Geçen gün arabayla eve dönüyorduk. Önümüzdeki araba çok yavaş ilerliyordu.
Düşünmeden öfkeyle söylendim:
"Niye böyle kullanıyor bu arabayı diye"
"Arka koltuktan oğlum sakin bir sesle dedi ki:
" Belki de Japon balığını taşıyordur baba. Suyu dökülmesin diye yavaş gidiyordur."
" Bir an duraksadım.
Japon balığı mı?
Ama sonra düşündüm...
"Belki de gerçekten öyledir.
" Ona dönüp şöyle dedim:
"Belki de en sevdiği dondurmayı yiyordur, elinden düşürmemeye çalışıyordur."
" EVET! O da olabilir!" diye heyecanla bağırdı.
"Başka ne olabilir sence?" dedim.
"Biraz düşündü, sonra şöyle dedi:
" Ya da kucağında bir yavru kedi vardır."
" İşte o an... bütün kızgınlığım geçti.
Çünkü arka koltuktaki bu küçücük insan, empatiyi seçmişti.
Ben de onun gibi yapmak istediğimi fark ettim.
" Sonra dedim ki:
" Bir oyun oynayalım. Adı "Belki de" oyunu olsun. Birini anlamadığımız bir şekilde davranırken gördüğümüzde, kötü bir ihtimal yerine iyi bir ihtimal düşünelim."
" Tamam!" diye sevinçle bağırdı.
"Aynı gün markete girdik.
Bir çocuk reyonda çığlık çığlığa ağlıyordu.
Oğluma eğilip fısıldadım:
" Belki okulda zor bir gün geçirmiştir."
" O da bana fısıldadı:
"Belki en sevdiği oyuncağı kırılmıştır."
" Birbirimize baktık, gülümsedik ve yolumuza devam ettik.
"O gece yatağına girerken dedi ki:
" Baba, "Belki de" oyununu çok sevdim. Hep oynayalım."
" Tamam," dedim.
Ve işte o an... içim sıcacık oldu.
" Çünkü açıkçası ben, insanların önce iyi ihtimali düşündüğü bir dünyada yaşamak istiyorum.
"Belki kaba değil... belki zor bir gün geçiriyordur."
" Belki kötü değil... belki çok yorulmuştur."
"Belki sinir bozucu değil... belki sadece sevgiye ihtiyacı vardır."
" Hepimiz insanlar hakkında varsayımlar yapıyoruz. O zaman neden iyi varsayımlar yapmayalım?
"Çünkü bunu yaptığımızda; empati kurabilen, şefkatli ve anlayışlı çocuklar yetiştiriyoruz.

Alıntı yaparak yanıtla
Yer İmleri