-
Nashville filmi ile Akademi Odulu adayligi bulunan Amerikali aktris, komedyen, yazar, sarkici ve yapimci Lily Tomlin'in dogum gunu (1 Eylul 1939)

-
Ernest Hemingway, Nobel Edebiyat ve Pulitzer Kurgu Odullu Yasli Adam ve Deniz (The Old Man and the Sea - Il Vecchio e il Mare) romanini 1 Eylul 1952 tarihinde Charles Scr****r's Sons yayinevi araciligiyla yayinladi.
"Hem bu hatiri sayilir bir gunahtir bence. Aklina gunahi getirmenin sırasi mi simdi? Gunahi anmadan dusunecek bunca dert var.Hem ben ondan bir sey anlamam ki. Gunahin ne oldugunu anlamam, ona pek inanmam da. Belki balik tutmak da gunahtir. Gecimimi saglamak, baskalarini doyurmak icin yaptigim halde bu isin gunah oldugunu saniyorum. Ama o zaman her sey gunah sayilirdi. Gunahi munahi dusunmenin sirasi degil simdi. Bunun icin cok gec kaldik, hem millet bununla doyuruyor karnini. Baskasi dusunsun, bir ben mi kaldim aklini yoracak? Balik nasil balik olarak yaratiliyorsa, sen de balikci olmak icin yaratilmissin.''

"È stupido non sperare, pensò. E credo che sia peccato. Non pensare ai peccati, pensò. Ci sono abbastanza problemi adesso, senza i peccati. E poi non riesco a capirli. Non riesco a capirli e non sono certo di credervi. Forse è stato un peccato uccidere il pesce. Credo proprio che sia così, anche se l'ho fatto per vivere e per nutrire molta gente. Ma allora tutto è un peccato. Non pensare ai peccati. È troppo tardi per pensarci e c'è chi è pagato apposta per farlo. Lascia che ci pensino loro. Tu sei nato per fare il pescatore e il pesce è nato per fare il pesce."
-
Alfred Hitchcock'in yonettigi, James Stewart ve Grace Kelly'nin oynadigi Rear Window (Arka Pencere), 1 Eylul 1954 tarihinde tum Amerika'da vizyona girdi.


-
Kuba asilli Amerikali sarkici, soz yazari, aktris Gloria Estefan'in dogum gunu (1 Eylul 1957)

-
2 César Odullu Fransiz Suc, kurgu, cizgi roman yazari ve senarist Tonino Benacquista’nin dogum gunu (1 Eylul 1961)
“Bir adam kac para eder? Insan hayatinin bedeli ne kadardir? Kac para ettigini bilmek, olecegin gunu bilmek gibi bir sey. Ben yirmi milyon dolar ediyorum. Bu cok fazla. Ancak dusundugumden cok daha az. Belki de dunyanin en pahali adamlarindan biriyim.” Malavita, Belali Tanik

“Combien vaut un homme ? Quel est le prix d’une vie humaine ? Savoir ce qu’on vaut, c’est comme connaître le jour de sa mort. Je vaux vingt millions de dollars. C’est énorme. Et bien moins que ce que je croyais. Je suis peut-être un des hommes les plus chers du monde. “
“Bedenin ya da yuregin maruz kaldigi her aci, bir dongunun sonu ve bir digerinin baslangicidir.”

“Chaque douleur qu'un corps ou une âme subissait était la fin d'un cycle et le début d'un autre.”
-
1952 yilinda Nobel Edebiyat Odulunu kazanan Fransiz yazar Francois Mauriac’in olum yildonumu (1 Eylul 1970)

"Birini sevmek baskalarinca gorunmeyen bir mucizeyi goren tek kisi olmaktir. / Aimer quelqu'un c'est être seul à voir un miracle invisible pour les autres. / Amare qualcuno è vedere un miracolo invisibile agli altri. / To love means to see a miracle invisible to others.”
-
Amerikali hard rock grubu Motley Crue, 5.studyo albumu Dr. Feelgood’u 1 Eyiul 1989’da Elektra etiketiyle piyasaya surdu.
-
Italyan yazar, oyun yazari ve fotograf sanatcisi Giovanni (Carmelo) Verga’nin dogum yildonumu (2 Eylul 1840)
“Henuz gun agarmamisti. Uzaklarda, gepgenis, kapkara Alia duzlugunde yalniz bir komurcu isigi goz kirpiyordu, biraz daha uzayip giden Paradiso yaylasinda tan sokumunu ikiye bicen koskocaman alcak bir bulutun ustunde sabah yildizi isildiyordu. Butun kira ugursuz, acikli bir kopek ulumasi yayiliyordu. Ve hemen asagi mahalleden San Giovanni kilisesinin koca caninin tok sesi geldi, o da tehlikeyi bildiriyordu; onu San Vito’nun catlak cani izledi ve daha uzaktan buyuk kilisenin cani; Sant’Agata cani ise, minicik meydanin sakinlerinin tepesine iner gibi caldi. Birbiri ardindan Collegio, Santa Maria, San Sebastiano, Santa Teresa manastirlarinin ufak canlari da uyanmislardi. Hepsinden yukselen toplu can tangirtisi karanlikta, korku icinde, damlarin ustunde kosturuyordu.
-Hayir! Hayir! Yangin var! Trao’larin konagi tutusmus!”
Duvarci Ustasi Don Gesualdo

“Era ancora buio. Lontano, nell’ampia distesa nera dell’Alìa, ammiccava soltanto un lume di carbonai, e più a sinistra la stella del mattino, sopra un nuvolone basso che tagliava l’alba nel lungo altipiano del Paradiso. Per tutta la campagna diffondevasi un uggiolare lugubre di cani. E subito, dal quartiere basso, giunse il suono grave del campanone di San Giovanni che dava l’allarme anch’esso; poi la campana fessa di San Vito; l’altra della chiesa madre, più lontano; quella di Sant’Agata che parve addirittura cascar sul capo agli abitanti della piazzetta. Una dopo l’altra s’erano svegliate pure le campanelle dei monasteri, il Collegio, Santa Maria, San Sebastiano, Santa Teresa: uno scampanìo generale che correva sui tetti spaventato, nelle tenebre.
– No! no! E’ il fuoco!… Fuoco in casa Trao!… San Giovanni Battista!”
"Onu yureginin derininden kopan bir iniltiyle, bir hastanin sizlanmasiyla; yuzunu sicak, sessiz gozyaslariyla islanmis yastigina gomerek cagirmisti da, bir yanit bile vermemisti."

“Senza rispondere a lei che lo chiamava dal fondo del cuore, con un gemito, con un lamento d'ammalata, affondando il viso nel guanciale bagnato di lacrime calde e silenziose.”
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri