Türkiye Gazetesi’nin haberine göre "Şimdi Al, Sonra Öde" (BNPL) sistemi içinde yer alan Z kuşağı kontrolsüz harcama teşvikiyle fahiş faizler ve icra dosyalarıyla karşı karşıya kalıyor.
Sistem, Merkez Bankası ve BDDK’nın sıkı denetimindeki klasik bankacılık kurallarının etrafından dolanarak çalışıyor.
Bankadan kredi alamayacak gençlere "gölge limitler" (shadow limit) tanımlanıyor. Başlangıçta güven testi olarak verilen 500 TL'lik limitler, ödendikçe kademeli olarak artırılarak gençler borç merdiveninden yukarı çıkarılıyor.
"Vade farksız" olarak sunulan taksitler bir gün bile gecikse sabit cezalar devreye giriyor; borç yıllık yüzde 200’leri aşan devasa boyutlara ulaşıyor.
Bu sistemden yararlanmak isteyen gençler “aylık 300 lira nasıl olsa öderim” diyerek girdikleri bu modern senet tuzağında çok erken yaşta ağır yasal takiplerle yüzleşiyor.
ASIL GELİR MODELİ: ÖDENEMEYEN BORÇLAR
E-Ticaret Uzmanı Levent Aslan, sistemin birincil hedef kitlesinin düzenli işi ve maaş bordrosu olmayan gençler olduğunu vurguluyor. Aslan’a göre sistemin asıl kâr marjı ürün satışından değil, fahiş gecikme cezaları ve hizmet bedellerinden geliyor.
Tüketim dürtüsüyle sepetine "kolay kredi" ekleyen gençler, kısa sürede ağır icra dosyalarıyla baş başa kalıyor.
İCRADAN KAÇARKEN TEFECİ VE BAHİS BATAKLIĞINA
Haciz baskısı ve ailelerinin durumu öğrenme korkusu, gençleri çok daha karanlık yollara itiyor. 2 bin liralık icrayı kapatmak isteyen gençler, son harçlıklarını yasa dışı bahis sitelerinde veya riskli kripto kumarında kaybediyor.
Çaresiz kalan gençler, sosyal medyada "senetle anında kredi" yalanıyla ağ kuran modern tefecilerin eline düşüyor.
"OKUNMAYAN KUTUCUK" ISLAK İMZA YERİNE GEÇİYOR
Gençler fiziki bir senet imzalamadıkları için kendilerini güvende hissetse de, ödeme ekranında işaretlenen kutucuk ve SMS şifresi hukuken ıslak imza hükmünde sayılıyor.
• e-Haciz Tehlikesi: SGK kaydı olmayan gençlerden tahsilat yapabilmek için banka hesaplarına bloke konuluyor.
• Ailelere Tebligat: Tahsilat avukatları, UYAP üzerinden icra tebligatlarını doğrudan ailelerin evine göndererek büyük aile içi travmalara yol açıyor.
Uzmanlar, gençlerin finansal sicilini henüz yolun başındayken lekeleyen bu mekanizma için acil bir yasal çerçeve çizilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.