Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada ekonomi, ihracat, müteahhitlik sektörü ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, Türk müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye'nin adını dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil ettiğini belirterek, sektörün yalnızca projelerle değil, mühendislik kapasitesi, iş yapma kültürü ve güvenilirliğiyle de öne çıktığını söyledi. Türk inşaat firmalarının son yıllarda uluslararası alanda dünyanın en prestijli şirketleri arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, iş disiplini ve kalite anlayışının firmaları küresel ölçekte tercih edilen ortaklar haline getirdiğini ifade etti.
138 ÜLKEDE 557 MİLYAR DOLARI AŞAN PROJE HACMİ
Türk inşaat sektörünün yurt dışı faaliyetlerinin 1972 yılında başladığını hatırlatan Erdoğan, 54 yıllık süreçte büyük bir başarı hikayesi yazıldığını söyledi. Bugüne kadar, yüzde 90'ı kendi iktidarları döneminde olmak üzere 138 ülkede 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş hacmine ulaşıldığını açıkladı.
Küresel ekonomideki tüm olumsuzluklara rağmen bu ivmenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Erdoğan, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye’nin firma sayısı bakımından dünyada ikinci sırada yer aldığını söyledi. Geçen yıl 43 olan Türk firma sayısının bu yıl 45'e yükseldiğini aktardı.
İLK 100'DE 8 TÜRK FİRMASI
Erdoğan, ilk 100 müteahhitlik firması arasına 8 Türk şirketinin girdiğini, bunlardan 2'sinin ilk 50'de yer aldığını açıkladı. ENR dergisinin yayımladığı ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketi listesinde de 8 Türk firmasının bulunduğunu, Türkiye'nin bu alanda dünyada 6. sıraya yükseldiğini belirtti.
KÜRESEL BELİRSİZLİKLERE RAĞMEN GÜÇLÜ PERFORMANS
Son 4–5 yıldır dünya ekonomisinin salgın, tedarik zinciri sorunları, sıcak çatışmalar ve ticaret savaşlarıyla zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Erdoğan, 2025 yılının belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve korumacı politikaların arttığı bir yıl olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.
Bu tabloya rağmen Türkiye ekonomisinin dikkat çekici bir performans sergilediğini ifade eden Erdoğan, 2025 yılında ekonomik hedeflere büyük ölçüde ulaşıldığını, enflasyonla mücadelede önemli kazanımlar elde edildiğini, ihracat ve turizmde rekorlar kırıldığını belirtti.
ENFLASYON 49 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE
Erdoğan, enflasyonun son 49 ayın en düşük seviyesine indiğini, Merkez Bankası rezervlerinin ise ilk kez 200 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı. 2002 yılında 27,5 milyar dolar olan rezervlerin, geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükseldiğini söyledi.
İşsizlik oranının da son 31 aydır tek haneli seyrini koruduğunu belirten Erdoğan, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisinin olumlu sonuçlar verdiğini ifade etti.
İHRACATTA CUMHURİYET REKORU
2025 yılında Türkiye'nin mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını açıklayan Erdoğan, ihracatın bir önceki yıla göre 11,7 milyar dolar arttığını söyledi. Hizmet ihracatında da hedeflerin aşıldığını belirten Erdoğan, 2024'te 117,2 milyar dolar, 2025'te ise 122,5 milyar dolara ulaşılmasının beklendiğini ifade etti.
Mal ve hizmet ihracatı için belirlenen 390 milyar dolarlık hedefin, bakanlık tahminlerine göre 396,5 milyar dolarla aşıldığını açıklayan Erdoğan, tüm ihracatçıları ve sektör paydaşlarını tebrik etti.
"TÜRKİYE POZİTİF AYRIŞACAK"
Enflasyon düştükçe, mali disiplin sürdürüldükçe ve reformlar hayata geçirildikçe Türkiye'nin benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif ayrışacağını vurgulayan Erdoğan, büyümenin 86 milyonun tamamının refahına yansıyacağını söyledi.
SURİYE VURGUSU: İNŞA VE İHYA SÜRECİ
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Suriye'de istikrar sağlandıkça ticaretin, yatırımların ve turizmin artacağını belirtti. Eski rejimin yıkıma uğrattığı bölgelerde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacağını ifade etti.
Suriye ekonomisinin uluslararası sisteme entegre olmaya başladığını, 600 bini Türkiye’den olmak üzere milyonlarca Suriyelinin ülkelerine döndüğünü aktaran Erdoğan, Kürt vatandaşların temel haklarının güvence altına alınmasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
"TERÖRÜN VE SİLAHIN DEVRİ KAPANMIŞTIR"
Erdoğan, Suriye halkının barış ve huzur istediğini vurgulayarak, terörün ve şiddetin artık bir karşılığının kalmadığını ifade etti. Devlet içinde ayrı silahlı güçlerin kabul edilemeyeceğini belirten Erdoğan, sorunların anlaşmaların ruhuna uygun şekilde çözülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin yalnızca kendi sınırları içinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmayacağını vurgulayan Erdoğan, Suriye'ye yönelik insani yardımların sürdüğünü dile getirdi.
"SURİYE İÇİN DOĞRU YOL BELLİDİR"
Erdoğan, 10 Mart mutabakatına uyulmamasının büyük bir hata olduğunu belirterek, aklın ve vicdanın yolunun bir olduğunu, aynı yanlışların tekrarlanmasıyla sonuca ulaşılamayacağını ifade etti.