Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Dostları'nın düzenlediği geleneksel sahur programında iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi.

Programda yaptığı konuşmada Bakan Kacır, geçen yıl düzenlenen sahur programında da jeopolitik gelişmeleri ele aldıklarını ve son bir yılda Türkiye'nin komşusu İran'ın iki kez saldırıya uğradığını anımsatarak, bu saldırıların uluslararası hukukta yeri olmayan usullerle gerçekleştiğine, savaşın sınırları itibarıyla İran ile de kısıtlı olmadığına dikkati çekti.

Reklam
Reklam

Kacır, bölgeyi etkisi altına alan ateş çemberinin oluşmakta olduğunu, Türkiye'nin gelişmeleri takip edip itidalle yaklaştığını dile getirerek, diğer bölgelerde devam eden savaşlara değindi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne işaret eden Kacır, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisi ve milli teknoloji sistemleri gibi ürünlerin üretimindeki atılımlarına dikkati çekti.

Kacır, dünyanın gelişmiş savunma sanayisi sistemlerini üreten ülkelerin çok sayıda ülkeyle işbirliği halinde bu üretimleri yaptıklarını gördüklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sistemi açıp baksanız içinde en az 5-6 yüksek teknoloji ülkesinden alt sistemlerin bir araya getirildiğini görürsünüz ve o ülkeler birbirleriyle cömertçe bu bileşenleri paylaşırlar. Elektronik sistem bir ülkeden gelmiştir. Optik sistem başka bir ülkeden gelmiştir, nadir toprak elementi başka bir ülke tarafından temin edilmiştir ve nihayetinde 6-7 ülke bir araya gelip aslında o gördüğümüz platformu, sistemi geliştirmekte, üretmektedir.

Reklam
Reklam

Bizde ise her bir çekirdek teknolojisine kadar ancak kendi imkanlarımızla geliştirebildiğimiz, üretebildiğimiz ürünlerle bu yolu alma zorunluluğu gerçekleşti ama başardık, başarıyoruz. Türkiye, çok büyük mesafe katetti. Kara araçlarında, deniz platformlarında, denizaltı platformlarda, hava araçlarında, uzay uydu sistemlerinde, savunma sanayisinin tüm katmanlarında Türkiye, kendi ihtiyaçlarını çok büyük oranda kendi imkanlarıyla karşılayabilen bir ülke."

"EN AZ 5 BİN FİRMAMIZI DAHA SAVUNMA SANAYİSİNE KAZANDIRMALIYIZ"

Bakan Kacır, Türkiye'nin envanterine giren hava savunma sistemlerine değinerek, "Geçtiğimiz yıl SİPER'in ilk sistemlerinin teslimatı yapılmış oldu ve Çelik Kubbe Projesi kapsamında 100 sistem Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kazandırıldı. Bu proje devam edecek. Hava savunma sistemi dediğimizde güçlü radarlardan ve çok isabetli çalışan füzelerden bahsediyoruz. Burada ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK gibi kurumlarımızın gerçekten dünya çapında bir kabiliyet biriktirdiğini ifade etmek isterim." diye konuştu.

Reklam
Reklam

Kacır, Türkiye'nin dört bir yanında sanayileşme atılımı gerçekleştirdiklerini ve OSB istihdamının arttığını, AR-GE gibi yatırımların çoğaldığını dile getirdi.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki kazanımlarına dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:

"Savunma sanayisindeki kazanımlarımız, bizim kendimize özgü yöntemlerle inşa ettiğimiz dev bir ekosistemin neticeleri. Savunma sanayisinde bugün 3 bin 500 firmada 100 bin insan çalışıyor ama bu sayıyı da artırmalıyız. En az 5 bin firmamızı daha savunma sanayisine kazandırmalıyız. Önümüzdeki dönemde buna yönelik yeni programları da inşallah ilgili paydaşlarımızla birlikte hayata geçireceğiz çünkü seri üretim için sanayinin diğer sektörlerindeki tecrübemizi harekete geçirmeli, o sektörlerden savunma sanayisinin de öğrenmesini sağlamalıyız. AR-GE harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardık.

Reklam
Reklam

Milli gelirden AR-GE'ye ayırdığımız pay, yüzde 0,5'ten yüzde 1,5'e yükseldi. AR-GE'de özel sektörün payı çok kısıtlıydı. 2002'de Türk özel sektörü 300-350 milyon dolar AR-GE faaliyeti yürütmüştü. Şimdi Türk özel sektörü, bir yılda 13 milyar doların üzerinde AR-GE harcaması gerçekleştiriyor. 40 mislinden daha fazla bir AR-GE yoğunluğundan söz ediyoruz. AR-GE insan kaynağımızı 29 binden 311 bine yükselttik. Bütün bunlar, aslında Türkiye'nin bu bölgenin en dinamik inovasyon ülkesi olmasını beraberinde getirdi. Buradan teknoloji girişimciliği ekosistemimiz doğdu. Şimdi yepyeni girişimlerimiz, birkaç yaşındaki şirketlerimiz, genç insanların kurduğu teknoloji girişimleri milyar dolar değerlemelere erişiyor. Bütün dünyada başarı örnekleri olarak gösteriliyor."

