Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
6,05 10% 1,05 Mr 5,60 / 6,05
15,29 10% 226,34 Mn 13,84 / 15,29
20,70 9.99% 45,18 Mn 19,20 / 20,70
16,41 9.99% 16,44 Mn 16,20 / 16,41
255,50 9.99% 38,93 Mn 225,00 / 255,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
41,28 -9.99% 138,00 Mn 41,28 / 43,72
107,50 -9.97% 3,57 Mn 107,50 / 111,30
52,80 -9.97% 6,72 Mr 52,80 / 58,60
2,26 -9.96% 478,11 Mn 2,26 / 2,53
330,50 -9.95% 75,31 Mn 330,50 / 336,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
235,00 4.54% 13,33 Mr 229,90 / 239,80
287,00 -0.69% 12,40 Mr 285,00 / 295,25
322,25 -5.22% 11,96 Mr 318,00 / 345,50
37,08 -6.17% 9,33 Mr 37,02 / 39,98
78,90 -4.65% 8,66 Mr 78,05 / 84,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,55 0.82% 1,01 Mr 18,34 / 19,12
78,90 -4.65% 8,66 Mr 78,05 / 84,00
322,25 -5.22% 11,96 Mr 318,00 / 345,50
175,50 -2.88% 4,94 Mr 174,30 / 183,00
653,00 -3.19% 3,85 Mr 652,50 / 688,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,55 0.82% 1,01 Mr 18,34 / 19,12
78,90 -4.65% 8,66 Mr 78,05 / 84,00
97,95 -2.73% 551,49 Mn 97,95 / 101,40
109,10 -1.62% 263,97 Mn 108,70 / 113,60
322,25 -5.22% 11,96 Mr 318,00 / 345,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,55 0.82% 1,01 Mr 18,34 / 19,12
31,32 -3.93% 136,17 Mn 31,32 / 33,04
78,90 -4.65% 8,66 Mr 78,05 / 84,00
9,87 0.3% 202,58 Mn 9,79 / 10,09
65,70 -1.5% 703,52 Mn 65,50 / 68,75
Sayfa 1096/1097 İlkİlk ... 96596996104610861094109510961097 SonSon
Arama sonucu : 8772 madde; 8,761 - 8,768 arası.

Konu: PRTAS - ÇBS Printaş

  1. Geçen gün arabayla eve dönüyorduk. Önümüzdeki araba çok yavaş ilerliyordu.

    Düşünmeden öfkeyle söylendim:
    "Niye böyle kullanıyor bu arabayı diye"

    "Arka koltuktan oğlum sakin bir sesle dedi ki:
    " Belki de Japon balığını taşıyordur baba. Suyu dökülmesin diye yavaş gidiyordur."
    " Bir an duraksadım.
    Japon balığı mı?
    Ama sonra düşündüm...
    "Belki de gerçekten öyledir.
    " Ona dönüp şöyle dedim:
    "Belki de en sevdiği dondurmayı yiyordur, elinden düşürmemeye çalışıyordur."
    " EVET! O da olabilir!" diye heyecanla bağırdı.
    "Başka ne olabilir sence?" dedim.
    "Biraz düşündü, sonra şöyle dedi:
    " Ya da kucağında bir yavru kedi vardır."
    " İşte o an... bütün kızgınlığım geçti.
    Çünkü arka koltuktaki bu küçücük insan, empatiyi seçmişti.
    Ben de onun gibi yapmak istediğimi fark ettim.
    " Sonra dedim ki:
    " Bir oyun oynayalım. Adı "Belki de" oyunu olsun. Birini anlamadığımız bir şekilde davranırken gördüğümüzde, kötü bir ihtimal yerine iyi bir ihtimal düşünelim."
    " Tamam!" diye sevinçle bağırdı.
    "Aynı gün markete girdik.
    Bir çocuk reyonda çığlık çığlığa ağlıyordu.
    Oğluma eğilip fısıldadım:
    " Belki okulda zor bir gün geçirmiştir."
    " O da bana fısıldadı:
    "Belki en sevdiği oyuncağı kırılmıştır."
    " Birbirimize baktık, gülümsedik ve yolumuza devam ettik.
    "O gece yatağına girerken dedi ki:
    " Baba, "Belki de" oyununu çok sevdim. Hep oynayalım."
    " Tamam," dedim.
    Ve işte o an... içim sıcacık oldu.
    " Çünkü açıkçası ben, insanların önce iyi ihtimali düşündüğü bir dünyada yaşamak istiyorum.
    "Belki kaba değil... belki zor bir gün geçiriyordur."
    " Belki kötü değil... belki çok yorulmuştur."
    "Belki sinir bozucu değil... belki sadece sevgiye ihtiyacı vardır."
    " Hepimiz insanlar hakkında varsayımlar yapıyoruz. O zaman neden iyi varsayımlar yapmayalım?
    "Çünkü bunu yaptığımızda; empati kurabilen, şefkatli ve anlayışlı çocuklar yetiştiriyoruz.

  2. Kurt ile eşek tartışıyorlarmış.
    Kurt: Çimen yeşildir.
    Eşek: Çimen sarıdır.
    Sonunda konuyu orman kralı aslana anlatmışlar.
    Aslan kurta bir ay hapis cezası, eşeğe de özgürlük kararı vermiş.
    Kurt şaşkınlıkla aslana yaklaşmış ve sormuş:
    Sen de çimeni sarı mı görüyorsun?
    Aslan: Hayır çimen yeşildir.
    Kurt: O halde neden bana 1 ay hapis cezası verdin?
    Aslan: Eşekle tartıştığın için.

