Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası toplantıları kapsamında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kabul Salonu'nda düzenlenen gala yemeğinde konuştu.
Küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, artan korumacılık, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşme gibi önemli değişimlerden geçtiğini belirten Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ticaret ve ekonomik iş birliğinin artırılması gerektiğini söyledi.
"İSLAM ÜLKELERİNİN DÜNYA TİCARETİNDEN ALDIĞI PAYI ARTIRMAMIZ LAZIM"
İİT'nin 57 üyesiyle dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturmasına rağmen küresel mal ticaretindeki payının yalnızca yüzde 10-11 seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi:
"İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla işbirliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var."
"BU YIL 400 MİLYAR DOLAR İHRACATI AŞACAĞIZ"
Türkiye ekonomisinin son yıllarda önemli bir büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, 2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğün 2025 itibarıyla 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını ifade etti.
Geçen yıl mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız." dedi.
İİT ÜLKELERİYLE TİCARET HACMİ 118 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Yılmaz, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerle ticaret hacminin geçen yıl itibarıyla 118 milyar dolara ulaştığını belirterek, yatırımların karşılıklı artırılmasının ticari ilişkileri daha güçlü hale getireceğini söyledi.
Ayrıca 2003 yılından bu yana İİT ülkelerinden Türkiye'ye 27,3 milyar dolar doğrudan yatırım geldiğini, Türkiye'nin ise bu ülkelere 15,2 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştirdiğini ifade etti.
"İŞBİRLİKLERİMİZİ ARTIRMALIYIZ"
Küresel ekonominin yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Yılmaz, dost ve yakın coğrafyalarla ekonomik ilişkilerin öneminin arttığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu ortamda en düşük maliyetle üretmenin yerini dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturma hedefinin aldığını görüyoruz. Yükselen riskler karşısında yakın coğrafyalarla, dost ülkeler ve coğrafyalarla ekonomik bağlantıların çok daha ön plana çıktığını görüyoruz. İşte dünyanın bu önemli dönüşüm sürecinde işbirliklerimizi artırmalıyız ve oluşan bu ortamı kendi lehimize dönüştürmeliyiz. Riskler kadar fırsatlar da var bu yeni ortamda. Yeter ki biz bunları iyi analiz edelim ve güçlü bir işbirliğiyle bu fırsatları değerlendirelim."
Yılmaz ayrıca, İstanbul Finans Merkezi'ni güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ve katılım finansı başta olmak üzere finansal alanda yeni teşviklerin devreye alındığını da ifade etti.