Altın, küresel piyasalarda 1979 yılından bu yana görülen en agresif yükseliş trendini (rallisini) yaşıyor.
Peki, ne oldu da altın birdenbire freni patlamış kamyon gibi yokuş yukarı gitmeye başladı? Bu sadece bizim ülkemizdeki dolar kuruyla mı ilgili, yoksa dünyada "bir şeyler" mi değişiyor?
İşte Wall Street devlerinin raporlarından süzülen gerçekler ve önümüzdeki aylar için masadaki senaryolar.
1. SAHNE ARKASI: NEDEN ŞİMDİ? (3 BÜYÜK TETİKLEYİCİ)
Analistler, şu an yaşanan durumu sıradan bir fiyat artışı olarak değil, finansal sistemde bir "Kırılma Anı" olarak tanımlıyor. Goldman Sachs, UBS ve Bank of America'nın son raporlarında öne çıkan 3 ana neden var:
A. "Korku Ticareti" (The Fear Trade) ve Jeopolitik Kaos
Dünya artık eski dünya değil. Ortadoğu'dan Doğu Avrupa'ya uzanan çatışma bölgeleri, yatırımcıları "kağıt varlıklardan" (hisse senedi, tahvil) kaçırıyor. Eskiden kriz anlarında ABD Doları'na koşulurdu; şimdi ise devletlerin birbirine uyguladığı yaptırımlar (Örn: Rusya'nın rezervlerine el konulması) yüzünden "kimsenin el koyamayacağı tek varlık" olan altına kaçış var.
B. Merkez Bankaları "Balina" Gibi Yutuyor
Eskiden altın fiyatını fon yöneticileri belirlerdi. Şimdi ise oyunun kuralını Merkez Bankaları (özellikle Çin, Hindistan, Türkiye ve Polonya) koyuyor. Bu ülkeler, rezervlerini Dolardan arındırmak (De-dollarization) için fiyata bakmaksızın tonlarca altın alıyor.
• Kritik Detay: Merkez Bankaları "kâr etmek" için değil, "hayatta kalmak" için alıyor. Bu yüzden fiyat yükselse de alımı durdurmuyorlar. Bu da fiyatın aşağı gelmesini engelliyor.
C. ABD'nin Borç Sarmalı (Debasement)
ABD'nin ulusal borcu kontrolden çıkmış durumda. Piyasalar, Amerika'nın bu borcu ödemek için "sınırsız dolar basmak" zorunda kalacağını biliyor.
• Mantık Basit: Doların miktarı artarsa değeri düşer. Doların eridiği (debasement) bir senaryoda, sınırlı sayıda olan altın, bir yatırım aracı değil, bir can simidi haline gelir. Şu an yaşanan yükseliş, aslında altının değerlenmesi değil, doların "reel" olarak çöküşüdür.
2. 1979 SENDROMU: TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
Piyasa uzmanları bugünü sık sık 1979-1980 dönemiyle kıyaslıyor. O yıllarda yüksek enflasyon, petrol krizi ve jeopolitik gerginlikler altını sadece 1 yıl içinde %120'den fazla yükseltmişti.
Bugün de benzer bir "Stagflasyon" (Durgunluk içinde Enflasyon) korkusu ve güven bunalımı var. 1979'da altını alanlar servetlerini korurken, nakitte kalanlar erimişti.
Bugün sosyal medyada ve finans bültenlerinde "Tarih tekerrür ediyor, treni kaçırmayın" manşetlerinin atılmasının sebebi tam olarak bu psikolojik benzerlik.
3. CAN ALICI SORU: YÜKSELİŞ DEVAM EDECEK Mİ?
Düğün yapacaklar, borçlanacaklar veya yatırım yapacaklar için en önemli kısım burası. Uzman görüşleri ikiye ayrılsa da ağırlıklı görüş yükselişin süreceği yönünde.
• Goldman Sachs & Citi: Hedeflerini sürekli yukarı güncelliyorlar. 2026 yılı için telaffuz edilen rakamlar (Ons bazında 4.000 - 5.000 dolar bandı), bugünkü seviyelerin bile "ucuz" kalabileceğini ima ediyor.
• "Süper Döngü" Teorisi: Emtia piyasalarında bazen 10-15 yıl süren yükseliş trendleri olur. Analistler, altının yeni bir "Süper Döngü"ye girdiğini ve bu yükselişin kısa vadeli bir spekülasyon olmadığını savunuyor.
Özetle: Kısa vadeli geri çekilmeler (kâr satışları) yaşansa da, ana yönün "Yukarı" olduğu konusunda küresel bir mutabakat var.
Düğün yapacaklar için haberler maalesef tatsız. "Fiyatlar düşer mi?" beklentisiyle alımı ertelemek, son 2 yıldır olduğu gibi yine hüsranla sonuçlanabilir.
Ekonomistlerin vatandaşa uyarısı net:
"Altın artık bir 'kazanç' aracı değil, bir 'korunma' kalkanıdır. Fiyata bakıp 'çok pahalı' demek yerine, 'paramın değeri ne kadar eriyor?' sorusunu sormak daha doğru olabilir."