  3. Yıllar önce Erzurum'da Dadaş Turizm isimli otobüs firması , o dönem için oldukça lüks otobüslerle sefer yapmaya başlamıştı. Otobüsler yerde giden uçak gibi, hem güzel hizmet var hem de konforlu ama tek sorun pek çoğunun aynı renk olması.

    Erzurum'dan İstanbul'a gitmek için yola çıkan bir vatandaş, mola yerinde inmiş ve tesislerde ihtiyaçlarını giderdikten sonra dönmüş. Otobüsün olduğu yere geldiğinde aynı renk ve aynı istikamete giden üç ayrı Dadaş Turizm otobüsü ile karşılaşınca kafası karışmış. O esnada da İstanbul otobüsünün hareket etmek üzere olduğu anonsu yapılınca telaşla girmiş birinin kapısından. Bakmış ki en önde çarşaflı bir bayan oturuyor.

    Sürekli molalarda inip bindiği için en önde oturan kadının kendisini hatırlayabileceğini düşünerek;

    Baci beni tanir misan?

    Kadın sinirlenmiş

    Vışşş hele devamsıza ( lüzumsuz) bah, sen artismisen ben seni taniyim ������

  4. Borsadaki kazanç bir başkasının yıkılan hayalleridir. Yani bizim.

  5. Padişah veziriye beraber tebdil-i kıyafet içinde dolaşmakta, esnafla sanki sıradan iki kişilermiş gibi muhabbet açarak tebaası hakkında bilgi toplamaktadır. saraya dönerken yolda çalışan bi köylüye rastgelirler. padişah,

    -selamün aleyküm ey pir u fani, der.
    -ve aleyküm selam ey serdar-ı cihan, der köylü.
    -altılarda ter dökmedin mi?
    -döktük ama altıya altı katmazsak otuzaltıya varılmıyor.
    -e hiç gece de mi kalkmadın peki?
    -kalktık kalkmasına ama ellere yaradı.
    -peki sana bi kaz göndersem yolar mısın?
    -hem de ciyaklatmadan.
    -e hadi allahaısmarladık o zaman.
    -selametle.

    saraya doğru yollarına devam eder padişahla vezir. padişah vezirine,

    -iyi adamdı, muhabbeti pek hoştu, der.
    -hünkarım affeyleyin ama ben pek anlayamadım ne konuştuğunuzu, der vezir.
    padişah sinirlenir,
    -sen o konuşmadan bi şey anlamadın mı yani?
    -anlamadım devletlum...
    -höyyyt!... sana akşama kadar mühlet. ne konuştuğumuzu çözdün çözdün, yoksa kelleni vurdururum.

    Veziri bi telaş alır, tek çare köylüyü bulmaktır. köylünün yanına koşar akşam çökmeden hemen önce. aralarında şu şekilde bi konuşma geçer.

    -selamün aleyküm.
    -aleyküm selam.
    -sen padişaha serdar-ı cihan dedin oysa o tebdil-i kıyafet içindeydi. nasıl anladın padişah olduğunu?
    -on altın ver söyleyeyim.

    altınları aldıktan sonra,
    -benim asıl mesleğim dericilik. padişahın üstündeki deri öyle her köylü kısmının giyeceği deriden değildi oradan anladım.
    -haa, peki "altılarda ter dökmedin mi?
    döktük ama altıya altı katmazsak otuzaltıya varılmıyor" ne demek?
    -yirmi altın ver söyleyeyim.

    parayı alır,
    -ilkbahar yaz altı ay çekmez mi, altı ay çalışmadın mı ki hala çalışırsın dedi, ben de bi altı ay daha çalışmazsak boğazımıza yetmiyor dedim.
    -haa, peki "hiç gece de mi kalkmadın?
    kalktık kalkmasına ama ellere yaradı" ne demek?
    -elli altın ver söyleyeyim.

    vezir elli altını da verir,
    -hiç çocuk yapmadın mı diye sordu, ben de yaptım ama hepsi kız oldu gelin olup gittiler, bana bakacak bi erkek evladım yok, dedim.
    -haa, peki "sana bi kaz göndersem yolar mısın?
    hem de ciyaklatmadan" ne demek ?

    Adamın yüzündeki müstehzi gülümsemeyi fark etmiş o an

    -hassiktiiiiiirrrrr!!.. sus sus söylemeee söylemeee"
    Vezir kaz mı oluyor şimdi.

  6. 2 onur 2 'den bir haber alan var mı acaba ..Neden terk etti buraları ..Dilerim sağlığı sıhhati iyidir..

  7. buradaki misyonu nu tamam lamıştır belki
    yada sıkılmıştır
    kötü olanı aklıma getirmek istemiyorum.
    13 yıl dile kolay

  8. Kardeşimize,ALLAH cc ,selamet versin..Burada bize karşı kötü,kırıcı ,yaralayıcı, hakaret edici bir sözü olmamıştır..İyi bir insandı .. Sağlığı,Sıhhati,huzuru,ferahlığı iyi olsun..inşallah.. tşkkr ederim..

Sayfa 1096/1097 İlkİlk ... 96596996104610861094109510961097 SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •