Artan
Azalan
��lem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
48,42 10% 51,74 Mn 48,42 / 48,42
75,65 9.96% 290,95 Mn 72,05 / 75,65
21,12 9.94% 57,34 Mn 19,03 / 21,12
1.097,00 9.92% 15,19 Mn 1.097,00 / 1.097,00
37,96 8.64% 403,56 Mn 35,30 / 38,30
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
147,60 -10% 276,94 Mn 147,60 / 179,00
6,66 -10% 283,60 Mn 6,66 / 7,29
17,55 -10% 183,96 Mn 17,55 / 19,40
9,53 -9.92% 981.666,24₺ 9,53 / 9,53
2,87 -8.6% 411,68 Mn 2,83 / 3,05
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
351,25 2.03% 5,31 Mr 348,75 / 361,00
288,00 -2.37% 3,07 Mr 287,75 / 295,75
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
2,77 -1.42% 2,12 Mr 2,76 / 2,85
35,00 -1.91% 1,52 Mr 34,94 / 35,78
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
351,25 2.03% 5,31 Mr 348,75 / 361,00
394,25 0.38% 684,47 Mn 392,25 / 399,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
93,95 -1.57% 58,65 Mn 93,90 / 96,00
105,80 -1.76% 44,95 Mn 105,80 / 107,90
404,75 2.86% 2,49 Mr 397,50 / 409,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,35 -2.03% 174,39 Mn 19,24 / 19,79
33,52 -2.27% 22,07 Mn 33,40 / 34,42
68,30 -1.16% 1,45 Mr 68,05 / 69,50
10,81 -1.73% 44,43 Mn 10,80 / 11,01
79,30 -0.88% 49,65 Mn 79,30 / 80,65

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 62/67 İlkİlk ... 12526061626364 ... SonSon
Arama sonucu : 529 madde; 489 - 496 arası.

Konu: Yurtdışı Hisse Senedi Borsaları

  1.  Alıntı Originally Posted by deva-i dert Yazıyı Oku
    IBKR vs. Midas'ta Midas'ı tercihininizin nedeni nedir?
    Doğru-dürüst çalışmayan bir çok fonksiyona rağmen... "Alışkanlıklar" sanırım üstadım.

    -Düşük komisyon,
    -Kolay transfer,
    -Geçen yıl duyurduğu "vergiye esas kazanç extresi"... vb.

    EK: IBKR'yi hiç kullanmadığımdan... Aslında kıyas yapmıyorum. Sadece alışmışlığın konforuna bırakıyorum kendimi

  2.  Alıntı Originally Posted by Oblo Yazıyı Oku
    Doğru-dürüst çalışmayan bir çok fonksiyona rağmen... "Alışkanlıklar" sanırım üstadım.

    -Düşük komisyon,
    -Kolay transfer,
    -Geçen yıl duyurduğu "vergiye esas kazanç extresi"... vb.

    EK: IBKR'yi hiç kullanmadığımdan... Aslında kıyas yapmıyorum. Sadece alışmışlığın konforuna bırakıyorum kendimi
    Midas'taki oransal değil işlem başı komisyon alma olayında bir alt ya da üst limit var mı?

    Yani 100 dolarlık işlemde de 100K dolarlık işlemde de aynı komisyonu mu alıyorlar, yoksa bu bir şehir efsanesi mi?
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  3.  Alıntı Originally Posted by deva-i dert Yazıyı Oku
    Midas'taki oransal değil işlem başı komisyon alma olayında bir alt ya da üst limit var mı?

    Yani 100 dolarlık işlemde de 100K dolarlık işlemde de aynı komisyonu mu alıyorlar, yoksa bu bir şehir efsanesi mi?
    Yok üstadım. İşlem miktarı ne olursa olsun 1,5 USD.
    Penny Stocks için ise NASDAQ regülasyonları nedeniyle farklı bir hesaplama biçimi var.

    2-3 defa almışımdır. Yine de uçuk rakamlar değildi.

