Bu grup şirketleriyle ilgili görüşüm yıllardır değişmedi. Murat Ülker’in yönetimindeki şirketlerin izlediği politikalar ve kâr dağıtım tercihleri, maalesef küçük ortağın (yatırımcının) beklentileriyle tam olarak örtüşmüyor. Geçmiş mesajlarıma bakıldığında da görüleceği üzere; şirketin 4-5 yıldır TL bazında bile yerinde sayıyor olması, enflasyonist ortamda yatırımcısı açısından ciddi bir reel kayıp anlamına gelmektedir.
Holding bünyesindeki şirketler arası kredi ilişkileri, grup içi düşük oranlı borçlanmalar ve Donuk Gıda örneğinde olduğu gibi yüksek değerleme üzerinden gerçekleşen şirket alımları (piyasa rayicinin çok üzerinde olduğunu düşündüğüm rakamlar), küçük yatırımcının haklarını koruma noktasında bende ciddi soru işaretleri uyandırmıştı. Bu işlemler teknik ve yasal olarak uygun görünse de, kurumsal yönetim ilkeleri ve etik yatırımcı ilişkileri perspektifinden bakıldığında şahsi kanaatimce sınıfta kalmaktadır.
Özetle; bu yönetim anlayışının, yatırımcıyı korumak yerine grup menfaatlerini önceliklendirdiğini düşünüyorum. Bu stratejik hamleler, profesyonelliğin sınırlarını zorlayan ve yatırımcı nezdinde güven erozyonu yaratan adımlar olarak değerlendirilmelidir. Bu grup, şahsi fikrime göre borsa İstanbul'un yatırımcı dostu politikalar açısından en çok tartışılan ve eleştiri alan gruplarının başında gelmektedir.




Alıntı yaparak yanıtla

Yer İmleri