Finanszone’un son bölümünde İstanbul Portföy fon yöneticisi Selim Kunter, piyasalarda son dönemde yaşanan sert hareketleri değerlendirdi. Özellikle jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalar üzerindeki etkisine dikkat çeken Kunter, ateşkes sonrası oluşan iyimserliğin başta bankacılık hisseleri olmak üzere birçok sektörde hızlı yükseliş getirdiğini belirtti.

Reklam
Reklam

Ancak bu yükselişin kalıcı bir trend anlamına gelmediğini vurgulayan Kunter, piyasalarda hâlâ kırılgan bir yapı olduğunu ve yatırımcıların temkinli olması gerektiğini ifade etti.

Bankacılıkta yükseliş var ama zirve yolu uzun

Bankacılık hisselerinin son dönemde güçlü tepki verdiğini belirten Kunter, bu hareketin önemli ölçüde “geri kalmışlık” kaynaklı olduğuna işaret etti. Özellikle faiz beklentilerinin ötelenmesi ve enflasyon görünümündeki bozulmanın bankacılık sektörünü önceki dönemde baskıladığını hatırlattı.

Bu nedenle yaşanan yükselişin bir toparlanma hareketi olduğunu belirten Kunter, bankacılık hisselerinin eski zirvelerine ulaşmasının zaman alabileceğini söyledi.

Kunter’e göre bankalar zirveyi yeniden test edebilir ancak bunun için makro tarafta daha net bir iyileşme gerekiyor.

Piyasada para nereye gidiyor? İşte öne çıkanlar

Reklam
Reklam

Programda sektör bazlı ayrışmalara da değinen Kunter, mevcut tabloda havacılık hisselerinin pozitif ayrıştığını belirtti. Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle bazı rakiplerin operasyonel zorluk yaşamasının, Türk havacılık şirketlerine avantaj sağladığını ifade etti.

Bunun yanı sıra holdingler, sigorta şirketleri ve seçili sanayi hisselerinin de ön plana çıkabileceğini söyleyen Kunter, telekom sektörünün ise görece geri kaldığına dikkat çekti.

Bankacılık tarafında ise kısa vadeli hareketlerin sürebileceğini ancak yukarı potansiyelin sınırlı kalabileceğini vurguladı.

Portföylerde yeni denklem: Hisse mi, faiz mi?

Yatırımcıların en kritik sorularından birinin portföy dağılımı olduğunu belirten Kunter, mevcut ortamda hisse senetlerinin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle jeopolitik risklerin tırmanmadığı senaryoda hisse ağırlığının artırılabileceğini ifade etti.

Reklam
Reklam

Ancak yüksek faiz ortamının devam ettiğini hatırlatan Kunter, para piyasası fonlarının da portföylerde önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini belirtti.

Kunter’e göre ideal yaklaşım, tek bir enstrümana yüklenmek yerine dengeli bir dağılım yapmak.

Kur, faiz ve enflasyon: Kritik üçgen

Makro cephede değerlendirmelerde bulunan Kunter, Türkiye’de kurun kontrol altında tutulmaya devam edeceğini ve bunun enflasyonla mücadele açısından kritik olduğunu söyledi.

Yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 30 civarında şekillendiğini belirten Kunter, politika faizinde ise sınırlı bir geri çekilme öngördüklerini ifade etti.

Kurun serbest bırakılması durumunda enflasyon beklentilerinin daha da bozulabileceğini vurgulayan Kunter, mevcut politikanın devam etmesinin daha olası olduğunu dile getirdi.