Eğerki herhangi bir zaman diliminde satma gibi bi düşünceyle almış olsaydım bu yıl ilk 255 liraya yükseldiğinde çoktan verir geçerdim sanırım. Böyle söylememin birkaç sebebi var.
Birincisi 255 lirayken hem 2-2,5 yıl gibi bir sürede temettü düşülmemiş haliyle maliyetime göre yaklaşık 3-4 kat karda olmam ve temettü getirisi de extra kazanç olması .
Diğer bir sebep genelde yıllardır daha dar bantlarda hareket etmiş olması ve sağlam bir ralli görmemiş olduğumuzdan dolayı yükselişin daha sınırlı olabileceği düşüncesi.
Bir diğer sebepse teknik olarak 172-96-175 hareketindeki çanak katlama hedefinin 255 liraya denk gelmesi ve burda formasyon teknik olarak tamamlandı düşüncesiyle verme ihtimali ağır basardı.
Böyle bir durumda beni satmaktan alıkoyan durum son çeyrek karının henüz gelmemiş olması ve otokarın özellikle son çeyreklerde genel olarak iyi kar açıkladığını bilmem, dünya borsalarında ve bistteki iştahın devam ediyor olması olurdu ve temel anlamda karlılıktaki artışın devam edeceğine olan inancım olurdu. Ama yıllardır ralli görmemiş bir yatırımcı olarak satma fikri ağır basardı ve satardım.
Sonra nolurdu sonra otokar yükseldikçe pişmanlığım artardı yılsonu kar geldiğinde daha da pişman olurdum. Bu pişmanlık beni bi şekilde hataya zorlar ve büyük bi ihtimal gider en tepelere yakın bi yerde maliyetlenirdim. Çünkü pİşmanlık demek belirsizlik demek ve insan beyni belirsizliği sevmez. Ve beyin bir şekilde baskı yapar insana bu belirsizliği sonlandır biran önce diye. En tepede maliyetlenirdim çünkü pişmanlığın en tepede olduğu an fiyatın en tepede olduğu an olur ve beynimin bu belirsizliği bitimek için en istekli olacağı en çok baskıyı yapacağı zaman burası olurdu. Küçük yatırımcının en tepeye yakın yerlerde maliyetlenmesinin ve en dibe yakın yerlerde satmasının sebebi zaten bu belirsizliği bitirme isteğidir. Hisse düştükçe korkar o korktukça düşer ve bi süreden sonra bu korkuya bu belirsizliğe yenik düşer.
Mecburmuyum illa otokar almaya otokar tutmaya bistte şirketmi yok? 7 sene taşıdığım portfoyumde nerdeyse çoğu zaman tek hisse olarak bulundurduğum iyi bir şirket olduğunu hatta en iyiler içinde olduğunu düşündüğüm bir şirketin ben sattıktan sonra tavan tavan çekip nerdeyse sattığım yerin 2 katına çıkması üstüne 15 lira temettü vermesi sanırım çokta katlanılabilir bir durum olmazdı benim için. Bunun hisseyle duygusal bir bağ kurmayla ilgisi yok.
Kısaca ihtiyaç dahilinde olmadıkça satmamama kararı almamın sebeplerinden biri yukarıda yazdıklarım. Çünkü borsada alsat bi süre sonra kısır döngüye girer bir yanlış hareketle bir terste kalmayla bir girdaba kapılırsın. İçine çektikçe çeker seni. Borsada özellikle kısa vadeli alsat benim açımdan pişmanlıktır. Alırsın düşer pişman olursun almazsın çıkar pişman olursun satarsın yükselir pişman olursun satmazsın düşer pişman olursun
Hiçbirzaman satma fikrimin olmamasından dolayı satma fikri ilk 255 yükselişinde değil 460 da bile aklımın ucundan geçmedi. Bende isterim en tepeyi tutturup 460 da satıp sonra ya buralardan ya da daha da dibe inecekse oradan yerine koymayı. Fakat göründüğü gibi değil işte borsada hersey. Bir kere alsata başlayınca kapılıyor insan akıntıya ve devamı geliyor. Sattğın yerin çok daha yukarısına gitme ihtimali ve birdaha sattığın yeri hiç görmeme ihtimali bile var herhangi bir hissenin.
Kendi adıma Şirketin iş akışı bozulmadıkça kar payına ortak olmaya devam piyasa nereye kadar satar niye satar bilmem. Ben piyasa her sattığında hep akıllıca sattığını da düşünmüyorum, düşünce de değil bu tanık olmak. Pİyasanın aptalca sattığı pekçok döneme tanık oldum. (Tabiki hisseler özelinde)
Borsamız sığ olunca fiyatlarda çoğu zaman speklerin keyfine kalıyor.
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir.