Yarın kayınvalidemi kemoterapiye götüreceğim. Çarşambaya kadar ekran açamam.
Yarın kayınvalidemi kemoterapiye götüreceğim. Çarşambaya kadar ekran açamam.
Ben, "Bir arkadaşım vardı, sizin gibi, iyileşti gitti. Şimdi tıp çok ilerledi" diyorum. Yalan söylüyorum, yutkunarak.
Bir müddet susuyoruz. "Halbuki, diye devam ediyor, köy çocuğuyum, Zonguldak'ın köyünden geliyorum bu Ankara'ya. Her gün köyümüzün tereyağını, balını, kaymağını yeriz. Suyumuz dağlardan gelir seyirterek. Kendi ektiğimiz, biçtiğimiz serilir soframıza... Bu derde nasıl yakalandım ben?.."
Ve o kadar zor bir soru soruyor ki susmaktan başka cevabı yok bu sorunun.
Hayata hastaneden bakıyorum,
o delikanlının gözünden...
Yarın da insanların özgün hikayeleriyle karşılaşacak; sekiz milyar insanın her birinin ayrı ayrı birey olduğunu, benzersiz olduğunu bir kez daha kalbime kazıyacağım.
Kayınvalidem kemoterapi alacak, ben terapi...
Yer İmleri