Öncelikle topic herkesin kullanımına açık ve burada kendimize ve başkalarına faydalı olabileceğini düşündüğümüz her türlü fikir alışverişi, tartışma veya sorgulama yapılabilir.
Sorunuza gelince; öncelikle girizgâh olarak kullandığınız ALARK'taki yatırım geçmişinizi birkaç farklı yerde de okuduğumu hatırlıyorum. Muhtemelen sayın Oblo'nun ve sayın TH'ın topiklerinde idi. Bu galiba herhangi bir konuya girerken standart başlangıç şekliniz. Nerede neyi anlattığınız elbette sizin tercihiniz. Bunu eleştirmek için yazmıyorum. Sadece sorduğunuz soru ile doğrudan bir bağlantı kuramadım. Yazının sonuna bıraktığınız ve sayın Oblo'nun "rephrase" ettiği sorunuzu ilgilendiren yurt içi ve yurtdışı yatırımların avantajlarını ve risklerini daha önceki bir yazıda tartışmış ve paylaşmıştık. Yıllarca yurt içi pozisyonlar da açtık, tuttuk, kapadık. Kâr ile taşıdığımız ve portföyümüzü büyüten pozisyonlarımız da oldu, stop loss ile, zarar ile çıktığımız pozisyonlar da. Aynı şey yurt dışı yatırımlarımız için de geçerli. Birinin diğerine mutlak bir üstünlüğü olduğunu iddia etmiyoruz. Burada önemli olan şey yatırım kavramınının temel amacına ulaşıyor olması. O açıdan ABD'de ya da Singapur'da, Türkiye'de ya da G. Kore'de veya dünyanın başka herhangi bir yerinde, yatırım için doğru bulduğumuz bir hisse senedinde ya da başka bir finansal varlıkta pozisyon açmanın en azından bana göre pek farkı yok. Elimizde, analizi yapılabilecek kadar finansal verisi, gelişimlerini takip edebilecek kadar düzenli haber akışı olan her şeyde pozisyon açılabilir, yeter ki orada bir avantaj yakalama durumu söz konusu olsun. Şahsen, konjonktürel olarak, yurt içi borsa genelinin ve şirketlerinin risklerini yurtdışı yatırımların risklerinden daha fazla bulduğum için böyle bir tercihte bulundum. Yaptığımız tercihlerin doğruluğunu ya da yanlışlığını elbette zaman gösterecektir. Mutlak doğruluk iddiasında hiç bir zaman olmadım, olmayacağım da.
Daha bir kaç yazı önce Şeytan'ın Avukatı filminden ikonik bir söz etrafında, kendimi de sigaya çekmek için, bir kaç cümlelik fikrimi paylaşmıştım. Genel olarak hayatta, özel olarak finansal piyasalarda insanı en çok tahrip edecek şey kendi 'ego'muzun kurbanı olmak. Emek harcadıkça, sabır gösterdikçe ve mütevazi olmayı becerebildiğimiz ölçüde bu işlerden nasibimiz kadarını alıyoruz ve alacağız. 'Karun'laşma gibi bir hedefimiz yok. Tek anahtarı olan bir hazine kâfidir bize.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri