçlarda yan etki tartışmaları veya güvenlik sorunları oluşabiliyor. Hayvan sağlığı ürünleri sıkı düzenlemelere tabi olduğu için onay süreçleri ve regülasyon değişiklikleri şirket üzerinde baskı üretebiliyor. Bunun yanında Zoetis'in gelirinin önemli kısmı uluslararası pazarlardan geldiği için döviz kurları da şirketin finansallarını etkileyebiliyor.

    Zoetis'in başlıca rakipleri arasında Merck & Co.'nun hayvan sağlığı bölümü, Elanco Animal Health, Boehringer Ingelheim ve IDEXX Laboratories bulunmakta.

    Genel olarak Zoetis yatırımcılar tarafından yüksek kaliteli, defansif ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan bir şirket olarak görülüyor. Güçlü marka ilaçları, yüksek marjlı iş modeli, veteriner ilişkileri ve evcil hayvan trendinden faydalanabilmesi şirkete önemli avantajlar sağlıyor. Ancak uzun vadede başarının devam etmesi büyük ölçüde yeni başarılı ürünler geliştirebilmesine de bağlı. Çünkü ilaç sektöründe AR-GE gücü zayıfladığında rekabet avantajı zamanla aşınabiliyor.

    Bir sonraki yazıda şirketin finansalları üzerinde yoğunlaşalım.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz













  4. Şirketin TTM bazlı satışları, brüt kârı, ebitda ve ebit değerleri, faaliyet kârı ve net kârı incelendiğinde şirketin yavaş ama istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü görüyoruz.

    Son çeyrekte TTM bazlı ebitda, ebit ve faaliyet kârında göz ardı edilecek kadar çok ufak bir geri çekilme ve net kârda ise yerinde sayma var. Ve bu sert satışların arkasındaki temel nedenlerden birisi bu, diğeri ise şirketin 2026 yılı satış ve hisse başı kâr guidance'larında % 0,50 ile % 1,78 arası değişen revizeler yapmış olması. Mesela 100 birim satış beklentisini 99,5 birim satış beklentisine, 100 birim kâr beklentisini 98,22 birim kâr beklentisine revize etmiş olması. Beklentilerde ufak revizeler olmasına rağmen 2026 yılında bir önceki yıla göre % 3,5 civarı büyüme beklentisi mevcut. Bunun karşılığında ise 7 Mayıs'taki Earnings Call sonrası şirket hisselerinin fiyatı % 32 civarında çok sert bir düşüş yaşadı.

    Eğer şirket çarpanları çok yüksek olsa ve büyüme beklentileri çok yüksek olsa ve karşılığında böyle bir tablo çıksa böyle bir sert düşüş belki o kadar makul olmasa dahi çok anormal karşılanmayabilirdi.

    Ancak aşağıdaki değerleme rasyolarını görünce siz de fark edeceksiniz ki öyle çok yüksek çarpanlarla fiyatlanan bir şirket değil Zoetis.

    An itibariyle Şirketin Değerleme Rasyoları:

    P/E: 12,67
    Forward P/E: 10,24
    EV/Ebitda: 9,69
    EV/Ebit: 10,72
    P/OCF: 11,34
    P/FCF: 14,15
    P/S: 3,32
    P/B: 9,81

    Net Debt/Ebitda: 1,83


    Şirketin borç çevirme oranlarında bir gariplik var mı diye bakınca Net Debt/Ebitda rakamının 1,83 olduğunu, ideal bölge olan negatif bölgede olmamasına rağmen makul bir rakamda olduğunu ve bu konuda bir borç çevirme sıkınıtısının söz konusu olmadığını söyleyebiliriz.

    Current Ratio: 3,15
    Quick Ratio: 1,68


    Şirketin işletme sermayesi anlamında da bir likidite sıkıntısı bulunmadığını ve hatta kısa vadede elinin epey rahat olduğunu da söyleyebiliriz.

    Interest Coverage Ratio (Ebit/Interest Expenses) : 15,21

    Şirketin Faiz karşılama oranı da çok yüksek ve oldukça iyi durumda.

    Interest Income/Total Revenue: % 0,97
    Interest Expenses/Total Expenses: %3,88


    Bu 2 rakam da şirketin faiz gelirleri ve giderlerinin toplam gelirler ve giderler bağlamında şirket finansallarında belirleyici olmayacak kadar düşük olduğunu gösteriyor.

    Şirket ilaç üreticileri arasında değerleme rasyoları açısından sektör ortalamalarında göre % 108, DCF bazlı değerlemelerde ise % 39 upside potansiyeline sahip görünüyor.

    Analistlerin 1 yıllık hedef fiyatlarının ortalama değerlerine göre ise % 92 civarında upside potansiyeline sahip görünüyor.

