Alıntı Originally Posted by Calibra Yazıyı Oku
ben ortada para bolluğu falan görmüyorum.
parayı bulan borç ödüyor gibi görüyorum.
para bolluğu 2009 2013 arası vardı.
kim ne derse desin o zaman halkta da para vardı.
inşaat lansmanlarinda kuyruk olanlar oluyordu.
bu dönemle o donemi kıyaslaması lazim herkes kendi kıyaslayacak tabi.
herkes farklı değerlendirip ona gore poz alacak ve neticede piyasa haklilari tayin edecek.
Somut verilerle konuşuyorum

TCMB sitesinde 1 yıl önceki M1 para arzı 21.06.2019 tarihinde 595 milyar TL,

En son kamuya açıklanan 12.06.2020 tarihli M1 para arzı 1.067 Trilyon TL ye yükselmiş.

Son 1 yılda Basılan para tutarındaki artış oranı tam % 79

Yine Merkez Bankasının Nisan ayı parasal gelişmeler raporunda(yayım trh:29.05.2020) yer alan aşağıya alıntıladığım ifadelerde yazdığım artış oranını doğruluyor.(ben Haziran 2019 dan 2020 ye olan dönemi inceledim..raporda yayım tarihi Nisan olduğundan Nisan 2019 dan 2020 ye olan dönemi baz almış)

Onlar hesapladığında M1 artışı %75 miş. şimdi ise %79! Demek ki Nisan dan bu yana da hala hunharca para basılmaya devam edilmiş ve ediliyor..

verileri kendim detaylı incelerim diyen için link:
https://evds2.tcmb.gov.tr/index.php?...et/#collapse_4
.................................................. .................................................. ................................................
rapordan Değerlendirmeler: (kısmi alıntı)
Geniş para arzı M3, Mart 2020 döneminde yıllık %28,6 büyümenin ardından Nisan 2020 döneminde %35
büyümüştür. En dar para tanımı olan M1 in yıllık büyüme oranı ise bir önceki ay
gerçekleşen %48,9 dan %75,1 e gelmiştir.
Parasal sektör tarafından verilen kredilerin yıllık artış hızı, hanehalkı için Mart 2020 da %23,2 iken Nisan
2020 da %24,5 olarak gerçekleşmiştir. Finansal olmayan kuruluşlara verilen krediler ise Mart 2020 da bir
önceki yıla göre %12,7 artarken, Nisan 2020 döneminde bir önceki yıla göre %20 artmıştır.
.................................................. .................................................. .................................................
Mantığıma göre hisse senetleri ons/gr altın gibi olmasa da bir varlık veya bir değer olarak kabul edilebilir. (Hisseni veriyorsun sana TL veriyorlar,yada tersi)
Bu durumda karşı tarafta bu varlığın fiyatlandığı TL para biriminin emisyon hacminde 1 yılda nerdeyse % 80 e yakın bir artış yaşandıysa bunun matematiksel olarak yukarıda bir yerde/seviyede dengelenmesi gerekir. Pandemi dönemi ani şok dalgasıyla bunu bozmuş olabilir.(82.000 endeks görüldü)Pandemi yaşanmasaydı bu kadar para basarlarmıydı tartışılır..

Eğer Merkez bankası basılan bu karşılıksız parayı geri alma programı, planı yada adı herneyse açıklamış olsaydı Borsada düşüşe inanabilirdik.(tabi bunları diğer tüm koşulları sabit iken teoride diye düşünmek lazım)
Ancak böyle bir açıklama yapılmadı ve yakın gelecekte böyle bir durumu tahmin etmiyorum.

Dolayısıyla o kadar çok karşılıksız para basıldı ki bunların ekonomiye yüksek enflasyon olarak yansıması kaçınılmaz olacak. Bu durumda altın gibi karşılıksız basılmayan bir varlık olarak nitelendirdiğim Hisse senetlerinin de değerini muhafaza etmek için belli bir orana kadar çıkması normal -hatta çıkmaması anormal- olabilir. (Ayrıca Mevduat faizlerinin reel olarak negatif olması da ayrı bir destekleyici unsur.) Burada şunu da belirteyim. Borsamızın çıkması onu oluşturan hisselerinin karlılıklarında artıştan performans yükselmesinden değil büyük ölçüde yukarıda bahsettiğim dengelenme çabasından kaynaklıdır.

Hatırlarsanız 3-5 ay önce birçok ülkeyle swap anlaşmaları peşinde koşuyorduk şimdi ise basında hiç lafı bile geçmiyor neden çünkü katar ve çin dışında hiçkimse bizimle böyle bir anlaşmaya girmedi yada istemedi. kısaca taze para bulamadılar.en kolay ve en acı çözüme başvurdular: para basmak

endeksi yükseltebilecek diğer unsurlar:
Yerli yatırımcı sayısının ve ilgisinin son aylarda ciddi seviyede artması,
Mevduata verilen negatif reel faiz,
BES fonlarında yapılan düzenlemelerle mevcut hisse alan fonların dışında birçok fon türünde hisse senedi alımı yapılabilmesi,
Yabancı yatırımcıların eski etkinliğinde olmamaları,
Yurtdışı büyük piyasalarda devam eden çok düşük faiz ortamı,
Hisse senedi tarafında açığa satışın yasak olması.(sırf bundan dolayı gelişen ülkeler endeksinden çıkarılmamız gündeme geldi)
https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonom...liriz-5891720/
https://www.bloomberght.com/morgan-s...lir-mi-2258678
Bu unsurlar ciddi bozulmadıkca endekste esaslı bir düşüş beklemek zor olur.(Borsada herhangi bir seviye için asla görmez demek doğru olmaz)