Geçmiþe dönerseniz belki haklýsýnýz, ama günümüze dönersek Atatürk'ün kurmuþ olduðu bütün fabrika veya üretim yapan yerlerin bugün kimlere ne þekilde satýldýðýný veya üst kullaným hakkýnýn verildiðini görürsünüz. Ülkede madenler dahil her satýldý, bizler dahi satildik. 2004 yýlýnda yer altý madenlerini yabancýlarýn araþtýrmasý kanunu kim tarafýndan kaldýrýldý veya sýnýrdaki mayýnlar niye kim tarafýndan temizlendi der iþin içinden çýkamayýz. Onur arkadaþýn dedigi gibi bizim emeklimiz can cekisirken siginmacilarin hastane ve eczanelerden sanki bizim gibi yýllarca prim ödemiþ gibi ücretsiz yararlanmasýna bir anlam katamayiz. O öyledir bu böyledir. Maalesef Turgut Özalin dediði gibi burasý Akdeniz iklimi satýlýk insan çok olur. Biz þu anda aslýnda printasta tam da bunu yaþýyoruz. 2010 yýlýnda almýþtým ben printaslari. 13 yýl bitti. Bu kadar zamanda bu iþ cozulmuyorsa Turgut özalin sözü gelir akla. Ýþin içine dini sokmak istemiyorum. Hukuk varsa, vicdan varsa çözülmeli. Çözülmuyorsa, çözmuyorlarsa, çözmek istemiyorlarsa, demekki kitapta yazana uyulmuyor demektir. Bu arada bende emekliyim. Yas aldýk baya. Geçmiþide yaþýmýz ölçüsünde biliyoruz. Her kese saygýlar.


Alýntý yaparak yanýtla

Yer Ýmleri