  4. #492
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    ISPARTA K.
    Gönderi
    5,811
     Alıntı Originally Posted by Oblo Yazıyı Oku
    Topik sahibinin izni ile, kendi adıma iki kelam edeyim.
    Sayın @tovbekar, tam olarak sorunun ne olduğunu anlamadım şahsen.

    "müsadenizle bir soru sormak istiyorum kim cevaplarsa makbulümdür... önce girizgah yapayım sn oblo kızacak ama ALARK ile ilgili..." diye başlamış yazı.

    Ama yazıda Alarko ile ilgili bir soru yok anlayabildiğim kadarı ile.
    Bu gönderiden, "hissede 2018 sonrası iyi kazandığınızı" anladım. Yine yanılmıyorsam "Alarko için 10-20$ arası bir fiyat beklentiniz var". Allah bereket versin. Kazancınız daim ve bol olsun. Gönlünüze göre olur inşallah.

    Son paragraftan ise, daha çok niyet okuma gibi bir çabayla;

    -"Yurtdışına yatırım yapmaktan söz ediyorsunuz ama... Kendi ülkemizin koşullarına bile hakim değilken bu türden bir yatırım mantıklı mı?"
    -"Arjantin, Brezilya vb. üçüncü bir ülkeden kaynaklanıp, dünyaya yayılabilecek bir kriz riskini hesaplayabiliyor musunuz?"

    benzeri sorular çıkardım ama... Doğru mu anlamışım? Bilemedim.
    sn oblo, sn deva-i dert
    tabii ki yaşlı olup çenesi düşünce insanın girizgah yapayım deyü konuyu kaçırabiliyor.
    soru ben kendi adıma yıllardır Türkiyede yaşadığım halde hissenin/sistemin açıklarını tam olarak bilemiyorum siz yurtdışında bilebiliyor musunuz? ALARKta yıllardır yatırım yaptığım halde hala yanlış anlamalarım olabiliyor. sn deva-i dert kısmen cevap verdi? ama mesela orada da aileleryöneticiler şirketleri bozmuyor mu? en son ülkemizde kontrolmatik örneği veya SASA? belki de AVOD gıda!

    İkinci soru mesela Korede 2 hisse piyasayı götürebiliyormuş bizde olduğu gibi bu ayrıntıları nasıl yakalıyor en önemlisi nasıl halledebiliyorsunuz?
    son alarak da sistemlerin bozulması yani rasyoların çalışmaması her yerde oluyor ise nasıl başa çıkıyorsunuz ?
    not mümkün olduğunca okumaya çalışıyorum ama bu cevaplar verildiyse ve ben kaçırdıysam affola
    Son düzenleme : tovbekar; 18-05-2026 saat: 09:21.

  5.  Alıntı Originally Posted by tovbekar Yazıyı Oku
    sn oblo, sn deva-i dert
    tabii ki yaşlı olup çenesi düşünce insanın girizgah yapayım deyü konuyu kaçırabiliyor.
    soru ben kendi adıma yıllardır Türkiyede yaşadığım halde hissenin/sistemin açıklarını tam olarak bilemiyorum siz yurtdışında bilebiliyor musunuz? ALARKta yıllardır yatırım yaptığım halde hala yanlış anlamalarım olabiliyor. sn deva-i dert kısmen cevap verdi? ama mesela orada da aileleryöneticiler şirketleri bozmuyor mu? en son ülkemizde kontrolmatik örneği veya SASA? belki de AVOD gıda!

