Dezenflasyon sürecinin devam edeceğini, faiz indirimlerinin süreceğini ve yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden güçlendiğini belirten yöneticiler, Borsa İstanbul’da hisselerin hâlâ ciddi iskontoyla işlem gördüğünü vurguladı.

“DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR, FAİZ İNDİRİMLERİ SÜREBİLİR”

Yayında konuşan İstanbul Portföy fon yöneticisi Dr. Alkım Bilket, Türkiye ekonomisinde ana hikâyenin dezenflasyon olmaya devam ettiğini belirterek, para politikasında atılan adımların piyasa güvenini güçlendirdiğini söyledi. Bilket, Merkez Bankası’nın son faiz indiriminin, daha önce verilen taahhütlerle uyumlu olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin yatırımcı güveni açısından kritik olduğunu ifade etti.

Reklam
Reklam

Bilket, 2026 yılına doğru ilerlerken ölçülü faiz indirimlerinin devam etmesini beklediklerini belirterek, yıl sonuna doğru politika faizinin %25 seviyelerine yaklaşabileceğini öngördüklerini söyledi.

“YABANCI YATIRIMCI HEM TAHVİLE HEM HİSSEYE DÖNÜYOR”

Dr. Alkım Bilket, son dönemde hem tahvil hem de hisse senedi piyasasında yabancı ilgisinin belirgin biçimde arttığını vurguladı. CDS primlerinde yaşanan gerilemenin, dış finansman koşullarındaki iyileşmenin ve rezervlerdeki toparlanmanın Türkiye varlıklarını yeniden cazip hale getirdiğini belirten Bilket, kredi derecelendirme kuruluşlarından not görünümüne ilişkin olumlu adımların da gündeme gelebileceğini ifade etti.

“BORSA HÂLÂ %50–60 İSKONTOLU”

İstanbul Portföy fon yöneticisi Doruk Ozaner ise Borsa İstanbul’un benzer gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla hâlâ ciddi bir iskontoyla işlem gördüğünü söyledi. Ozaner, şirketlerin fiyat/kazanç oranlarının düşük seviyelerde olduğuna dikkat çekerek, hisselerin yaklaşık %50–60 bandında iskontolu fiyatlandığını dile getirdi.

Reklam
Reklam

“GERÇEK BİLANÇOLAR DÖNEMİ BAŞLIYOR”

Ozaner, enflasyon muhasebesinin şirket bilançoları üzerindeki etkisinin giderek azalacağını belirterek, 2026 itibarıyla şirketlerin gerçek operasyonel performanslarının daha net görülebileceğini ifade etti. Bu durumun, şirket değerlemelerinde daha sağlıklı karşılaştırmalar yapılmasını sağlayacağını ve hisse bazlı ayrışmaları artıracağını söyledi.

“2026’DA BANKALAR ÖNE ÇIKABİLİR”

Yayında öne çıkan sektör başlıklarından biri de bankacılık oldu. Dr. Alkım Bilket, faiz indirim sürecinin başlamasıyla birlikte bankacılık sektöründe yeni bir fiyatlama dönemine girilebileceğini belirterek, fonlama maliyetlerinin gerilemesi, kredi hacminde toparlanma ve menkul kıymet portföylerindeki değer artışlarının bankaların kârlılığına olumlu yansıyabileceğini ifade etti.

Doruk Ozaner ise Türkiye’de bankacılık hisselerinin benzer gelişmekte olan ülke bankalarına kıyasla düşük çarpanlarla işlem gördüğünü vurgulayarak, bankaların yabancı yatırımcı girişlerinden en hızlı etkilenen sektörlerden biri olabileceğini söyledi.

Reklam
Reklam
Bu gönderiyi Instagram'da gör

Hisse.net (@hissenet_)'in paylaştığı bir gönderi

“SAVUNMA, GYO VE PERAKENDE DE İZLENEN ALANLAR”

İstanbul Portföy yöneticileri, bankacılığın yanı sıra savunma sanayi, GYO/emlak ve perakende sektörlerinin de 2026 yılında öne çıkabilecek alanlar arasında yer aldığını ifade etti. Düşen faiz ortamının özellikle varlık yoğun sektörler üzerinde daha belirgin etkiler yaratabileceği vurgulandı.

“MEVDUAT AĞIRLIĞI AZALABİLİR, HİSSE ÖNE ÇIKABİLİR”

Doruk Ozaner, geçtiğimiz yıl yüksek faiz ortamında para piyasası fonları ve mevduatın öne çıktığını hatırlatarak, dezenflasyon süreciyle birlikte yatırımcı tercihlerinde değişim yaşanabileceğini söyledi.

Reklam
Reklam

Dr. Alkım Bilket de 2026 yılına girerken portföylerde hisse senedi ağırlığının kademeli olarak artırılmasının gündeme gelebileceğini belirterek, değerleme avantajı, düşen risk primi ve artan yabancı ilgisinin hisse piyasasını destekleyebileceğini ifade etti.