20 Şubat itibarıyla 5.035 dolar seviyelerinden işlem gören sarı metal için öngörülen bu devasa artışın arkasında, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının para politikaları yatıyor.

ORTA DOĞU’DA "SAVAŞ" ÇANLARI ALTINA YARIYOR

UBS raporuna göre, altın fiyatlarını yukarı itecek en büyük itici güç İran ile ABD arasında giderek tırmanan gerilim. Piyasa uzmanları, bölgedeki askeri hareketliliğin ölçeğine dikkat çekiyor:

Reklam
Reklam

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri yığınağının, yılın başındaki Venezuela operasyonundan çok daha büyük olduğu belirtiliyor. Analistler, bunun "tek seferlik bir baskın" değil, İran ile uzun süreli bir savaş hazırlığı olabileceği görüşünde.

Jeopolitik belirsizliklerin yatırımcıyı portföy korumasına yönelttiğini belirten UBS stratejisti Dominic Schnider, "Bireysel olayların etkisi genelde geçicidir ama bu tür durumlar altında oynaklığı tetikleyen en güçlü unsurlardır," değerlendirmesini yaptı.

Artan tansiyon sadece altını değil, enerji piyasalarını da vurdu. Brent petrolü varil başına 72 dolar seviyelerine yükseldi.

BİRİNCİL DESTEK FED’DEN GELİYOR: FAİZ İNDİRİMLERİ KAPIDA

Jeopolitik krizlerin ötesinde, altının yükselişini destekleyen temel makroekonomik unsur ABD Merkez Bankası (Fed) olmaya devam ediyor. Getirisi olmayan bir varlık olan altın, faizlerin düştüğü ortamlarda cazibesini artırıyor.

Reklam
Reklam

UBS Öngörüsü: Banka, Fed’in gevşeme döngüsüne devam edeceğini ve Eylül ayı sonuna kadar iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi yapacağını tahmin ediyor.