    İkinci soru mesela Korede 2 hisse piyasayı götürebiliyormuş bizde olduğu gibi bu ayrıntıları nasıl yakalıyor en önemlisi nasıl halledebiliyorsunuz?
    son alarak da sistemlerin bozulması yani rasyoların çalışmaması her yerde oluyor ise nasıl başa çıkıyorsunuz ?
    not mümkün olduğunca okumaya çalışıyorum ama bu cevaplar verildiyse ve ben kaçırdıysam affola
    G.Kore ya da Singapur isimlerini örnek olsun diye verdim. Yoksa oralarda bir yatırımım yok. Anlatmaya çalıştığım şey hissesini alacağınız bir şirketin detaylı finansal verilerine, faaliyet raporlarına, insider alım ve satımlarına, şirketlerle ilgili gelişmelere ve haber akışlarına, fiyat hareketlerine, kurumsal sahiplik oranlarına, hisse satın alma taahhütlerine ve gerçekleşen oranlarına, dağıtılan ya da dağıtılacağı ilan edilen temettü miktar ya da oranları bilgisine sahip iseniz, mesela Zoetis almanız ile Deva almanız arasındaki riskin farkı nedir? Şirketler bağlamında tahtalarında oynanan Ali-Cengiz oyunlarını, manipülasyonları kastediyorsanız, o borsalar var olduğu müddetçe her yerde zaten karşımıza çıkacaktır.

    Ülke ve borsalar bazlı değişik aşırı fiyat hareketleri ve oynaklığı için işlem yaptığınız ülkenin borsasını yeterince gözlemeden pozisyon açmanın riskleri her daim yüksek. Mesela, bu başlıkta, yurtdışı borsalarda, özellikle ABD'de, herhangi bir şirketin bilanço tarihine mal ile girmenin çok yüksek olan risklerini sıklıkla dile getiriyor oluşum bu riskleri uzun süre gözlemiş olmamın bir sonucu.

    Bunları belirttikten sonra kendi ülkemizin borsası ile yurtdışı borsalar arasında burada olup da, en azından benim yatırım/trading kararı aldığım diğerinde olmayan ya da görece çok az olan bir kaç ekstra, ama çok önemli risk de var: Makro bağlamda kur riski, yüksek faiz riski ve yüksek enflasyon riski. Jeopolitik risklere girmek istemiyorum, orası çok uzun, netameli bir konu. Şimdi bu makro riskler sadece ülke borsasına girişleri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda bizzat şirketlerin bilançolarını da etkiliyor. Mesela bundan 3-4 yıl önce, faizler görece düşükken, şirketlerin gelir tablolarında faiz giderlerinin faaliyet kârlarına oranları, BIST geneli ortalaması, % 20'lerini geçmiyorken, bir kaç ay öncesinde en son baktığımda BIST genelinde bu rakam ortalama % 80'ler civarında idi. (Son finansal tablolara bakmadım bu oran istatistiği için) Bu bir şirketin sadece faiz giderlerinin o şirketin 1 yıl boyunca uğraşıp didinip, gece gündüz çalışıp faaliyetlerinden elde ettiği her 5 birim kârın 4'ünü bankalara ya da diğer borç veren kurumlara, sadece aldıkları borcun faizi olarak kaptırması anlamına geliyor. Bu kadar faiz gideri varken borçlarının ana paralarının çevrilemiyor olması da elbette gayet beklenebilir bir durum. Sonuçta olay katlanarak büyüyen bir borç sarmalına dönüşüyor. Uygulanan enflasyon muhasebesi insanların kafalarını şu bağlamda karıştıyor ve resmi net olarak görmelerini etkiliyor: Bilançolara bakıyorlar ve toplam finansal borçların toplam varlıklara oranları geçmişe göre çok absürt değil, hatta normalmiş gibi görünüyor. Enflasyon düzeltmeleri sonucu varlıklar güncel değerine getiriliyor, aynı oranda öz kaynaklar da güncellendiği için borçların oransal yansıması çok daha az oluyor toplam varlıklara nispeten ve borçluluk oranları enflasyon muhasebesi olmayan dönemlere görece düşük çıkıyor ya da makul oranlarmış gibi görünüyor. Ancak gözden kaçan bir nokta var: Varlıkların değerleri güncel hale getiriliyor, ama bu bilançonun aktif tarafına gerçek bir nakit girişi, pasif tarafına gerçek bir özkaynak girişi nedeniyle olmuyor. Bu sadece fiktif bir güncelleme. Şirket varlık satışı yapmadığı sürece borçluluk oranlarının fiktif olarak düşmüş olmasının pratikte kimseye faydası yok. Çünkü reel bir nakit akışı üretmiyor bu durum, şirketlere gerçek anlamda işletme sermayesi de sağlamıyor. Şirketler bu yüksek faiz ortamında işletme faaliyetlerini devam ettirebilmek için gittikçe daha çok borçlanır ve sonrasında bunları çeviremez hale geliyorlar. İşte tam da bu nedenlerle anlaşılmaz görünen ama aslında çok açık olan bir problem bağıra bağıra geliyor: Borçlar çevrilemez, yüzdürülemez oluyor. En basit ve son örneği Kontrolmatik'te olanlar.

