Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, 2025 yılı enflasyonunun yüzde 5’lik hedefin ve belirlenen belirsizlik aralığının üzerinde kalması sebebiyle TCMB, hükümete yönelik bir açıklama yayımladı.
Mektupta, dezenflasyon sürecinin devam ettiği ancak küresel ve yerel pek çok faktörün bu hızı kestiği vurgulandı.
HEDEF NEDEN SAPMA GÖSTERDİ?
Banka, enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesini üç ana başlıkta özetledi:
• Arz Yönlü Şoklar: Özellikle tarımsal üretimde yaşanan kuraklık ve don hadiseleri, gıda fiyatlarında öngörülemez dalgalanmalara yol açtı.
• Hizmet Sektöründeki Katılık: Kira ve eğitim gibi kalemlerde geçmişe endeksleme alışkanlığının sürmesi ve tavan fiyat uygulamaları sonrası gelen "telafi artışları" düşüşü yavaşlattı.
• Jeopolitik Riskler: Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji fiyatlarında yarattığı oynaklık, maliyet baskısını diri tuttu.
FAİZ POLİTİKASI VE "SIKI DURUŞ" VURGUSU
Mektupta 2025 yılındaki faiz trafiğine de dikkat çekildi. Yıla yüzde 42,5 ile başlayan politika faizinin, piyasa risklerine göre yüzde 46 seviyelerine kadar yükseltildiği, ardından yıl sonunda yüzde 38'e ve 2026 Ocak ayında ise yüzde 37 seviyesine çekildiği hatırlatıldı.
Banka, enflasyon görünümünde herhangi bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun tereddütsüz sıkılaştırılacağını yineledi.
MALİ DİSİPLİN DESTEK SAĞLADI
Ekonomi yönetimi ile eşgüdümün önemine değinilen metinde, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşmesinin dezenflasyon sürecine en büyük desteklerden biri olduğu ifade edildi.
TCMB'den kararlılık mesajı, "Temel amacımız fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Öngörülen patikadan sapma riskine karşı makroihtiyati adımlar devreye alınmaya devam edilecektir" oldu.