    Şimdi tüm bu finansal veriler ve beklentiler beraber değerlendirildiğinde aşağıdaki grafikte görülen sert düşüş ne kadar makul ve finansal gerçeklerle uyumlu?



    Ben bu sert düşüşün çok makul olmadığını düşündüğüm için, en azından kısa vadeli bir fiyat reaksiyonu görme potansiyeli olduğunu var sayarak ya da umarak bu şirkette pozisyon açmayı tercih ettim.

    Elbette benim ne düşündüğümden daha çok piyasa genelinin ne düşündüğü belirleyici olacak. Biz de bekleyip göreceğiz.


    Yatırım tavsiyesi içermez.
    Son düzenleme : deva-i dert; 15-05-2026 saat: 18:40.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz


  5.  Alıntı Originally Posted by Oblo Yazıyı Oku
    Elinize sağlık.
    Siz de sağ olun sayın Oblo.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  6. Bir zamanların populer filmlerinden olan Şeytan'ın Avukatı filmi ikonik bir söz ile biter:

    "Vanity is, definitely, my favorite sin"
    (Kibir, kesinlikle en sevdiğim günahtır.)


    Bu, trading/yatırım hayatında da geçerliliği olan bir sözdür aslında. 'Kibir' ihtiva eden tüm yorumlar, tüm kararlar, çok bilmiş tavırlar, kendinden aşırı emin olma ve kendine çok fazla pâye verme durumları piyasanın en sevdiği günahlardandır ve eninde sonunda itina ile de cezalandırılırlar. Kibir tükenişin başlangıç fitilinin en büyük ateşleyicisidir. Tevazu ise sürdürülebilir başarının en temel yapı taşlarından birisi. Piyasada gerçeklik o kadar büyük ve karmaşıktır ki, bilanço, makro veri, faiz, jeopolitik, algoritmalar, insider bilgi, likidite akışı ve insan psikolojisi aynı anda fiyatın içinde çarpışır. Buna rağmen birçok yatırımcı birkaç indikatör, birkaç oran ve birkaç başarılı işlem sonrası kendisini 'oyunun efendisi' sanır. Yükselen piyasalar aptalla dâhiyi bir süre ayırt etmez. Herkes kendini 'özel', kullandığı yöntemi 'dâhiyâne' sanmaya başlar. Risk yönetimi küçümsenir, kaldıraçlar artar, konsantrasyon büyür. İnsan artık yatırım yapmaz; kendi ölümsüzlüğüne bahis oynamaya başlar. Ve genellikle piyasa, en sert düzeltmesini yatırımcının en yüksek özgüven anında, kibrin tavan yaptığı anlarda yapar. Piyasa karşısında 'kibir' uzun vadede matematiksel olarak iflastır. Piyasa, 'ego'yu affetmeyen en büyük mahkemedir.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  7. Borsa İstanbul yatırımcısına fazla merhametli davranan bir borsa. Bankalara olan borçlarını çevirmekte binbir güçlük yaşayan, borçlarının bırakın ana para kısmını, faizlerini bile çeviremeyen, borçlanma senetlerinin kuponlarını dahi ödeyemeyen, teknik olarak müflis durumda olan şirketler bile bir şekilde yüzdürülüyor. Benzer şirketler ABD borsalarında olsa muhtemelen "penny stocks" durumuna düşürülür ve ath'larına göre muhtemelen sıfırlamışa yakın pozisyonlarda olurlardı. Bırakın böyle borç içinde yüzenleri, finansal sağlığı gayet yerinde olup, reel olarak büyümeye devam ettikleri halde, piyasa beklentilerine göre % bir kaçlık düşük satış ya da hisse başı kâr açıklayan şirketler bile bir kaç hafta içerisinde % 30'lardan % 50'lere varan fiyat düşüşleri yaşayabiliyorlar.

    İşin daha da tuhaf kısmı, BIST'in bu aşırı merhametinin yanında, böyle şirketlerin hisse senetlerini taşıyıp taşımadığı bile belirsiz olan tiplerin her gün çeşitli güzellemeler ile bu şirketler için forumlarda fantastik hikâyeler yazmaları, daha doğrusu yapay zeka chat botlarına yazdırmaları, ve okuyanları "acaba biz mi salağız da, bu fırsatları göremiyoruz?" kuşkusuna düşürebilmeleri. Bu hikâyeleri bu şirketlerin bizzat kendi sahipleri okusa, belki onlar dahi "biz nasıl bir şeye sahibiz de, kıymetini bilemiyormuşuz?" diye kuşkuya düşebilirler. Ancak bu tip insanlar kösele surat olunca kendilerine yapılan eleştirileri bile görmezden gelmeyi tercih edip, başkalarının veballerine girmekten zerre kadar hicap duymayabiliyorlar.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

Sayfa 60/67 İlkİlk ... 10505859606162 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •