Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2026 vizyonu kapsamında oyunun kurallarını netleştirdi. Artık sadece tabelası olan değil, finansal kasları güçlü olan şirketler ayakta kalabilecek.

Yeni güncellemelerle birlikte belirlenen sermaye yeterlilik tutarları sektörde deprem etkisi yarattı:

Reklam
Reklam

• Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları (Borsalar): Asgari 250 milyon TL sermaye.

• Saklama Kuruluşları: Asgari 630 milyon TL sermaye.

Bu yüksek bariyer, sektördeki "merdiven altı" tabir edilen yapıların sonunu getirdi.

Sürecin başında lisans için başvuran 100’e yakın kuruluştan geriye, şu an itibarıyla 49 kripto para borsası ve 9 saklama kuruluşu kalabildi.

SPK, şartları sağlayamayanları listeden çıkarma konusundaki dinamik tavrını 2026’da da sürdürecek.

KÜRESEL TAKİP BAŞLIYOR: VERGİ CENNETLERİNE VEDA

Sadece Türkiye değil, dünya genelinde de kripto varlıklar için çember daralıyor. OECD’nin geliştirdiği Kripto Varlık Raporlama Çerçevesi (CARF), vergi şeffaflığını zorunlu kılıyor.

Takvim ise şöyle işleyecek:

• 2026 (Bu Yıl): İlk grup ülkelerde veri toplama yükümlülüğü başladı.

• 2027: Türkiye’deki hizmet sağlayıcılar için CARF uyumlu veri toplama süreci başlayacak.

Reklam
Reklam

• 2028: Ülkeler arası otomatik bilgi paylaşımı devreye girecek.

ABD tarafında ise 2026’da yürürlüğe girmesi beklenen CLARITY Act, dijital varlıkların sınıflandırılması sorununu çözerek küresel piyasalar için de emsal teşkil edecek.

REKABETİN YENİ ADI: "GÜVEN"

2024’teki yasal düzenlemelerle başlayan süreç, 2026’da olgunluk evresine ulaştı.

SPK, MASAK, TÜBİTAK ve MKK gibi kurumların koordinasyonuyla yürütülen süreçte, artık "kim daha çok coin listeliyor" değil, "kim daha güvenli ve şeffaf" sorusu rekabetin belirleyicisi oldu.

Uzmanlar, bu süreci bir küçülme olarak değil; sektörün ergenlikten çıkıp yetişkinliğe adım atması olarak yorumluyor.

Yeni dönemde yatırımcıyı koruyan, risk yönetimini doğru yapan ve sermaye yapısı güçlü olan platformlar, belirsizlikten sıyrılarak istikrarın adresi olacak.