Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve Kıbrıs merkezli tırmanan gerilim, Türk piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor.

Uzun süredir 200 baz puan bandının altında seyreden risk primi, jeopolitik risklerin "güvenli liman" arayışını tetiklemesiyle birlikte sert bir yukarı yönlü ivme kazandı.

Reklam
Reklam

PİYASALAR NEDEN TEDİRGİN?

Analistler, CDS’teki bu yükselişi üç temel nedene bağlıyor:

• Bölgesel Çatışma Riski: Kıbrıs'taki İngiliz üslerine yönelik saldırılar ve İngiltere'nin bölgeye savaş gemisi gönderme kararı, Türkiye'nin burnunun dibindeki askeri tansiyonu en üst düzeye çıkardı.

• Yabancı Yatırımcı Bekleyişi: Risk primindeki artış, yabancı yatırımcıların TL varlıklarına karşı daha temkinli bir pozisyon almasına neden oluyor.

• Dış Borçlanma Maliyeti: 250 baz puanın aşılması, Türkiye’nin uluslararası piyasalardan borçlanırken ödeyeceği faiz yükünün artması anlamına geliyor.

29 EKİM’DEN BU YANA EN YÜKSEK SEVİYE

En son Cumhuriyet Bayramı döneminde bu seviyeleri gören risk primi, ekonomi yönetiminin rasyonel politikalarıyla dengelenmişti.

Ancak 2026’nın ilk çeyreğinde patlak veren Doğu Akdeniz krizi, makroekonomik verilerin önüne geçerek piyasa fiyatlamalarını domine etmeye başladı.

Reklam
Reklam

CDS puanındaki bu sıçrama, tamamen dışsal bir şokun yansıması olarak yorumlanıyor.

Eğer diplomatik kanallar açılmaz ve askeri tırmanış devam ederse 300 baz puan seviyelerinin kısa vadeli bir direnç noktası haline gelebileceği uyarıları sürüyor.