    Şimdi bu büyük makro riskler dururken, bir tarafta şirketlerinin faiz giderlerinin toplam giderlerine oranlarının ortalaması % 1 ile % 2,5 arası dalgalanan bir ülkede yatırım kararı almak mı daha riskli yoksa bu oranın % 40'ları aştığı bir ülkede mi? Şirketlerinin faiz giderlerinin faaliyet kârlarının ortalama % 5 ila % 8'ini erittiği bir ülkede yatırım kararı almak mı daha riskli, yoksa bu oranın % 80'leri bulduğu bir ülkede mi?

    Ortalama BIST yatırımcısının şirketlerin finansal tablolarındaki faiz giderlerinin seyrini, bunun faaliyet kârlarına oranlarının değişimini, borç sarmalının işinden nasıl çıkılamaz hale geldiğini takip ettiğini pek sanmıyorum. Yani hâsıl-ı kelâm, sözüm meclisten dışarı, ortalama BIST yatırımcısının gerçek risk ölçümü yapabildiğine pek emin değilim. BIST'in ucuz olduğu masallarını her daim tekrarlayanlara itibar etmiyorum. Sen fon kurmuşsan ve fonuna bu borsaya kote olan şirketleri almışsan ve fonunun zarar ettirmesini ve sonucunda müşterilerini kaybetmek istemiyorsan, yani kendi olası gelirinden olmak istemiyorsan, papağan gibi sürekli borsanın nasıl da ucuz olduğunu anlatırsın elbet.

    Biraz insanların bu işte fazla geçmişleri olmamasından, biraz da alternatifsiz bir yatırım mecrası sunduğu için mevcut şartlarda hak ettiği dayağı yemeyen bir borsamız var. Bu dayak bir gün yenir mi? Ondan da çok emin değilim. Ha diyeceksiniz ki büyük riskler bazen büyük getiri imkanları da sunar. Orası doğru. Ama her zaman doğru atta olmanız, her zaman doğru zamanlamaya sahip olmanız şartıyla. Ama ben bu saydığım riskleri ancak ve ancak çok kısa vadeli pozisyonlar için alırım, ki onu da bırakmış durumdayım.

    Anlatmaya çalıştığım bu riskler konusunda hatalı olmayı, yanılıyor olmayı o kadar isterdim ki.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  6.  Alıntı Originally Posted by deva-i dert Yazıyı Oku
    Yorumlarınız için teşekkürler sayın Yelpaze.

    Herhangi bir hisse senedi özelinde detaylı ve doğru bir analiz, anlamlı bir değerleme yapıyor olsak dahi, sonuçta piyasa bizimle hemfikir değilse o analiz çöpe dönüşebiliyor. En azından kısa vadede. İstediğimiz kadar haklı olduğumuzu düşünelim ya da savunalım. Sık sık Keynes'in güzellik yarışması anolojisine gönderme yapıyor olmam biraz da bundan kaynaklanıyor. Bize göre en güzelinin pek önemi olmayabiliyor, piyasa bizimle aynı görüşü paylaşmadıkça.
    Insider, manüplasyon gibi özel durumlar dışında yatırım girişimlerinin tamamına yakını kısa vadede kumardan öteye geçemiyor, iş hayatının normali bu ve böyle de olmalı. Güzellik yarışmasında kendi favorimizi seçmek yerine zamanımızı diğerlerinin eğilimlerini tahmin etmeye harcıyoruz aslında. Bu da belirsizliği neredeyse sonsuz kılıyor çünkü diğerlerinin ne düşündüğüne dair bir sonuca varsak bile fikir değiştirmeleri yüksek ihtimal. Ben bu yüzden herkesin kendi gerçeklerini analiz edip ona göre bir strateji oluşturmasından yanayım ki siz aslında bu konuda yeterli malzemeyi de sunuyorsunuz.

    Şu anda piyasaların en önemli dinamiği herkesin kısa vadeli karlılığa odaklanıp maksimize etmeye çalışması. Sadece hisse senedi yatırımcıları değil tüm iş dünyası böyle.

  7. #495
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    ISPARTA K.
    Gönderi
    5,811
     Alıntı Originally Posted by deva-i dert Yazıyı Oku
    G.Kore ya da Singapur isimlerini örnek olsun diye verdim. Yoksa oralarda bir yatırımım yok. Anlatmaya çalıştığım şey hissesini alacağınız bir şirketin detaylı finansal verilerine, faaliyet raporlarına, insider alım ve satımlarına, şirketlerle ilgili gelişmelere ve haber akışlarına, fiyat hareketlerine, kurumsal sahiplik oranlarına, hisse satın alma taahhütlerine ve gerçekleşen oranlarına, dağıtılan ya da dağıtılacağı ilan edilen temettü miktar ya da oranları bilgisine sahip iseniz, mesela Zoetis almanız ile Deva almanız arasındaki riskin farkı nedir? Şirketler bağlamında tahtalarında oynanan Ali-Cengiz oyunlarını, manipülasyonları kastediyorsanız, o borsalar var olduğu müddetçe her yerde zaten karşımıza çıkacaktır.

    Ülke ve borsalar bazlı değişik aşırı fiyat hareketleri ve oynaklığı için işlem yaptığınız ülkenin borsasını yeterince gözlemeden pozisyon açmanın riskleri her daim yüksek. Mesela, bu başlıkta, yurtdışı borsalarda, özellikle ABD'de, herhangi bir şirketin bilanço tarihine mal ile girmenin çok yüksek olan risklerini sıklıkla dile getiriyor oluşum bu riskleri uzun süre gözlemiş olmamın bir sonucu.

    Bunları belirttikten sonra kendi ülkemizin borsası ile yurtdışı borsalar arasında burada olup da, en azından benim yatırım/trading kararı aldığım diğerinde olmayan ya da görece çok az olan bir kaç ekstra, ama çok önemli risk de var: Makro bağlamda kur riski, yüksek faiz riski ve yüksek enflasyon riski. Jeopolitik risklere girmek istemiyorum, orası çok uzun, netameli bir konu. Şimdi bu makro riskler sadece ülke borsasına girişleri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda bizzat şirketlerin bilançolarını da etkiliyor. Mesela bundan 3-4 yıl önce, faizler görece düşükken, şirketlerin gelir tablolarında faiz giderlerinin faaliyet kârlarına oranları, BIST geneli ortalaması, % 20'lerini geçmiyorken, bir kaç ay öncesinde en son baktığımda BIST genelinde bu rakam ortalama % 80'ler civarında idi. (Son finansal tablolara bakmadım bu oran istatistiği için) Bu bir şirketin sadece faiz giderlerinin o şirketin 1 yıl boyunca uğraşıp didinip, gece gündüz çalışıp faaliyetlerinden elde ettiği her 5 birim kârın 4'ünü bankalara ya da diğer borç veren kurumlara, sadece aldıkları borcun faizi olarak kaptırması anlamına geliyor. Bu kadar faiz gideri varken borçlarının ana paralarının çevrilemiyor olması da elbette gayet beklenebilir bir durum. Sonuçta olay katlanarak büyüyen bir borç sarmalına dönüşüyor. Uygulanan enflasyon muhasebesi insanların kafalarını şu bağlamda karıştıyor ve resmi net olarak görmelerini etkiliyor: Bilançolara bakıyorlar ve toplam finansal borçların toplam varlıklara oranları geçmişe göre çok absürt değil, hatta normalmiş gibi görünüyor. Enflasyon düzeltmeleri sonucu varlıklar güncel değerine getiriliyor, aynı oranda öz kaynaklar da güncellendiği için borçların oransal yansıması çok daha az oluyor toplam varlıklara nispeten ve borçluluk oranları enflasyon muhasebesi olmayan dönemlere görece düşük çıkıyor ya da makul oranlarmış gibi görünüyor. Ancak gözden kaçan bir nokta var: Varlıkların değerleri güncel hale getiriliyor, ama bu bilançonun aktif tarafına gerçek bir nakit girişi, pasif tarafına gerçek bir özkaynak girişi nedeniyle olmuyor. Bu sadece fiktif bir güncelleme. Şirket varlık satışı yapmadığı sürece borçluluk oranlarının fiktif olarak düşmüş olmasının pratikte kimseye faydası yok. Çünkü reel bir nakit akışı üretmiyor bu durum, şirketlere gerçek anlamda işletme sermayesi de sağlamıyor. Şirketler bu yüksek faiz ortamında işletme faaliyetlerini devam ettirebilmek için gittikçe daha çok borçlanır ve sonrasında bunları çeviremez hale geliyorlar. İşte tam da bu nedenlerle anlaşılmaz görünen ama aslında çok açık olan bir problem bağıra bağıra geliyor: Borçlar çevrilemez, yüzdürülemez oluyor. En basit ve son örneği Kontrolmatik'te olanlar.

