21 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle, teminat yükümlülüklerini aksatan veya vadesi geçmiş borçlarını ödemeyen şirketlere yönelik yaptırımlar genişletildi.
Yeni düzenleme; mali sorumluluklarını eksiksiz yerine getiren şirketlerin haklarını güvence altına almayı ve piyasadaki zincirleme finansal riskleri engellemeyi hedefliyor.
YAPTIRIM KAPSAMI GENİŞLETİLDİ: KISITLAMA 4 PİYASAYA YAYILIYOR
Eski uygulamada yaptırımlar yalnızca kısa vadeli işlemleri içeren Gün Öncesi ve Gün İçi piyasalarıyla sınırlı tutulurken, yeni dönemde kısıtlamaların etki alanı genişletildi.
Teminat tamamlama çağrısına uymayan ya da temerrüde düşen şirketlerin şu 4 temel alandaki faaliyetleri durdurulabilecek:
• Gün Öncesi Piyasası (Ertesi gün teslimatlı elektrik ticareti)
• Gün İçi Piyasası (Günlük üretim ve tüketim dengeleme işlemleri)
• Vadeli Elektrik Piyasası (Gelecek dönem fiyat ve alım-satım pozisyonları)
• İkili Anlaşmalar (Şirketler arası özel şartlı elektrik ticareti)
Düzenleme, mevcut ikili anlaşmaların otomatik olarak iptal edilmesi veya tüm elektrik tedarikinin durdurulması anlamına gelmiyor; ancak borçlu şirketlerin yeni pozisyon almasını engelliyor.
VADESİ GEÇMİŞ FATURA BORÇLARI TEMİNAT HESABINA DAHİL EDİLDİ
EPDK'nın 15 Ekim 2026 tarihli ve 14954 sayılı Kurul Kararı ile Teminat Usul ve Esasları'nda da kritik bir revizyona gidildi.
Alınan kararla birlikte, geçmiş dönemlerden kalan ve henüz tahsil edilmemiş fatura borçları da teminat risk değerlendirmesine resmen dahil edildi.
Böylece şirketlerin geçmiş borç yükü, piyasadaki işlem limitlerini doğrudan etkileyecek.
VATANDAŞA ZAM GELECEK Mİ? HANE HALKI FATURALARI ETKİLENİYOR MU?
EPDK'nın hayata geçirdiği yeni kurallar, doğrudan elektrik ticareti yapan toptan ve perakende şirketlerini hedef alıyor.
• Konut Faturalarına Doğrudan Bir Zam Yok: Düzenleme, evlerde tüketilen elektriğin birim fiyatında, mesken tarifelerinde veya tüketici faturalarında herhangi bir artış getirmiyor.
• Tüketiciye Yeni Bir Maliyet Yüklenmiyor: Süreç şirketlerin kendi aralarındaki nakit akışı, teminat ve borç yönetimi ile sınırlı. Şirketlerin finansman maliyetlerindeki olası değişimlerin fiyatlara etkisi ise tamamen serbest piyasa koşullarına bağlı olacak.