Dün büyük market e gittim. Düzenli aldığım konserve ton balığından alacağım. Fiyata bir baktım ister istemez ağzımdan "yuh" sesi çıktı.
Sağımda solumda üç beş kişi daha vardı, ben işaret vermişim gibi hepsi yuh demeye başladı. Pek çok şeyin fiyatı katlamış. Onlarda almak istedikleri şeye bakıp kaldılar.
Bazı şeylerin fiyatları bu ay tam ikiye katlamış.
İlginç yanı aynı ton balığı diğer zincir mağazadada aynı gün aynı miktarda fiyatı artmış.
Daha önemlisi sabze meyve fiyatı yavaş artıyordu. manavda hıyarın kilosu tam 2 kat artmış. Hıyar arttı ise gerisi gelir.
Kalkmışlar tayyip'i kast ederek bir çerkes atasözü söyledi diye bir kadını tutuklayıp götürmüşler. Atasözü "öküz"lü "saray"lı bir şey.
Hıyar 2 kat artmış, kadın gazeteciyi Çerkez atasözü söyledi diye tutuklamışlar.
Ne bağ var diyeceksiniz. Birebir organik bağ var. İçiniz boşsa, kendine güveniniz yoksa, hayatta hiç bir şey üretmemişseniz, hep tüketici olmuşsanız, kendi hakkınızın fazlasını yemişseniz, herkesi düşman görürsünüz, her hareketi hakaret algılarsınız, hiç bir hareketi olgunlukla karşılayamazsınız. En küçük bir saldırıda devrileceğinizi sanırsınız.
Evet kadının atasözü hakaret içeriyor.
Ancak aynı atasözü bana yada kılıçdaroğluna söylense umurumuzda olmaz güler geçerim, hatammı var diye sorgularım kendimi. Çünki hayatta çok şey başarmış olgunlaşmışım. Her saniyemi üreterek geçirmişim. Soymamışım saldırmamışım. yediğim her lokma helal olmuş. 10 çalışmışım 5 kazanmışım. bana bir kadın öküz dese umrumda olmaz "ya delidir, ya yanlış biliyordur, yada para ile biri söyletiyordur" derim. Çünki kendime güvenim var.
Her kesimden 10larca kadın söylemişse o zaman dur derim. Bi terslik var derim. Neyi yanlış yapmışımda bu insanlar böyle diyor derim. Kalabalıkların sesini dinlemeye başlarım.
.
Yer İmleri