    Şimdi bu büyük makro riskler dururken, bir tarafta şirketlerinin faiz giderlerinin toplam giderlerine oranlarının ortalaması % 1 ile % 2,5 arası dalgalanan bir ülkede yatırım kararı almak mı daha riskli yoksa bu oranın % 40'ları aştığı bir ülkede mi? Şirketlerinin faiz giderlerinin faaliyet kârlarının ortalama % 5 ila % 8'ini erittiği bir ülkede yatırım kararı almak mı daha riskli, yoksa bu oranın % 80'leri bulduğu bir ülkede mi?

    Ortalama BIST yatırımcısının şirketlerin finansal tablolarındaki faiz giderlerinin seyrini, bunun faaliyet kârlarına oranlarının değişimini, borç sarmalının işinden nasıl çıkılamaz hale geldiğini takip ettiğini pek sanmıyorum. Yani hâsıl-ı kelâm, sözüm meclisten dışarı, ortalama BIST yatırımcısının gerçek risk ölçümü yapabildiğine pek emin değilim. BIST'in ucuz olduğu masallarını her daim tekrarlayanlara itibar etmiyorum. Sen fon kurmuşsan ve fonuna bu borsaya kote olan şirketleri almışsan ve fonunun zarar ettirmesini ve sonucunda müşterilerini kaybetmek istemiyorsan, yani kendi olası gelirinden olmak istemiyorsan, papağan gibi sürekli borsanın nasıl da ucuz olduğunu anlatırsın elbet.

    Biraz insanların bu işte fazla geçmişleri olmamasından, biraz da alternatifsiz bir yatırım mecrası sunduğu için mevcut şartlarda hak ettiği dayağı yemeyen bir borsamız var. Bu dayak bir gün yenir mi? Ondan da çok emin değilim. Ha diyeceksiniz ki büyük riskler bazen büyük getiri imkanları da sunar. Orası doğru. Ama her zaman doğru atta olmanız, her zaman doğru zamanlamaya sahip olmanız şartıyla. Ama ben bu saydığım riskleri ancak ve ancak çok kısa vadeli pozisyonlar için alırım, ki onu da bırakmış durumdayım.

    Anlatmaya çalıştığım bu riskler konusunda hatalı olmayı, yanılıyor olmayı o kadar isterdim ki.
    sn deva-i dert
    ayrıntılı bilgiler için teşekkürler. borçlanma hususu zaten elimdeki donelerden biri idi ki yatırımlarda dikkatli olsam da ülke dışında değerlendirmeyi pek düşünmemiştim. yeni şeyler öğrenmek güzel. itibar için dolaş da gel demekte...

