Yapay zeka devrimiyle birlikte hızla artan enerji ihtiyacı ve İran savaşı sonrası derinleşen enerji krizi, dünyanın gözünü yeniden nükleer enerjiye çevirdi. Ülkeler milyarlarca dolarlık yatırımlarını nükleer santrallere yönlendirirken, bu dönüşümün temel yakıtı olan uranyum stratejik bir emtia haline geldi.

Reklam
Reklam

Dünya Gazetesi'nde yer alan habere göre; Goldman Sachs, büyüyen arz açığı ve artan talep nedeniyle uranyumu "yeni altın" olarak tanımlarken, önümüzdeki yıllarda fiyatlarda yeni rekorların görülebileceğini belirtti.

YAPAY ZEKA VE ENERJİ KRİZİ URANYUMU ÖNE ÇIKARDI

Dünya, yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinden kaynaklanan devasa enerji talebiyle karşı karşıya kalırken, İran savaşı sonrası ortaya çıkan enerji güvenliği endişeleri de nükleer enerji yatırımlarını hızlandırdı.

Goldman Sachs'ın analizine göre, yapay zeka kaynaklı elektrik tüketimindeki artış ve küresel nükleer enerji yatırımları, uranyumu önümüzdeki yılların en kritik emtialarından biri haline getiriyor.

2045'E KADAR 2 MİLYAR POUNDLUK AÇIK BEKLENİYOR

Bankanın değerlendirmelerine göre dünya, 2045 yılına kadar yaklaşık 2 milyar poundluk uranyum arz açığıyla karşı karşıya kalabilir.

Reklam
Reklam

Artan talebe rağmen üretimin aynı hızda büyümemesi, piyasadaki dengesizliği artırıyor. Geçen yıl küresel uranyum üretimi yaklaşık 173 milyon pound seviyesinde gerçekleşirken, nükleer reaktörlerin talebi 204 milyon pounda ulaştı. Böylece piyasada yıllık 31 milyon poundluk arz açığı oluştu.

GOLDMAN SACHS FİYAT HEDEFİNİ AÇIKLADI

Goldman Sachs, yapay zeka kaynaklı enerji talebinin beklenenden daha hızlı büyümesi nedeniyle uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolara, 2027 yılında ise 120 dolara yükselebileceğini öngörüyor.

Bazı emtia analistleri ise fiyatların 135 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor.

Uranyum piyasasında spot fiyatlar 77-85 dolar aralığında işlem görürken, uzun vadeli sözleşmelerde fiyatların 90 dolara kadar yükselmesi dikkat çekiyor. Bu seviye son 14 yılın en yüksek düzeyi olarak kayıtlara geçti.

Reklam
Reklam

NÜKLEER ENERJİ YATIRIMLARI HIZ KAZANIYOR

Küresel ölçekte nükleer enerji yatırımlarında da önemli bir ivmelenme yaşanıyor.

Çin, 27 milyar dolarlık yatırımla 10 yeni nükleer üniteye onay verirken, ABD'de daha önce kapatılan Palisades nükleer santralinin yeniden devreye alınması planlanıyor.

Teknoloji şirketleri de enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla nükleer enerjiye yöneliyor. Meta küçük modüler reaktör projeleri üzerinde çalışırken, Amazon Web Services ise uzun vadeli enerji tedarik anlaşmalarıyla nükleer kaynaklara yatırım yapıyor.

DÜNYANIN EN BÜYÜK URANYUM REZERVLERİ HANGİ ÜLKELERDE?

Dünya Nükleer Birliği verilerine göre küresel uranyum rezervlerinin;

Yüzde 28'i (1,7 milyon ton) Avustralya'da,
Yüzde 14'ü (815 bin ton) Kazakistan'da,
Yüzde 10'u (582 bin ton) Kanada'da bulunuyor.

Rusya ve Namibya ise yüzde 8'er payla ilk beş içerisinde yer alıyor.

Reklam
Reklam

Üretim tarafında Kazakistan, küresel uranyum üretiminin yaklaşık yüzde 39-43'ünü tek başına karşılayarak sektörün lideri konumunda bulunuyor.

TÜRKİYE'DE URANYUM REZERVİ VAR MI?

MTA verilerine göre Türkiye'de Yozgat, Manisa, Aydın ve Uşak'ta toplam yaklaşık 12 bin 677 ton uranyum rezervi bulunduğu değerlendiriliyor.

Uranyum'un bulunduğu iller şu şekilde;
Yozgat'ta yaklaşık 6 bin 700 ton,
Manisa'da 3 bin 487 ton,
Aydın'da 2 bin ton,
Uşak'ta ise 490 ton

Ancak Türkiye'nin rezerv büyüklüğü, Avustralya, Kazakistan ve Kanada gibi küresel devlerle kıyaslandığında oldukça sınırlı seviyede kalıyor.

URANYUM NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Nükleer enerji santrallerinin temel yakıtı olan uranyumun yalnızca 1 kilogramı yaklaşık 100 ton kömürle eşdeğer enerji üretebiliyor. Yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, nükleer enerji yatırımlarındaki hızlanma ve büyüyen arz açığı nedeniyle uzmanlar uranyumun önümüzdeki dönemde stratejik öneminin daha da artacağını belirtiyor.

Reklam
Reklam