"2026'DA SANAYİ ÜRETİMİNİ DAHA DA ÖNCELİKLENDİRECEĞİZ"

Kacır, uygulanan ekonomi programına ve enflasyonla mücadeleye de değinerek, "Fiyat istikrarını sağlama, programın ana hedefleri. Burada da mesafe katettik. Son bir yılda da aslında trendimiz olumlu yönde devam etti." diye konuştu.

Reklam
Reklam

Türkiye'nin makroekonomik verilerine ilişkin bilgi veren Kacır, yüksek teknoloji üretimindeki artışın 2024'te yüzde 2,1 olduğunu, 2025'te 11,4 olarak gerçekleştiğini, sermaye malı üretiminin büyümesinin de aynı dönemlerde yüzde 0,3'ten yüzde 8,5'e yükseldiğini söyledi.

Kacır, bu rakamların uygulanan ekonomi programının sanayi üretimi üzerindeki yan etkiler diye tarif edebilecekleri unsurlarının 2025'te daha düşük seviyelere indirgendiğini gösterdiğini dile getirerek, "2026'da sanayi üretimini daha da önceliklendireceğiz. Bunun ilk sinyallerini geçtiğimiz haftalarda ilan ettiğimiz programlarla aslında müteşebbislerimize ve reel sektörümüze verdik. Bu yıl sanayicilerimizin finansmana erişimini hem daha kolay hem daha uygun maliyetli hale getireceğimiz bir dönem olacak." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN ERKEN SANAYİSİZLEŞME GİBİ BİR TEHDİTLE YÜZ YÜZE KALMASINA ASLA FIRSAT VERMEYİZ"

Bakan Kacır, üreten kesimleri desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, "Türkiye'nin erken sanayisizleşme gibi bir tehditle yüz yüze kalmasına asla fırsat vermeyiz. Dolayısıyla gereken tüm tedbirleri sanayimizin üretim gücünü korumak için almaya devam edeceğiz. Tabii özellikle KOBİ'lerin o anlamda güçlü tutulması çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Reklam
Reklam

Yeni sanayi alanlarına ilişkin de bilgi veren Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben buradan İstanbul'un sanayicilerine, iş insanlarına da bir çağrı yapmak istiyorum. Geçtiğimiz hafta Kocaeli'de OSB başkanları ve sanayi ticaret odası başkanlarıyla bir toplantımız vardı. Bu çağrıyı onlarla da paylaşmıştım. Şimdi ikincisini İstanbul'dan paylaşmış olacağım sizlerle. Gelin, bu 13 yeni sanayi bölgesinin 2'sini İstanbul olarak biz yapalım. Anadolu Yakası'ndaki organize sanayi bölgelerimiz bir araya gelsinler, bu bölgelerden birini biz onlarla birlikte inşa edelim. Aynı şekilde Avrupa Yakası'ndaki organize sanayi bölgelerimiz bir araya gelsinler ve onlarla da bir diğerini inşa edelim. Sanayiyi Marmara'nın dışına taşımak zorundayız. İstanbul'umuz çok kıymetli, çok değerli. Elbette yüksek teknoloji yatırımları, AR-GE, inovasyon yatırımları devam edecek. Elbette mevcut tesislerimiz, dijital dönüşümle modernize olmalılar."

Reklam
Reklam

Bakan Kacır, yeni teşvik sistemine İstanbul'u da dahil ederek dijital dönüşüm yatırımlarına stratejik teşvik verdiklerini dile getirerek, "İstanbul'daki bir şirketimiz de dahil olmak üzere bir sanayi firmamız, 5 yıllık bir dijital dönüşüm planıyla ya da 5 yıllık bir yeşil dönüşüm planıyla bize geldiğinde onun yatırımının yüzde 40'ı kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Aynı zamanda yatırım tutarının 225 milyon lirasına kadar da finansman desteği sağlıyoruz. Banka kredisi finansmanı ya da öz sermaye yatırımı finansmanı desteği veriyoruz. Dolayısıyla İstanbul'daki sanayinin dijital dönüşümünü, yeşil dönüşümünü önceliklendiriyoruz." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA   |   Bu içerik Begüm Özkaynak tarafından yayına alınmıştır