  8.  Alıntı Originally Posted by yelpaze Yazıyı Oku
    Insider, manüplasyon gibi özel durumlar dışında yatırım girişimlerinin tamamına yakını kısa vadede kumardan öteye geçemiyor, iş hayatının normali bu ve böyle de olmalı. Güzellik yarışmasında kendi favorimizi seçmek yerine zamanımızı diğerlerinin eğilimlerini tahmin etmeye harcıyoruz aslında. Bu da belirsizliği neredeyse sonsuz kılıyor çünkü diğerlerinin ne düşündüğüne dair bir sonuca varsak bile fikir değiştirmeleri yüksek ihtimal. Ben bu yüzden herkesin kendi gerçeklerini analiz edip ona göre bir strateji oluşturmasından yanayım ki siz aslında bu konuda yeterli malzemeyi de sunuyorsunuz.

    Şu anda piyasaların en önemli dinamiği herkesin kısa vadeli karlılığa odaklanıp maksimize etmeye çalışması. Sadece hisse senedi yatırımcıları değil tüm iş dünyası böyle.
    Muhatap olduğumuz gerçeklikler o kadar hızlı değişiyor ki, bireysel yatırımcılar da kurumsal yatırımcılar da mecburen buna ayak uydurmak zorunda hissediyor kendilerini. Mesela bundan 5-10 yıl öncesinde software şirketleri için genel kanı ne idi, şimdi ne? Yüksek brüt ve faaliyet kârı marjları, yüksek sermaye getirileri (ROIC, ROCE) ve düşük capex'lerle çalışan ve compounding katsayısı yüksek bir sektör olarak kabul ediliyordu software sektörü. Gerçek hayatta da bu şirketlerin ürettiği finansallar bu yoruma paralel şekilde gelişiyor ve büyüyordu. O nedenle klasik sanayi şirketlerine, imalatçı şirketlere nispeten 5-10 kat daha pahalı fiyatlanabiliyor ve borsalardaki sektörel fiyat büyümesi de zamanla compounding gelirleri hızlı biçimde artırabiliyordu. Bu gün aynı şirketler için konuşulan senaryo ise bu şirketlerin yapay zeka gelişimi sonrasında gelecekte varlıklarının ve potansiyel gelirlerinin çok büyük hasar alma ihtimallerinin yükselmiş olması. Bu senaryo önümüzdeki yıllarda doğrulanır doğrulanmaz, onu çok iyi bilemiyorum, ancak fiyatlamalara fena halde yansımış durumda. Software şirketlerin çok büyük bir kısmı % 30'lardan % 60'lara varan bir geri çekilme yaşamış durumda. Şirketleri fiyatlarının ATL ve 52 haftalık dip değerlerine en yakın olanları şeklinde sıralasak, listenin büyük çoğunluğu bioteknoloji ve software şirketlerinden oluşabilir. Yine aynı şekilde 6-7 sene önce çoğu zarar basan, fiyatları diplerde sürünen, herkesin gözünden düşmüş olan maden şirketleri son 2 yılın en çok faaliyet kârı üreten, fiyatları en çok yükselen sektörlerinden birisini oluşturuyorlar. Gelecek 2 yılda da bu durumu sürdürmeleri mümkün mü diye sorsak, kimse kendinden emin şekilde buna 'evet' cevabı veremez. Yine pandemi döneminin yıldızları ilaç ve gıda şirketlerinin büyük kısmı şu anda kötü fiyatlanıyor mesela, o dönemki şaşaalı fiyatlamaya tekrar ne zaman erişebilirler tahminini yapabilecek birisi var mı?

    Şimdi durumlar böyle olunca, değişik sektörlerin hem reel hayatta hem de borsadaki fiyatlamalarındaki döngüselliklerinden ve rotasyonlarından faydalanmayı öne çıkaramayan stratejiler genelde pek kazandıramayabiliyor. Kazandıramayan stratejilerin de pek alıcısı olmuyor doğal olarak. Keşke bir ideal olarak sunulan, anlatılan orta uzun vade yatırım modellerinin gerçekteki yansıması da anlatılanlar kadar gerçekçi olsa idi.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

Sayfa 62/67 İlkİlk ... 12526061626364 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •