Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyonla mücadele kapsamında uzun süredir sürdürdüğü yüksek faiz politikasında sona yaklaşılıyor olabilir. Kasım ayı enflasyon verilerinin öncü göstergeleri ve reel sektörden gelen yavaşlama sinyalleri, ekonomi yönetiminin Aralık ayında "sembolik de olsa" bir faiz indirimi adımını değerlendirmeye alabileceğini gösteriyor.
ENFLASYON VERİLERİ VE REEL SEKTÖRÜN BASKISI
Yılın son çeyreğinde baz etkisi ve uygulanan kararlı politikalarla birlikte manşet enflasyonda görülen geri çekilme, Merkez Bankası'nın elini rahatlatan en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, sanayi üretimindeki kısmi daralma ve ihracatçının finansmana erişim maliyetleri konusundaki talepleri, faiz indirimi beklentisini güçlendiren dinamikler arasında. Analistler, Merkez Bankası'nın hem enflasyon hedeflerine sadık kalmak hem de ekonomik büyümeyi tamamen durdurmamak adına "hassas bir terazi" üzerinde karar vereceğini belirtiyor.
MASADAKİ İKİ GÜÇLÜ SENARYO
Ekonomistlerin Aralık ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik tahminleri iki ana senaryoda yoğunlaşıyor:
Pas Geçme (Bekle-Gör): Enflasyonda kalıcı düşüşten tam emin olmak adına, Merkez Bankası'nın Aralık ayını da pas geçerek faiz indirimini 2026 Ocak ayına ötelemesi. Bu senaryo, "ihtiyatlı duruşun" korunması anlamına geliyor.
Sınırlı İndirim (Sürpriz): Piyasaya "gevşeme döngüsü başladı" mesajını vermek adına 250 baz puanlık sembolik bir indirim yapılması. Başlıkta belirtilen "sürpriz" ihtimali, tam olarak bu senaryoyu kapsıyor.
BORSA İSTANBUL VE MEVDUAT YATIRIMCISI NASIL ETKİLENİR?
Olası bir faiz indirimi veya indirim sinyali, Borsa İstanbul (BIST 100) tarafında özellikle bankacılık ve sınai endekslerinde yukarı yönlü bir ivmelenme yaratabilir. Faizin cazibesinin azalması, yerli yatırımcının alternatif getiri arayışıyla yeniden hisse senedi piyasalarına yönelmesine neden olabilir.
Buna karşılık, mevduat faizlerinde zirve seviyelerin görüldüğü görüşü hakim olmaya başladı. Bankaların, Merkez Bankası kararından önce dahi vadeli mevduat oranlarını kademeli olarak aşağı çekmeye başladığı gözlemleniyor. Bu durum, "nakitte kalmayı" tercih eden yatırımcılar için getiri oranlarının önümüzdeki aylarda düşebileceğine işaret ediyor.
YABANCI KURUMLARIN RAPORLARI NE DİYOR?
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve yatırım bankaları, yayınladıkları son raporlarda Türkiye'nin dezenflasyon sürecindeki başarısına dikkat çekiyor. Birçok yabancı kurum, faiz indirimlerinin 2025 sonu veya 2026 başında başlamasının "makul" olduğunu, ancak erken bir gevşemenin enflasyonist baskıları yeniden canlandırma riski taşıdığı uyarısında bulunuyor.
