Sayfa 294/7020 İlkİlk ... 1942442842922932942952963043443947941294 ... SonSon
Arama sonucu : 56156 madde; 2,345 - 2,352 arası.

Konu: Sanat Mozaik

  1. Ingiliz Norolog ve unlu Karisini Sapka Sanan Adam'in (The Man Who Mistook His Wife for a Hat) yazari Oliver Sacks'in dogum yil donumu (9 Temmuz 1933)

    "Her birimiz, bir biyografi bir hikayeden ibaretiz. Her birimiz, algilarimiz, duygularimiz dusunce ve davranislarimizla bilincdisi olarak, icimizde, surekli, etkili bir anlatiyi yapilandiririz. Icsel konusmalarimiz, sozel anlatilarimiz da buna dahildir. Biyolojik ve fizyolojik acidan birbirimizden pek farkli olmasak da tarihsel olarak, hikayelerimiz acisindan hepimiz birbirimizden farkli ve ozgun kisileriz." Oliver Sacks, Karisini Sapka Sanan Adam



    "If we wish to know about a man, we ask 'what is his story--his real, inmost story?'--for each of us is a biography, a story. Each of us is a singular narrative, which is constructed, continually, unconsciously, by, through, and in us--through our perceptions, our feelings, our thoughts, our actions; and, not least, our discourse, our spoken narrations. Biologically, physiologically, we are not so different from each other; historically, as narratives--we are each of us unique."

  2. Akademi ve Golden Globe Odullu Amerikali aktor Chris Cooper'in dogum gunu (9 Temmuz 1951)




  3. Iki Akademi Odullu Amerikali aktor ve yapimci ve Amerika'nin en sevilen sanatcisi Tom Hanks'in dogum gunu (9 Temmuz 1956)








  4. Top Gun'in Charlie Blackwood'u Kelly McGillis'in dogum gunu (9 Temmuz 1957)




  5. Fransiz yazar, sosyolog, antropolog ve filozof Georges Batailleâ€â•in olum yil donumu (9 Temmuz 1962)

    "Reims'daki evimizin sokaginda. Bisikletle yola cikiyorum. Arnavut kaldirimli sokak ve tramvay raylari. bisiklet ustundeyken insani epey rahatsiz ediyor. Arnavut kaldirimli sokakta insan sagdan mi yoksa soldan mi gidecegini bilemiyor. Rayların sayisi artiyor. Bir tramvayi siyirip geciyorum ama bir sey olmuyor. Bir donemecin hemen sonundaki, puruzsuz bir yolun bulundugu yere dogru gitmek istiyorum fakat eminim ki artik cok gec ve once yokus yukari cikip sonra hizla yokus asagi indiginiz o harika yol coktan arnavut kaldirimiyla kaplanmis. Nitekim donemeci gectigimde goruyorum ki yol eskisi gibi degil, yeniden yapmislar ama yeniden yapmak icin onu kopru seklinin iyice one ciktigi kocaman bir hendege donusturmusler. Bu guclu payandalari goruyorum, fakat bicimleri giderek degisiyor; once, icleri toprakla doldurulmasi gereken, tahtalari gevsemis fici iskeletlerinden cemberler goruyorum, sonra, tahtalari dagilmis ficilara donusuyorlar. Devam ediyorum, asiri derecede erkeksi ve kaba saba kiler iscileri ve hatta [korkunç zenciler], gevsemis ince uzun ficiyi dogrultmaya geliyorlar. O an feci bir karanlik cokuyor; Amerikali bir beyefendi olmusum, dolaniyorum. Ficiyi dikmek için, kurumdan kapkara olmus dev halatlari var gucle cekmek gerekiyor, kocaman igrenc sicanlar gibi birtakim hayvanlar kuyruklarindan asilmis halatlara fakat isirabilirler de, hepsini oldurmek gerek. Kiler iscileri bu igrenç mahluklara buyuk zevkle dokunuyor ve gule oynaya tutup asiyorlar onlari; Amerikali ziyaretcininse takim elbisesi kirlenebilir ve sicanlar onu isirabilir, ama onda ne korkudan ne tiksintiden eser var. Fakat zar zor duruyor ayakta, kan icindeki yapis yapis baliklar ya da olu ama tehditkar sicanlar suratina degdi degecek." Ruya



    "In the street in front of the house we lived in in Reims. I leave on a bicycle. Paved street and streetcar rails. Very annoying on a bicycle. paved street one doesn't know whether to go left or right. Multiplication ofstreetcar rails. I brush against a streetcar but there is no accident. I would like to reach the place where after a turn there is a smooth road but from now on it is no doubt too late and the wonderful smooth road on which you go up and then down with the speed you gain [is] now paved. In fact when I turn the road is no longer as it was before they redid it but in order to redo it, they ,ave transformed it into an immense trench in which pronounced stand out. I see these strong supports but more and more I see them in precarious forms first they are formed by the frames of barrels with disconnected planks in circles that will have to be filled with earth then more and more disconnected barrels to erect. One proceeds as it follows extremely virile and brutal cellar workers and even [horrible blacks] arrive to set up the long and thin tottering barrel. Suddenly an atrocious darkness descends; I go around in the form of an American gentleman. To erect the barrel it is necessary to pull on thick cords black with soot on which animals such as enormous atrocious rats are hung by the tail but which threaten to bite, but they must be killed. The cellar workers are with great pleasure in contact with this scum which they joyfully hang up but the American visitor in his suit risks being stained and bitten and he is not a little disgusted and frightened. however he stands his ground with difficulty the slimy and bloody fish or dead but menacing rats at the level of his face."
    Son düzenleme : Terraluna; 09-07-2017 saat: 17:15.

  6. Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl (Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti), 9 Temmuz 2003 tarihinde vizyona girdi.






  7. "Bana birisi boyle sevebilecegimi soylese inanmazdim"dedi Prens Andrey "bu sevgi hic de bildigim eski sevgilerden degil.Benim icin dunya iki yarima ayrilmistir: Bir yarisi, o butun mutluluklar, umitler ve isiklar orada; obur yarisi onun olmadigi her yer, butun huzunler, karanliklar orada..." Savas Ve Baris

  8. "Kentlerle iliskimiz ruyalarla oldugu gibidir: hayal edilebilen her sey ayni zamanda duslenebilir, oysa en beklenmedik ruyalar bile arzuyu, ya da arzunun tersi, bir korkuyu gizleyen resimli bir bilmecedir. Kentleri de ruyalar gibi arzular veya korkular kurar, soylediklerinin ana hatti gizli, kurallari sacma, verdigi umutlar aldatici, her sey, baska bir seyi gizliyor olsa da." Italo Calvino, Gorunmez Kentler



    "È delle città come dei sogni: tutto l’immaginabile può essere sognato ma anche il sogno più inatteso è un rebus che nasconde un desiderio, oppure il suo rovescio, una paura. Le città come i sogni sono costruite di desideri e di paure, anche se il filo del loro discorso è segreto, le loro regole assurde, le prospettive ingannevoli, e ogni cosa ne nasconde un'altra."

Sayfa 294/7020 İlkİlk ... 1942442842922932942952963043443947941294 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •