Sermaye Piyasası Kurulu’nun 7 Kasım 2025 tarihli bülteninde, Pasifik Holding AŞ ve Vakıf Faktoring AŞ’nin halka arz izahnameleri onaylanarak süreç başlatıldı. Her iki şirket de farklı fiyatlama, farklı açıklık oranları ve farklı sermaye yapılarıyla yatırımcı karşısına çıkacak.
PASİFİK HOLDİNG: YÜKSEK HACİMLİ ARZ, DÜŞÜK FİYATLAMA
Pasifik Holding’in mevcut sermayesi 18 milyar TL’den 20 milyar TL’ye çıkarılıyor. Bu artışın tamamı bedelli nitelikte olup 2 milyar TL nominal tutarında yeni pay ihraç edilecek. Buna ek olarak mevcut ortaklara ait toplam 2 milyar TL nominal değerli (B) Grubu pay satışa sunulacak.
Halka arzın dikkat çeken noktası, payların 1,50 TL sabit fiyatla satışa çıkacak olması. Nominal değeri 1 TL olan paylar, düşük fiyat segmentinde konumlanması nedeniyle talep toplama aşamasında geniş bir yatırımcı kitlesinin ilgisini çekebilecek nitelikte.
Mevcut ortaklardan Fatih Erdoğan, Abdülkerim Fırat ve Mehmet Erdoğan’a ait 2 milyar TL nominal değerli payın satışa konu edilmesi, arzın büyüklüğünü artıran kritik unsur olarak öne çıkıyor.
VAKIF FAKTORİNG: SINIRLI ARZ, YÜKSEK FİYATLAMAYLA PİYASAYA ÇIKIYOR
Vakıf Faktoring, sermayesini 850 milyon TL’den 900 milyon TL’ye yükselterek 50 milyon TL bedelli sermaye artırımı gerçekleştirecek. Buna ek olarak VakıfBank ve bağlı iştiraklere ait 175 milyon TL nominal değerli (B) Grubu pay halka arz edilecek.
Payların satış fiyatı 14,20 TL olarak belirlendi. Şirketin daha kompakt bir arz büyüklüğüne sahip olması, talep toplama sürecinde daha dengeli bir fiyatlama performansı göstermesi için uygun bir zemin oluşturuyor.
Halka arz kapsamında satılacak payların önemli bölümü yine mevcut ortaklara ait olup, toplam arz miktarı 225 milyon TL nominal seviyesinde kalıyor.
PİYASA AÇISINDAN DEĞERLENDİRME
SPK’nın aynı bültende iki farklı halka arzı onaylaması, yılın son çeyreğinde halka arz takviminin yeniden hızlandığına işaret ediyor. Pasifik Holding yüksek adetli arzı ve düşük fiyatlamasıyla öne çıkarken, Vakıf Faktoring daha yüksek birim fiyatı ve daha sınırlı arz hacmiyle yatırımcının karşısına çıkacak.
Her iki şirketin de sabit fiyat yöntemini tercih etmesi, yatırımcıların talep toplama döneminde risk ve fiyatlama belirsizliği yaşamadan pozisyon alabilmesine olanak sağlıyor.
