ABD Başkanı’nın bu açıklaması, küresel tedarik zincirleri ve finans piyasaları için büyük bir şok etkisi yarattı.

Yüzde 155 oranındaki gümrük vergisi, Çin’den ABD’ye yapılan ithalatı neredeyse imkânsız hale getirecek ve Amerikan tüketicileri ile şirketleri için maliyetleri astronomik seviyelere çıkaracak.

Reklam
Reklam

Bu karar, Trump yönetiminin Çin’e karşı yürüttüğü ekonomik baskı stratejisinin en sert adımı olarak değerlendiriliyor.

PUTİN’LE GÖRÜŞME İHTİMALİ MASADA

Trump, aynı etkinlikte gazetecilerin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme ihtimaline ilişkin sorularını da yanıtladı. Beyaz Saray kaynaklarının şimdilik gündemde olmadığını söylediği bu görüşmeye dair Trump, temkinli konuşarak şöyle açıklamada bulundu:

"Boşuna bir görüşme yapmak istemiyorum. Boşuna zaman harcamak istemiyorum. Yani ne olacağını göreceğim. Henüz bir karar vermedik."

Rusya ve Ukrayna savaşının sona ermesine yönelik arabuluculuk çabalarına da değinen Trump, görevi süresince birçok çatışmayı sona erdiren anlaşmalara vesile olduğunu hatırlattı.

Haftada 5 ila 7 bin arasında asker kaybı yaşandığını belirterek, "Ne olacağını göreceğiz" dedi.

Reklam
Reklam

Ancak Trump’ın Çin’e yönelik yüzde 155’lik vergi hamlesi, uluslararası diplomasi gündeminin ve küresel ekonomi risklerinin bir numaralı maddesi haline geldi.